Dêrsim Kadın Platformu: Gülistan Doku dosyası derinleştirilmeli

  • 18:02 24 Temmuz 2026
  • Güncel
DÊRSIM - Dêrsim Kadın Platformu, Gülistan Doku için yaptığı açıklamada soruşturmanın tüm yönleriyle derinleştirilmesini ve olaydaki tüm sorumluların açığa çıkarılmasını istedi. DEM Parti Milletvekili Ayten Kordu ise Gülistan Doku'nun kaybettirilmesinin "özel savaş politikası" olduğunu söyledi.
 
Dêrsim Kadın Platformu, 2020 yılında kaybettirilen Gülistan Doku için Tunceli Adliyesi önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, "Vazgeçmiyoruz, Gülistan Doku nerede?" pankartı açıldı. Açıklamaya Gülistan Doku'nun ailesi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dêrsim Milletvekili Ayten Kordu ve çok sayıda kadın katıldı.
 
Platform adına basın metnini okuyan Serpil Argın, uzun süredir Gülistan Doku'nun akıbetini sormaya devam ettiklerini ifade ederek, "Bu ülkenin mücadeleci kadınları olarak bu soruyla beraber aşındırmadığımız tek bir meydan kalmadı. İlk günden beridir söyledik; 'Gülistan her tarafı kameralarla izlenen bu küçücük şehirde kuş olup uçmuş olamaz.' Gelinen aşamada katilin Mustafa Türkay Sonel olduğunu, cinayet işlenirken ilin valisi olan Tuncay Sonel'in korumasını, emrindeki personeli ve konumunu kullanarak cinayet delillerini kararttığını, bazı yerel isimlerin katillerle iş birliği içerisinde olduğunu ve el birliğiyle adeta bir suç örgütü gibi çalışarak genç bir kadının akıbetini karanlığa gömmeye çalıştıklarını herkes tarafından bilinen bir gerçek. Üniversiteden emniyete kadar bu suça iştirak eden tüm ilişki ağlarının bir an önce ortaya çıkarılmasını talep ediyoruz" dedi.
 
'Mücadelemize devam edeceğiz'
 
Dêrsim'i kadınlar için güvensiz hale getirmeye çalışanlardan hesap sormaya devam edeceklerini ifade eden Serpil Argın, "Bölge illerinde 'güvenlik' ve 'terör' gibi yaklaşım biçimleriyle görevlendirilen korucuların soruşturmada adlarının geçmesi bizler için şaşırtıcı değil. 'Huzurlu kent' söylemlerinin kimlerin güvenliğini sağlamak için hayata geçirildiğini görüyoruz. Soruşturma sürecinin üzerinden yaklaşık 3 ay geçmesine rağmen 'Gülistan Doku nerede?' sorusu hâlâ karanlıkta kalmaya devam ediyor. Gülistan'ın ailesi artık yas hakkının verilmesini istiyor, biz kadınlar da bu sorunun artık cevaplanmasını istiyoruz. Bizler, cinayetin bile cezasız bırakılmaya çalışıldığı, gücü elinde bulunduranın adaleti kendi sözüne göre şekillendirdiği bu düzeni kabul etmiyoruz. Rojin Kabaiş'in, Rabia Naz Vatan'ın, Nadira Kadirova'nın ve Yeldana Karaman'ın katillerinin açığa çıkarılması için mücadelemize devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
 
'Özel savaş politikasıdır'
 
Açıklamanın ardından söz alan Ayten Kordu da Dêrsim'de uzun zamandır özel savaş politikalarından bahsettiklerini söyledi. Devletin kurumları ve görevlilerinin de olayın içerisinde olmasının, Gülistan Doku'nun kaybettirilmesinin özel savaş politikası olduğunu gösterdiğini belirten Kordu, "Gülistan Doku ile açığa çıkan ama aslında Türkiye ve Kürdistan'ın her yerinde kadınların katledildiği dosyaların nasıl kapatıldığını, kamu eliyle suçların nasıl işlendiğini gördük. Gülistan Doku dosyası, tüm kadınların davası olmakla birlikte Türkiye'de yargı mekanizmalarının ve devlet kurumlarının nasıl işlediğini, suçların bu düzen içerisinde nasıl örtbas edildiğini gösteren somut bir örnektir. Bu dosyanın gerçekliği çok daha derinleştirilmelidir. Dönemin emniyet müdürü, savcısı ve üniversite rektörü neden hâlâ görevde? Ailenin ve bizim en öncelikli talebimiz Gülistan Doku'nun bedeni nerede? Bu soru hâlâ yanıtlanmadı. Ailenin yas ve mezar hakkı hâlâ tesis edilmedi. Gülistan Doku davası, 'erkek adalet değil, gerçek adalet' mücadelemizin en somut örneğidir" dedi.
 
'Yas hakkımızı istiyoruz'
 
Ardından konuşan Gülistan Doku'nun annesi Bedriye Doku, olaydaki sorumluların hesap vermesini istedi.
 
Son olarak söz alan Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku ise kardeşinin bedeninin bulunmasını ve yaslarını tutmak istediklerini söyledi. Aygül Doku, "Gerçekten çok yıprandık. Bu kentin bütün sokaklarını ezberledik. Sadece kızımızı almadılar, bizim insanlığa olan inancımızı da aldılar" dedi.
 
Aygül Doku, dosyaya ilişkin bilgiler paylaşarak olaydaki tüm sorumluların gereken cezayı almalarını istedi.