'Çözüm hukuki zeminde olmalı'
- 09:01 9 Temmuz 2026
- Güncel
AMED - DEM Parti Hukuk Komisyonu Eşsözcüsü Avukat Sevda Çelik Özbingöl, Kürt sorunun çözümünün hukuki zeminde çözülmesi gerektiğini belirterek, "Bütüncül bir hukuki yaklaşımla, yeni düzenlemelerin yapılması aşamasına gelmiş bulunmaktayız ve bu bir zorunluluktur" dedi.
Çok sayıda hukuk kurumunun çağrısıyla “Özgürlük, statü ve barış için demokratik hukuk” şiarıyla Amed’de 5-6 Temmuz tarihlerinde konferans gerçekleştirildi. Birçok başlığın tartışıldığı konferansın sonuç bildirgesinde de hukuksal çalışmaların yapılması konusunda aktif sorumluluk alınacağı ifade edilerek, bütünlüklü bir yasanın oluşturulması gerektiği vurgulandı. Konferansa dair DEM Parti Hukuk Komisyonu Eşsözcüsü Avukat Sevda Çelik Özbingöl, değerlendirmelerde bulundu.
Demokratik siyaset ve demokratik hukuk gündemini uzun zamandır tartıştıklarını dile getiren Sevda Çelik Özbingöl, sürecin siyasi ve hukuki boyutunun beraber değerlendirilmesinin zorunlu olduğunu ifade etti. Sevda Çelik Özbingöl, “Mecliste oluşturulan komisyon, meclisin pozisyonu, sivil toplum kuruluşlarının geldiği aşama, silahlı mücadelenin bitmesi ve Kürt varlığının barışçıl ve demokratik yöntemlerle bundan sonraki süreçte sürdürülmesi üzerine hukuki tartışmalar yürütülüyor. Bu tartışmaları yürütüyorsak sadece söz ve söylem üzerine değil; hukuki zeminin ve güvence koşullarının da oluşturulması ve bundan sonra sorunların sebeplerinin hukuki zeminde çözülmesi gerekir. Bunun içerisinde demokratik gelişmeler, eşit yurttaşlık hakkı, düşünce ve ifade özgürlükleri var. Bütüncül bir hukuki yaklaşımla, yeni düzenlemelerin yapılması aşamasına gelmiş bulunmaktayız ve bu bir zorunluluktur. Bu süreçte hukukçuların dahil olmaları; hem sürecin kalıcılaşması hem de dünyadaki çatışma çözüm modelleriyle demokratik bir formda ilerlemesi ve çatışmalı koşulların bir daha var olmamasını sağlayacak bir şekilde değişimin, dönüşümün sağlanması üzerine zemin ve koşullar gerçekliği tartışması yürütüyoruz” dedi.
Çalışmalar sürecek
Barışın sadece teknik anlamda sağlanacak bir müzakere anlaşması olmadığının altını çizen Sevda Çelik Özbingöl, “Bugüne kadar yaşadığımız sorunlar, Kürt halkının statü gerçekliğinin tanımlanmamasından, hukuki ve yasal güvencelerinin sağlanmamasından kaynaklanmaktadır. Demokratik müzakereyi, demokratik çözümü, demokratik entegrasyonu tartıştığımız bir zeminden ve bu zeminin hukuki koşullarını değerlendirmediğimiz bir süreçten bahsedemeyiz. Konferansta açığa çıkan başlıkların uzun soluklu tartışmalar olduğunu düşünüyoruz. Hukukçular tarafından bu sürecin hukuki yönünü, gerçek manada hukuki güvencelerini oluşturan bir dahiliyetle, sürecin parçası olmak üzerine bir konferans çalışması yürüttük. Çalışmalarımız sürecek” diye belirtti.
'Barışı birlikte inşa edeceğiz'
Sevda Çelik Özbingöl, son olarak şunları dile getirdi: “Konferansı ülkemizin demokratik geleceğine dair kaygı duyan bütün hukukçuların içinde yer almasını önemsediğimiz bir çerçeve ele alıyor ve bir başlangıç olarak değerlendiriyoruz. Bundan sonraki çalışmalarımızda da bütün bileşenlerimizi, demokratik bir birliktelik inşa eden çalışmalar zemininde bir araya getirmeyi düşünüyoruz. Biz bunun da bir başlangıç olduğu kanaatindeyiz. Çok verimli, hepimizin faydalandığı güzel bir konferanstı. Barışı da hep beraber inşa edeceğiz. Kürt sorunundaki statü sorunu, konferansın önemli başlıklarından bir tanesiydi. Biz bu temelde, hukukçular olarak bize düşen her alanda katkı sunmak konusunda çalışmalarımızı sürdüreceğimizin sözünü verip, barışın kalıcılaşması konusunda bütün sivil toplum kuruluşu temsilcilerini, yöneticileri ve bütün halkımızı barışa dair söz kurmaya, dahil olmaya ve demokratik bir geleceği inşa etmek konusunda katkı sunmaya davet ediyoruz.”







