Dêrsim’de Kayıplar Haftası paneli

  • 18:31 22 Mayıs 2026
  • Güncel
DÊRSİM - İHD  Dêrsim Şubesi'nin Kayıplar Haftası vesilesiyle gerçekleştirdiği düzenlediği panelde zorla kaybettirmeler, cezasızlık ve yüzleşme ihtiyacı tartışılırken, kalıcı barış için adaletin tesis edilmesi gerektiği vurgulandı.
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Dêrsim Şubesi, Kayıplar Haftası dolayısıyla Ticaret ve Sanayi Odası'nda panel düzenledi. "Kayıplarımızın izinde hakikat ve adalet arayışımız sürüyor" pankartının açıldığı salona, çok sayıda siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın ve İHD İstanbul Şubesi Eşbaşkanı Jiyan Tosun'un konuşmacı olarak katıldığı panelin moderatörlüğünü İHD Dêrsim Şubesi Eşbaşkanı Özgür Ateş yaptı. 
 
Panelden önce Jiyan Tosun, Cumartesi Anneleri'nin 31 yıllık mücadelesine atfen 1992 yılında Dêrsim'de kaçırıldıktan sonra katledilen Ayten Öztürk'ün babası Hıdır Öztürk'e karanfil verdi.  
 
'Eğer yas tutamıyorsanız o kaybetmeyi her gün yaşıyorsun'
 
Panelde ilk olarak söz alan Jiyan Tosun, coğrafyanın "mezarsızlar ülkesi" olduğunu söyleyerek, coğrafyada birçok insanın mezar yerinin belli olmadığını belirtti. Zorla kaybettirme politikasının Türkiye ve Kürdistan'ın birçok yerine dağıldığını kaydeden Jiyan Tosun, "Toplum, yüzleşmeye ve adalete erişecek bir yapıya sahip değil. Faillerin açığa çıkarmasını halen gerçekleştiremedik. Kaybolan sevdiklerimizi halen bulamadık. Eğer yas tutamıyorsanız o kaybetmeyi her gün yaşıyorsun. Her gün Cumartesi Meydanı'nda olmamızın nedeni acının taze olması. Gülistan Doku'nun ailesinin bu kadar mücadele etmesinin nedeni bu belirsizlik. Halen kızlarının yeri belli değil” dedi.
 
'kalıcı bir barış tesis edilecekse bu adaletin ve yüzleşmenin tesis edilmesi lazım'
 
Ardından söz alan Cihan Aydın, Gülistan Doku'nun kaybettirilmesinde devlet kurumlarının rolüne dikkat çekerek, zorla kaybettirilen kişilerin odağında devletin olduğunu belirtti. Ardından Ayten Öztürk'ün hikayesini anlatan Cihan Aydın, "Yargı henüz insanlığa karşı işlenen suçlar hakkında bir tanım yapmadı. Yargı diyor ki; 'Bunlar bireysel suçtur.' BM tarafından zorla kaybettirmelere ilişkin 2006 yılında imzalanan bir anlaşma var. Bu anlaşma Türkiye tarafından imzalanmadı. Dolayısıyla barış sürecini konuşurken devletin karar vermesi lazım. Şu anda yaşadığımız geçiş sürecinde konuştuğumuz bu konular sürecin parçasını oluşturuyor. Gerçekten kalıcı bir barış tesis edilecekse bu adaletin ve yüzleşmenin tesis edilmesi lazım. Şu anda yürüyen sürecin çözüm mimarisi buna uygun değil. Süreç kapsamında bazı konular yoluna girdikten sonra geçiş dönemi adaleti, faili meçhul cinayetler, zorla kaybettirmeler gibi konular birinci başlıklarımız olacak" diye konuştu.
 
Konuşmaların ardından yapılan soru-cevap kısmının ardından Ayten Öztürk'ün babası Hıdır Öztürk, kızı için yazdığı "Ayten'in acıklı akıbetini anlattılar" kitabını imzaladı.