DAD’tan ‘Demokratik Toplum’ paneli: Aleviler toplumu barış sürecine katmalı
- 20:06 25 Ekim 2026
- Güncel
İSTANBUL - DAD İstanbul Şubesi’nin düzenlediği panelde konuşan Şube Eşbaşkanı Mevhibe Akdeniz, “Aleviliğin rıza toplumu anlayışını demokratik bir geleceğin gücüne dönüştürmek için Alevi kurumları kendi sözünü ve iradesini ortaya koymalı; kadınları, gençleri ve toplumu barış sürecine katmalıdır" dedi.
Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi, İstanbul’un Sultangazi ilçesinde bulunan dernek binasında "Erkanı Rızalık, Edebi İkrar Olan Toplum, Demokratik Toplum" başlıklı panel düzenledi. “Alevilik Penceresinden Barış ve Demokratik Toplum” pankartının açıldığı panelde, sivil toplum örgütleri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Panele konuşmacı olarak Barış Vakfı Yönetim üyesi Sevgi İnce ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek katıldı.
Panel, Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.
‘Barış talebi, Aleviler için tarihsel değerlerinin bir gereğidir’
Panelde açılış konuşması yapan DAD İstanbul Şubesi Eşbaşkanı Mevhibe Akdeniz, “Türkiye, siyasal ve toplumsal geleceğini belirleyecek önemli bir eşikten geçiyor. Yıllardır süren çatışmaların ardından barış konuşuluyor. Ancak asıl mesele, nasıl bir barışın kurulacağı ve bu sürecin öznelerinin kim olacağıdır. Tahakküme karşı rızalığı, tekçiliğe karşı çoğulculuğu savunuruz. Barış talebi, Aleviler için tarihsel değerlerinin bir gereğidir. Ancak barış, yalnızca silahların susması değildir. Gerçek barış; eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü, kimlik ve dil hakları, kadınların eşitliği ve demokratik siyasetin güvence altına alınmasıdır. Cemevlerine ibadethane statüsünün tanınması, zorunlu din derslerinin kaldırılması, ayrımcılığın sona ermesi ve geçmişteki katliamlarla yüzleşilmesi bu mücadelenin temel talepleridir. Aleviliğin rıza toplumu anlayışını demokratik bir geleceğin gücüne dönüştürmek için Alevi kurumları kendi sözünü ve iradesini ortaya koymalı; kadınları, gençleri ve toplumu barış sürecine katmalıdır" dedi.
‘Hepimiz somut beklentiler içindeyiz’
Ardından panelist olarak konuşan Barış Vakfı Yönetim üyesi Sevgi İnce, iki yıldır devam eden Barış ve Demokratik Toplum sürecinin daha önceki çözüm süreçlerine benzemediğini belirterek, süreci desteklediklerini ve bu süreçten umutlu olunması gerektiğini vurguladı. Sevgi İnce, “Silahın sustuğu, demokratik toplumu inşa edeceğimiz bir süreci yaşayacağız. Her başarısız süreçten sonra biz 10 bin canımızı daha kaybettik. Tek bir canımızı yeniden kaybetmek istemiyoruz. 12 maddelik çerçeve yasa çıktı. Daha önceki süreçlerde diğer partiler bu kadar destek çıkmıyordu. Şimdiki süreçte en azından 467 oyla Meclis'ten geçmiş bir yasa var. Hepimiz somut beklentiler içindeyiz. Ama bu sürecin pozitif barışa yönelmesi hepimizin sorumluluğunda" ifadelerini kullandı.
'Barış en büyük kavgamız’
Ardından konuşan DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek ise Alevilerin Barış ve Demokratik Toplum sürecindeki rolüne değindi. Politikanın toplumun demokratik ve özgürlük alanlarını genişletmesi gerektiğini belirten Cengiz Çiçek, “Alevi toplumunun bir bireyiyim, ailem de Alevi. Bunlar doğuştan edindiğimiz, vazgeçemeyeceğimiz ve devredemeyeceğimiz kimlikler. Bir egemen uygarlık var, egemenlik ilişkilerini yaymak isteyen ve temsilcileri belli olan bir uygarlık. Bir de varlık mücadelesi yürüten, yok sayılan, yok edilmek istenen, inkârcılığın ve tekçiliğin hedefindeki ezilenlerin oluşturduğu bir uygarlık var. Türkiye’deki sürecin ekonomi politiğini anlamadan Alevilerin bu süreçteki rolünü de kavramsallaştıramayız. Bu nedenle darbelerle, şiddetle ve birçok baskıyla karşı karşıya kaldık. Savaş kâr için çıkarıldı, inkârcılık kâr için çıkarıldı, sömürgecilik kâr için çıkarıldı. Bunlar kapitalist sistemin devamı için yapıldı. Barış ise şu anda en büyük kavgamız. Bu kavga bu kadar kolay bitmez. 50 yıllık bir silahlı mücadele dönemi vardı. Bunu iyi tarif etmek gerekiyor. Silahlar bırakıldı, evet. Çatışma dönemi tamamen bittiğinde ve süreç başarılı olduğunda da mücadeleyi bırakmamamız gerekiyor. Büyük kavgayı o zaman vermemiz gerekiyor” dedi.
Panel, soru-cevap bölümünün ardından son buldu.







