Newaya Jin okurlarla buluştu

  • 09:14 1 Mayıs 2026
  • Güncel
HASER MERKEZİ - Newaya Jin gazetesinin 254’üncü sayısı “Toplumsal şiddete karşı demokratik toplumu inşa zamanı” manşeti ile okurlarla buluştu.
 
Newaya Jin gazetesi 254. sayısını “Toplumsal Şiddete Karşı: Demokratik Toplumu İnşa Zamanı” manşetiyle yayımladı. Mayıs sayısında savaşın etkileri, kadınlara yönelik şiddet, demokratik toplum inşası, komünal ekonomi tartışmaları ve uluslararası kadın mücadelesine dair kapsamlı yazılar yer aldı.
 
3’üncü Dünya Savaşı kadınlara karşı yürütülüyor
 
Gazetenin yazarlarından Raperin Munzur, Ortadoğu merkezli küresel çatışmaların kadınlar ve toplum üzerinde sistematik bir şiddet biçimi olarak geliştiğini ifade etti. Yazıda, mevcut çatışmaların yalnızca devletler arası bir güç mücadelesi olmadığı, aynı zamanda toplumsal yapı ve özellikle kadınları hedef alan bir süreç olduğu belirtiliyor.
 
Ortadoğu ve Kürdistan’ın bu çatışmaların merkezinde yer aldığı, enerji hatları ve siyasi düzenin yeniden şekillendirilmesinin temel etkenler olduğu belirtilen yazıda kadınlara yönelik şiddet ve cinayetlerin bireysel değil, sistematik politikaların sonucu olduğu vurgulanıyor.
 
Demokratik toplum ve “demokratik ulus” yaklaşımının bu sürece karşı çözüm olarak sunulduğu ifade edilen yazıda kadınların öz örgütlenme ve öz savunma mekanizmalarını güçlendirmesi gerektiği belirtiliyor.
 
TJK-E: Komünal toplumu inşa zamanı kampanyası
 
Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E), 4 Nisan’da “Jin, Jiyan, Azadî ile Komünal Toplumu İnşa Zamanı” kampanyasını başlattı. Aktivist Songül Ömürcan, kampanyanın kadın öncülüğünde demokratik ve komünal örgütlenmeyi güçlendirmeyi hedeflediğini belirtti.
 
Songül Ömürcan, tabandan örgütlenmenin önemine dikkat çekerek kadınların yalnızca toplumsal yaşamda değil, karar alma süreçlerinde de belirleyici olması gerektiğini ifade ediyor. 
 
Demokrasi en çok aile içinde sınanıyor
 
Seval Balcı, hazırladığı “Demokrasi ve Aile” dosyasında farklı katılımcılarla yaptığı söyleşilere yer veriyor. Hazırlanan dosya yazısında, demokratikleşme söyleminin aile yapısı içinde çoğu zaman karşılık bulmadığı ortaya konuluyor.
 
Söyleşilerde, ev içi ilişkilerde eşitsiz rollerin devam ettiği, kadınların görünmeyen emek yükü altında olduğu ve otoriter aile yapılarının sürdüğü vurgulanıyor. 
 
Zürih’te kadın konferansı: Barışta kadın öncülüğü
 
Selinay Yadsan, Zürih’te düzenlenen uluslararası kadın konferansına ilişkin değerlendirmelerini kaleme alıyor. Konferansta kadınların barış süreçlerinde daha aktif ve belirleyici roller üstlenmesi gerektiği vurgulanıyor.
 
Devrim kadın rengini taşımalı 
 
Forum sayfasında bu ayda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın değerlendirmelerine yer veriliyor. Değerlendirmelerde, toplumsal dönüşümün kadın özgürlüğüyle doğrudan bağlantılı olduğu ifade ediliyor.
 
Enternasyonal dayanışma barışın gücüdür
 
İlke Jiyan Ege, enternasyonal kadın mücadelesine ilişkin değerlendirmesinde halklar arası dayanışmanın barışın temel dinamiği olduğunu belirtiyor.
 
İlke Jiyan Ege, farklı coğrafyalarda yürütülen kadın ve halk direnişlerinin ortak bir özgürlük hattı oluşturduğunu ifade etti. Latin Amerika’dan Ortadoğu’ya, Avrupa’dan Kürdistan’a uzanan mücadelelerin birbirini besleyen tarihsel bir süreç olduğunu belirtiyor.
 
Otonom metabolik ağ modeli
 
Sultan Gülsün, endüstriyel gıda sistemine karşı geliştirilen alternatif üretim modellerini ele alıyor. Sultan Gülsün, eko-köyler ve yerel üretim ağlarının sürdürülebilirlik açısından kritik olduğunu ifade ediyor. “Otonom metabolik ağ” modeliyle üretim, enerji ve atık döngüsünün birlikte ele alınarak daha dengeli bir sistem kurulabileceğini vurguluyor.
 
Lübnan’da kadınların yaşam mücadelesi
 
Zenda Leylan, Sawsan Chouman ile yaptığı röportajda Lübnan’daki savaşın sivil yaşam üzerindeki etkilerini aktardı. Sawsan Chouman, özellikle Bekaa Vadisi’nde hava ve kara saldırılarının günlük yaşamı durma noktasına getirdiğini ifade etti. Kadınların hem hayatta kalma hem de dayanışma ağları kurarak bölgedeki insani krize karşı mücadele ettiğini söyledi.
 
Zainab Salbi portresi
 
Fidan Yıldırım, bu sayıda Iraklı-Amerikalı aktivist Zainab Salbi’nin yaşamını ve çalışmalarını ele aldı.
 
Zainab Salbi’nin savaş bölgelerinde kadınlara yönelik şiddeti görünür kılma çabaları ve uluslararası insani yardım faaliyetleri detaylandırıldı. Özellikle Bosna Savaşı sonrası yürüttüğü çalışmaların kadın hakları alanında küresel etkiler yarattığı belirtildi.
 
Jin jiyan azadî İran’ı değiştirecek
 
Gelawêj Ewrîn, İran’daki siyasi gelişmeleri değerlendirdiği yazısında mevcut sistemin baskıcı yapısına dikkat çekti.
 
Gelawij Ewrîn, kadınlar ve gençlerin öncülüğünde gelişen toplumsal hareketlerin yeni bir dönüşüm süreci başlattığını ifade etti. “Jin jiyan azadî” felsefesinin bu değişimin temel ideolojik hattı olduğu vurguladı.
 
Komünal ekonomi tartışmaları
 
Roza Metina’nın yazısında Amed’de  düzenlenen çalıştayda kadınların ekonomik örgütlenmesi ele alındı. Komünal ekonominin kadın özgürlüğü açısından temel bir model olduğu belirtildi. Yazıda GABB Kadın Politikaları Ekonomi Sorumlusu Perî Orun ile yapılan değerlendirmelere yer verdi.
 
Kadınların medyada görünürlüğü artırılmalı
 
Jannika Feldmann, İtalyan gazeteci ve belgesel yönetmeni Benedetta Argentieri ile yaptığı röportajında: Argentieri, özellikle Ortadoğu ve Rojava’daki kadınların hikâyelerine odaklandığını ve belgeselin yazılı habere göre daha güçlü bir anlatım sunduğunu ifade etti. Kadınların medyada görünürlüğünün artırılmasının önemine dikkat çekti.
 
Diasporada Kürtçe ve kültür sorunu
 
Sevda Can, Avrupa’daki Kürt diasporasında kültürel kimliğin korunmasına dair değerlendirmelerde bulundu. Sevda Can, özellikle genç kuşaklarda Kürtçe kullanımının giderek azalmasının kültürel hafıza açısından ciddi bir risk oluşturduğunu belirtti. Dilin korunmasında ailelerin ve alternatif eğitim çalışmalarının belirleyici rol oynadığını ifade etti.
 
Gazetenin tamamına newayajin.net adresinden ulaşılabilinir.