KJK: Önder Apo’nun etrafında kenetlenelim

  • 15:14 22 Mayıs 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - KJK, sürece dair yaptığı açıklamada, “Önder Apo’nun statüsünü, fiziki özgürlüğünü sağlayarak başarma görevimiz var. Önder Apo etrafında kenetlenelim” dedi.
 
KJK Koordinasyonu, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın durumu ve sürece dair yazılı açıklama yaptı. 
 
KJK Koordinasyonu açıklamasında belirtildi:
 
“Ortadoğu’da, Kürdistan’da ve Türkiye’de çok yoğun ve çalkantılı bir süreç yaşanmaktadır. 21. Yüzyılda Ortadoğu halklarının ve kadınlarının kaderini belirleyecek nitelikte bir zamanı yaşıyoruz. Adeta bir yangın yerine, her karışı mayınlı bir araziye dönen Ortadoğu’da, doğru kararlar vermek ve doğru adımlar atmak, devletlerin de halkların da en temel ihtiyacı durumundadır. Dış emperyal güçlerin Ortadoğu’yu yeniden şekillendirmek istediği bir dönemde, bu coğrafyanın halklarının, yönetim güçlerinin tarihi ittifaklar geliştirmede tarihi kararlaşmalara ulaşması, her şeyden önemli hale gelmiştir. Kim tarihin sosyolojisini doğru okuyup doğru ittifakları geliştirir ise bu dönemin kazananı olacaktır.
 
Bu realite Kürt halkı açısından geçerli olduğu gibi, Türkiye halkları açısından daha da fazla geçerli bir realitedir. Mevcut durumda 2024 Ekim ayından itibaren Rêber Apo, birbirinden kopma ve düşmanlık düzeyine gelen Kürt-Türk ilişkisini barış ve kardeşlik düzlemine taşırmak için bir süreç başlatmıştır. Başlatılan bu süreç bir buçuk yılı aşmış, bu bir buçuk yıl içinde Rêber Apo ve özgürlük hareketimiz tarihi adımlar atmıştır. Devlet ve iktidar açısından ise söylemin ötesine taşacak tek adım, eleştirilerle birlikte oluşturulan Meclis komisyonu olmuştur. Komisyon yazdığı raporu Meclis’e sunmuş, ancak aylardır atılması gereken hukuki adımlarla, yasalarla ilgili olarak herhangi bir adım atılmamıştır. Bu konuda Önder Apo kolaylaştırıcı ve çözümleyici birçok formül öne sürmüş, özellikle de başmüzakereci ve siyaseten icracı olarak süreçte rol oynayabileceğini belirtmiş, ancak tam da bu aşamaya gelinmiş iken görüşmeler durmuştur.
 
Yürüyen bir süreç yoktur 
 
Türkiye Cumhuriyeti’nin geçtiğimiz yüz yılı Kürt inkarı ve imhasına göre şekillenmiştir. Kürdün kimliksizliği, bir statü, bir siyaset ve yaşam biçimi açığa çıkarmıştır. Ki Cumhuriyetin bu denli tekçi, faşist, anti-demokratik karakteri, anayasa sistemi de kaynağını buradan almıştır. Şimdi tam da Önder Apo bu durumu aşmanın adımlarını atıp politikasını yürütürken, tam da çözüm somutlaşacakken Önder Apo ile görüşmelerin kesilmesi çok tehlikeli bir yaklaşım olmaktadır. 27 Mart’tan bu yana hiçbir görüşme yapılmadığı, Önder Apo’nun durumuna, görüşlerine dair hiçbir bilgi alınamadığı halde, Türkiye siyasetinde bir statü, koordinatörlük gündemi oluşturulmuştur. AKP iktidarı ısrarla bu sürecin tıkanmadığını, başarıyla yürüdüğünü söylemektedir. Gerçekçi yaklaşıldığında görülür ki yürüyen bir süreç yoktur, süreç donmuş ve tıkanmıştır. Başmüzakerecimiz olan Önder Apo ile görüşmeler olmadan, kendi statüsüne ve sürecin gelişimine ilişkin herhangi bir müdahilliği gerçekleşmeden, bu sürecin yürüdüğünden nasıl bahsedilebilir?  AKP iktidarı ne geçen yüz yıllık Kürt statüsüzlüğünü, sorununu çözmek istiyor ve ne de mevcut bölgesel siyasi konjonktürde bir savaşın gelişmesini istiyor. Bu nedenle de alabildiğine süreci yaymanın, oyalamanın, oyalayarak mücadele gücünü zayıflatmanın ve tasfiye etmenin politikasını yürütüyor. Bu nedenle tam da somutlaşılması gereken aşamada Önder Apo ile görüşmeler kesiliyor, tek taraflı gerçeği yansıtmayan açıklamalar yapılıyor. Diğer yandan da Bölgedeki gelişmelere bakılıp ona göre kararlar verilmeye çalışılıyor. Kuşkusuz bu çok tehlikeli ve yanlış bir politikadır. Yangın yerine ve mayınlı araziye dönüşen Ortadoğu coğrafyasında, Kürtlerle ittifak konusunda stratejik karar vermek ve bu konuda samimi adımlar atmak, hem Türkiye ve hem de Ortadoğu’da çok tarihi gelişmelere yol açacaktır. Bunun için de Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünü hedefleyecek biçimde başmüzakereci ve siyaseten icracı kimliğini tanımlayan ve tanıyan bir politika yürütülmek zorundadır. Önder Apo Kürt halkının temsili ve önderidir, O’nun statüsünün tanınması elbette ki Kürt halkının da statüsünün tanınması anlamına gelir. Bu, bizim için tartışmasız bir hakikattir. Bundan bir adım bile geriye atılması mümkün olamaz.
 
Önder Apo’ya ağır tecrit koşullarının dayatılmasını kabul etmiyoruz 
 
Sürecin önemli bir aşamasına, eşiğine gelinmiş iken Önder Apo’ya ağır tecrit koşullarının dayatılmasını asla kabul etmiyoruz. Bu, çözümsüzlüğü derinleştirip kışkırtmak anlamına gelir. Bu, yüz yıldır Kürde dayatılan statüsüzlüğün, soykırımın devamı anlamına gelir. Ve bunun da barış ile, kardeşlik ile, demokrasi ile hiçbir alakasının olmadığı açık bir durumdur. Derhal bu duruma son verilmeli, süreci tıkatan ve tehlikeli yollara sürükleyen politikalardan vazgeçilmelidir. Bu doğrultuda derhal Önder Apo ile görüşmeler başlatılmalı, siyaset yürütüp çözümü geliştirmesinin koşulları sağlanmalı, statüsü demokratik temelde resmileştirilip netleştirilmelidir.
 
Statüsüzlüğe mahkum eden yaklaşımları asla kabul etmiyoruz
 
KJK olarak iktidarın ve norm dışı güçlerin oyalayıcı, çürütücü politikalarını, statüsüzlüğe mahkûm eden yaklaşımlarını asla kabul etmiyoruz. Bunda ısrarın çözümsüzlüğe ve giderek de şiddete yol açacağını bir kez daha vurguluyor ve uyarıyoruz. Yurtsever halkımızın, kadınların, anaların, genç kadınların ve yine çözümden yana olan tüm demokratik, sosyalist, feminist, ekolojist yoldaşların, kesimlerin, asıl çözüm gücü olarak tavrını ortaya koyması belirleyici önemdedir. Çözümü ve barışı geliştirecek özne, halklar ve kadınlardır. Bu sürecin tehlikelerini, arka planını daha doğru okuyarak sürece katılma, Önder Apo’nun statüsünü, fiziki özgürlüğünü sağlayarak başarma görevimiz var. Çok riskli ve tehlikeli bir dönemdir. Herkesi bu süreci duyarlı bir biçimde okumaya ve dayatılan tecridi, çözümsüzlüğü parçalamaya, demokratik tavrı ve etkili eylemleri geliştirmeye çağırıyoruz. Önder Apo etrafında kenetlenelim, O’nun özgürlüğü ve statüsü etrafında mücadele gücümüzü birleştirelim ve kazanalım.”