Rahmi Koç’un sözlerine Amed’de kitlesel protesto
- 20:51 7 Haziran 2026
- Güncel
AMED- Rahmi Koç'un Kürt kadınlarına yönelik cinsiyetçi ve ırkçı ifadeleri yürüyüşle protesto edildi. Yürüyüşte,Kürt kadınlarının özgürlük mücadelesinin milyonlarca kadına ilham verdiğini vurguladı.
Geçtiğimiz günlerde Rahmi Koç'un Kürt kadınlarına yönelik cinsiyetçi ve ırkçı ifadelerine karşı Tevgera Jınen Azad (TJA), öncülüğünde Amed’in Sûr ilçesinde bulunan Dağkapı Meydanı’ndan Ulu Cami’ye kadar yürüyüş gerçekleştirdi. “Jın Jiyan Azadî” pankartının ve “Kadın bedeni mizah konusu değildir” dövizinin açıldığı yürüyüşe Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Demokratik Kongresi (HDK), birçok kurum-kuruluş yanı sıra binlerce kişi katıldı.
Dağkapı Meydanı’nda bir araya gelen binlerce kişi, “Jın Jiyan Azadî” sloganı, alkış, zılgıt ve şarkılar eşliğinde Ulu Cami’ye kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Ardından Ulu Cami alanında açıklama gerçekleştirildi. Açıklama metnini TJA Aktivisti Delal Tellioğlu Gem okudu.
‘Kürtler her alanda hedefte’
Delal Tellioğlu Gem, Rahmi Koç’un Kürt kadınlarına yönelik yaklaşımını kabul etmediklerini belirterek, “İzmir’de bir hastane açılışında Koç Holding Başkanı Rahmi Koç tarafından ‘fıkra’ adı altında dile getirilen ve Kürt kadınları hedef alan ifadeleri kabul etmiyoruz. Kamuoyuna yansıyan bu söylem, basit bir mizah ya da bireysel bir dil sürçmesi olarak değerlendirilemez. Söz konusu ifadeler; kadınlara ve Kürtlere yönelik tarihsel ayrımcı kalıp yargıların yeniden üretildiği, cinsiyetçi, sömürgeci ve erkek egemen bir zihniyetin dışavurumudur. Anlatının merkezine yerleştirilen Kürt kadınlar, bir yandan cehalet ve kavrayış eksikliğiyle özdeşleştirilirken diğer yandan cinsiyetçi ve sömürgeci zihniyet ile aşağılanmaktadır. Kurgulanan anlatıda Kürt kadınlar yalnızca akılları ve bilinçleri üzerinden değil, toplumsal itibarları ve onurları üzerinden de hedef alınmaktadır. Bu nedenle burada yalnızca Kürt kimliğine yönelik bir aşağılamadan değil; sömürgeci ve erkek egemen bir zihniyetten söz etmek gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
‘Jin Jiyan Azadî milyonlarca kadın için ilham kaynağı oldu’
Kürt kadınlar, kendilerine dayatılan tüm bu rolleri reddetmiş; özgürlük, eşitlik ve demokrasi mücadelesinin öncü öznelerinden biri haline geldiğini aktaran Delal Tellioğlu Gem, “Kadınlar yüzyıllardır erkek egemen sistem tarafından bilgisizlik, yetersizlik ve ‘cinsiyetçi politikalar’ üzerinden denetim altında tutulmaya çalışılmış; Kürt halkı ise inkâr, imha ve asimilasyon politikalarının hedefi haline getirilmiştir. Kürt kadınlar ise hem kadın olmaları hem de Kürt olmaları nedeniyle bu iki baskı sisteminin kesişiminde çok katmanlı ayrımcılığa maruz bırakılmıştır. Sömürgeci zihniyet, Kürt kadınları kimi zaman geri ve bilgisiz, kimi zaman ise sömürgeci erkek egemen ahlak yargılarıyla hedef göstererek kendi tahakkümünü meşrulaştırmaya çalışmıştır. Bugün hâlâ Kürt kadınları aşağılayıcı, cinsiyetçi yargılar ve ahlaki suçlamalar üzerinden tarif etmek, bu tarihsel sömürgeci anlayışı yeniden üretmek anlamına gelmektedir. Ancak Kürt kadınlar, kendilerine dayatılan tüm bu rolleri reddetmiş; özgürlük, eşitlik ve demokrasi mücadelesinin öncü öznelerinden biri haline gelmiştir. Ortadoğu’dan dünyaya yayılan kadın özgürlük mücadelesi ve Kürt kadınların geliştirdiği mücadele çizgisi, Jin Jiyan Azadî felsefesiyle, milyonlarca kadın için ilham kaynağı olmuştur. Kürt kadınların örgütlü mücadelesi yalnızca kadınların değil, halkların eşit ve özgür yaşam mücadelesinin de en güçlü dinamiklerinden biri haline gelmiştir” diye vurguladı.
‘Halkların mücadelesi asla espri konusu değildir’
Delal Tellioğlu Gem, Kapitalist modernitenin ürettiği cinsiyetçi, ırkçı ve ayrımcı zihniyete karşı yaşamın her alanında örgütlü mücadelelerini sürdüreceklerini söyleyerek, “Kadınların ve halkların özgürlük mücadelesinin büyüdüğü, demokratik toplum arayışının güç kazandığı bir dönemde Kürt kadınları aşağılayan söylemler, egemen erkek aklın ve sömürgeci zihniyetin kendisini yeniden üretme çabasından başka bir anlam taşımamaktadır. Özellikle kullanılan bu ayrımcı dil ve Kürt kadınları aşağılayarak kurulan söylemler ne mizah ne de ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilir. Kadınların onuru, halkların kimliği ve özgürlük mücadelesi hiç kimsenin espri konusu değildir. TJA olarak açıkça ifade ediyoruz: Kürt kadınlar ayrımcı kalıp yargıların konusu değildir. Hiçbir halkın kimliği aşağılanamaz, hiçbir kadının onuru küçümsenemez. Kadınları aşağılayan, Kürt kadınların kimliğini, iradesini ve onurunu hedef alan; hem ırkçı hem de cinsiyetçi yargılarla hedef almaya çalışan sömürgeci ve erkek egemen zihniyet ve söylemler karşısında sessiz kalmayacağız. Başta Kürt kadınlar olmak üzere tüm kadınlara yönelen bu cinsiyetçi ve sömürgeci zihniyete karşı; kadın özgürlüğünü ve onurunu, halkların eşitliğini ve demokratik toplum mücadelesini savunmaya devam edeceğiz. Kapitalist modernitenin, erkek egemen sistemin ve sömürgeci zihniyetin ürettiği her türlü cinsiyetçi, ırkçı ve ayrımcı zihniyete karşı yaşamın her alanında örgütlü mücadelemizi büyüteceğiz” şeklinde konuştu.
Açıklama metninden sonra HDK eşsözcüsü Meral Danış Beştaş, konuştu.
Kim Kürtlere dil uzatırsa karşısında halkı bulur’
Meral Danış Beştaş, alanlarda yankılanan Kürt halkının sesinin Rahmi Koç’a cevap niteliğinde olduğunu aktararak, “TJA’nın açıklamasını hepimizin açıklamasıdır. Biz kadınlar olarak buna imza atığımızı ifade etmek istiyoruz. Buradan Rahmi Koç’a sesleniyorum, duyuyor musun bu sesi? milyonlarca Kürt halkı olarak seni tanıyoruz. Söylemini asla kabul etmiyoruz. Bu hem cinsiyetçi hem de ırkçı söyleminle 95 beşlik yaşında nasıl bir bilinçaltına sahip olduğunu ortaya çıkardın Kürt halkı bu topraklarda baskı, sömürü ve katliamlarla yüzleşti. On binlerce, yüz binlerce kayıp verdi. Bu toprakların altından cesetler fışkırıyor. Çok büyük bedeller ödendi ve hiçbir zaman Kürt halkı boyun eğmedi. Hiçbir zaman da boyun eğmeyecek. Bunu duyuyor musun? Rahmi Koç bunu sana söylüyoruz ve tabii ki Rahmi Koç zihniyetindeki herkese sesleniyoruz, Kürt kadınları bu mücadelenin peşinde her zaman onur timsali mücadelesiyle, direnişiyle tarih yazdı. Biz sizin esprilerinizin konusu değiliz. O pis ağzınıza bizim adımızı almayın. Bir daha Kürt demeye kalkmayın çünkü buna pişman olursunuz” ifadelerini kullandı.
‘Dünya Kürt kadınlarını örnek alıyor’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kadınlara dair yazdığı her yazının dünya filozof ve kadın hareketlerinin örnek aldığını belirterek, “Sayın Abdullah Öcalan ‘Barış ve demokratik toplum sürecini 27 Şubat‘ta ilan etti ve yaptığı her görüşmede, yazdığı yazılarda, kadınlara dair sözleri, makaleleri, tespitleri bugün dünya filozoflarının, dünya kadın hareketleri yazılarında yer alıyor. Siz bunları anlamıyorsunuz tabi ve son görüşmede de bu ‘barış ve demokratik toplum sürecinin’ öncü gücünün kadınlar olacağını söyledi. Evet, biz kadınlar buradayız varız ve size karşı direnmeye mücadele etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Açıklama “Jın Jiyan Azadî” sloganı ile son buldu.







