'Demeter’in Bahçesi' İstanbul’da okurlarla buluştu
- 18:10 6 Haziran 2026
- Kültür Sanat
İSTANBUL – "Demeter'in Bahçesi-Kendi Sesimizden Kolektif Hafızamız" kitabının söyleşisinde konuşan yazar Gülhan Bişeng “Kadın mücadelesinin yakın tarihine tanıklık eden deneyimlerin yazılı hale gelmesi gerektiğini düşündük” dedi.
"Demeter'in Bahçesi-Kendi Sesimizden Kolektif Hafızamız" kitabının İstanbul söyleşisi Avajor Sanat Evi'nde yapıldı. Etkinliğe kitabın yazarı Gülhan Bişeng, yazar Mukaddes Erdoğdu Çelik ve müzisyen Gule Kaya katıldı. Söyleşide kadın hafızası, sözlü tarih çalışmaları ve Kürt kadın hareketinin birikimi ele alınırken, etkinlik müzik dinletisiyle devam etti.
Kadın hafızasını görünür kılma çabası
Kitabın ortaya çıkış sürecini anlatan Gülhan Bişeng, farklı alanlarda üretim yürüten kadınların konuk edildiği programda kadınlarla yapılan söyleşilerin yer aldığını belirtti. Kadınların deneyimlerinin ortak bir hafıza oluşturduğunu vurgulayan Gülhan Bişeng, “Kadınların tarih yazarken, Kürt kadın hareketinin ve feminist dalgaların birikimiyle bir kadın hafızasının oluştuğunu fark ettik. İnanılmaz bir hafıza oluşmuş durumda ancak bunu yazılı hale getirmekte zorlanıyoruz. Kadınlar aynı anda birçok yere koşturmak zorunda kalıyor, kadınların sırtındaki yük çok fazla. Bu kitap, kadın mücadelesinin yakın tarihine tanıklık eden deneyimlerin paylaşılması için yazılı bir kaynak olsun istedik” dedi.
‘Kadınlar kendi mücadelelerinden bahsetti’
Kitabın ismine de değinen Gülhan Bişeng, farklı disiplinlerden kadınların ortak deneyimlerini görünür kılmayı amaçladıklarını ifade ederek, “Mitolojiden tıbba kadar farklı alanları konuşurken kadınların kendi köklerinden ve mücadele geleneklerinden beslendiğini gördük. Bu kitap vesilesiyle farklı disiplinleri bir araya getirmiş olduk” ifadelerini kullandı.
‘Hiçbir fikir bireysel değildir’
Kitabın kolektif emeğin ürünü olduğunu vurgulayan Gülhan Bişeng, “Bu kitap fikri sadece benim fikrim değildi. Hiçbir fikir bireysel değildir. Yıllardır süren kadın mücadelesinden besleniyoruz. Bu çalışmayı da bu uğurda mücadele eden ve bu birikimi yaratan kadınlara saygıyla hazırladık” diye belirtti.
‘Kadın mücadelesi şifalandırıcı bir güce sahip’
Etkinlikte müzik dinletisi gerçekleştiren Gule Kaya ise kadın mücadelesinin dönüştürücü gücüne dikkat çekti. Gule Kaya, “Nasıl ki bedenin bir yerinde yara açıldığında hücreler onu iyileştirmek için bir araya geliyorsa, kadın mücadelesi de aynı şekilde şifalı ve sağaltıcı bir güce sahip. Bu anlamda özellikle barış annelerine minnettarım” diye konuştu.
‘Birikimi geleceğe taşıyan çalışma’
Yazar Mukaddes Erdoğdu Çelik de kitaplarında farklı kuşaklardan kadınların deneyimlerini buluşturduğunu, kitabın yalnızca bir sözlü tarih çalışması olmadığını belirterek Gülhan Bişeng’in derlediği kitapta kadınların yaşam deneyimleriyle mesleki bilgi ve birikimlerini bir araya getirdiğini ifade etti. Kitapta nörologdan gazeteciye, öğretmenden sanatçıya kadar farklı alanlardan kadınların yer aldığını ifade eden Mukaddes Erdoğdu Çelik, şöyle konuştu: “Hem kendi yaşam deneyimlerini hem de çalışma alanlarının bilgisini aktarıyorlar. Bilimsel yöntemle kadınların sözünü buluşturan bir çalışmayla karşı karşıyayız” dedi. Kadın hareketinin feminist mücadele, sosyalist kadın mücadelesi ve Kürt kadın hareketinin birikimleriyle büyüdüğünü dile getiren Mukaddes Erdoğdu Çelik “Kadınların dünyayı değiştirmede önemli bir yere sahip olduğunu kadınlardan öğrendim. Bugün kadın bilimi, jineoloji ve kadın özgürlük mücadelesinin çok yönlü birikimiyle karşı karşıyayız.”
Etkinlik, katılımcıların sorularının ardından kitap imzası ve müzik dinletisiyle sona erdi.







