Deniz Poyraz katliamının üzerinden 5 yıl geçti: Hakikat hâlâ karanlıkta
- 09:31 17 Haziran 2026
- Güncel
İZMİR - HDP İzmir İl Örgütü binasına saldıran fail Onur Gencer’in Deniz Poyraz’ı katletmesinin üzerinden beş yıl geçti. Gerçeklerin açığa çıkarılması için verilen mücadele ise sürüyor.
17 Haziran 2021 tarihinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü binasına saldıran fail Onur Gencer’in Deniz Poyraz’ı katletmesinin üzerinden beş yıl geçti. Delillerin yeterince toplanmadığı, azmettiricilerin veya faile yardım edenlerin araştırılmadığı davanın 27 Aralık 2022’de görülen 6’ncı duruşmasında karar çıktı. Fail Onur Gencer hakkında “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilirken, “mala zarar verme” suçundan 4 yıl, “konut dokunulmazlığını ihlal” suçundan 2 yıl ve “Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet” suçundan 3 yıl hapis cezası verildi. Dava avukatlarının istinaf yoluna gitmesinin ardından dosya, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usul eksiklikleri gerekçesiyle bozuldu. İstinaf mahkemesi ise Ekim 2023’te verilen cezayı hukuka uygun bularak başvuruyu esastan reddetti ve kararı onadı.
Deniz Poyraz’ın ailesinin avukatları ile davayı sahiplenen avukatların hukuk mücadelesi; failin farklı örgütlerle ilişkisinin, katliama zemin hazırlayan kamu görevlilerinin ve olası bağlantıların araştırılması, davanın yeniden görülmesi talepleriyle farklı başlıklarda sürerken, hakikatin açığa çıkarılması için verilen mücadele de devam ediyor.
Baskılar nedeniyle zorunlu göç
Deniz Poyraz’ın ailesi, 1982 yılında tüm Kürdistan kentlerinde olduğu gibi baskılar nedeniyle yaşadıkları Mêrdîn’den (Mardin) İzmir’e göç etmek zorunda kaldı. Deniz Poyraz, 5 Eylül 1983’te İzmir’de doğdu. Kürt halkına yönelik imha, inkâr ve baskı politikalarına karşı mücadele eden bir ailede dünyaya gelen Deniz Poyraz, İzmir’de de devam eden baskılarla erken yaşta karşılaştı. İlkokula giderken babasının tutuklanması ve annesinin de çalışmak zorunda olması nedeniyle okulu bırakan Deniz Poyraz, kardeşlerinin bakımını üstlendi. Çocukluğundan itibaren Kürt halkının mücadelesinde yer alan Deniz Poyraz ve ailesi, tüm baskılara rağmen mücadele etmeyi sürdürdü.
Göz göre göre gelen katliam
Deniz Poyraz’ın annesi Fehime Poyraz, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü binasında çalışıyordu. 17 Haziran 2021 günü annesinin hasta olması nedeniyle parti binasında bulunan Deniz Poyraz, Onur Gencer isimli tetikçinin HDP binasına yönelik saldırısında katledildi. Aynı gün HDP binasının tam karşısında kurulan polis çadırında görevli polisler, gün boyunca binaya girip çıkanları görmesine rağmen fail, elindeki çantayla binaya girerek Deniz Poyraz’ı katletti. Silah seslerinin duyulmasına rağmen polisler, çelik yelek beklediklerini söyleyerek içeri girmedi. Yüzlerce kişi il binası önünde beklerken kimsenin içeriye alınmadığı, fail binadan çıkana kadar beklendiği ifade edildi. Fail dışarı çıktığında ise bir polisin önce “Çanta nerede?” dediği, ardından da “İsmin ne abicim?” diye seslendiği kaydedildi. Yaklaşık 20 saat gözaltında kalan fail, daha sonra tutuklanarak Şakran Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.
Soruşturma ve dava süreci
Gizlilik kararı verilen soruşturma dosyasını takip etmek üzere Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi ve Çağdaş Hukukçular Derneği’nden (ÇHD) avukatların yer aldığı yaklaşık 30 kişilik bir ekip oluşturuldu.
Soruşturma kapsamında bir işyeri yöneticisi, orada bulunan iki avukat, bir taksi şoförü ve failin babasının ifadeleri alındı. Kamera kayıtlarına format atıldığı belirlendi. Soruşturmada adı geçen taksiciye, failin kaldığı oteller, Minbic’de ne görev yaptığı gibi detaylar soruldu. Bu detayların aydınlatılması talebiyle 38 maddeden oluşan bir dilekçe sunuldu.
Avukatlar, kamu görevlilerinin ihmali bulunduğunu belirtti. Failin telefonuna ait HTS kayıtları alınmasına rağmen, bildirdikleri delillere ilişkin ekran görüntülerinin ve IP adreslerinin toplanmadığını söyleyen avukatlar, dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle sistemli veri elde edemediklerini ifade etti. Failin gittiği oteller, Minbic’e hangi görevle gittiği ve banka kayıtları gibi konular hakkında bilgi alınamadı.
Soruşturma kapsamında TEM Çankaya Şube Müdürlüğü’nde parti çalışanı dört tanığın ifadesi alındı. İfade veren dönemin HDP İzmir İl Eşbaşkanı Kadir Baydur, kolluğun katliam sırasında saldırıyı önlemek için hiçbir tutum sergilemediğini, saldırının yıkıcı sonuçlarını ortadan kaldırmaya yönelik de herhangi bir çaba göstermediğini belirtti.
Hazırlanan iddianamede ‘azmettirici yok’ denildi
Ekim ayında kabul edilen iddianamede, faili azmettiren herhangi bir kişinin bulunamadığı, herhangi bir terör örgütü ya da örgüt üyesiyle olay öncesi veya sonrasında bağlantı kurduğuna dair delil elde edilemediği öne sürüldü. Failin hesap hareketlerinin incelenmesinde de olayla ilgili delil olabilecek herhangi bir veriye ulaşılamadığı kaydedildi.
HTS incelemesinde ise 17 Haziran 2020 ile 17 Haziran 2021 tarihleri arasında olay yeri olan Şair Eşref Bulvarı çevresinde, farklı tarihlerde faile ait telefon sinyalinin toplam 115 kez tespit edildiği ve failin 24 kez bölgeye gittiğinin belirlendiği bilgisi iddianamede yer aldı.
İddianamede yer alan fail ifadesinde, olay öncesinde kentteki iki atış poligonuna giderek ücret karşılığında silah kullanma eğitimi aldığı belirtildi. Fail ayrıca, HDP’li olduğunu öne sürdüğü kişilerin sosyal medya paylaşımlarına duyduğu tepkiyi gerekçe göstererek, kendisine hakaret eden kişilere yönelik “Kin yuttum, kan kusturacağım size” paylaşımını yaptığını söyledi.
Polislerin faile yaklaşımı ve soruşturmaya etkisi
Davanın ilk duruşması 29 Aralık 2021’de İzmir Bayraklı Adliyesi 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada avukatlar, failin cep telefonuna ilişkin hazırlanan raporda 72 bin 667 fotoğraftan yalnızca 23 fotoğrafa yer verildiğini, failin telefonundaki arama listesinde bulunan birçok kişi hakkında ise herhangi bir araştırma yapılmadığını belirtti.
HDP İzmir İl binası önünde 7 Şubat 2020 tarihinde başlayan provokatif eylem nedeniyle polisin adeta karakol kurduğu, HDP’nin sistematik biçimde hedef gösterildiği ifade edildi. Katliam günü polislerin faile yaklaşımına dikkat çeken avukatlar, delillerin yeterince toplanmadığını, kolluğun ifade alma aşamasında faili sorularıyla yönlendirdiğini, faille bağlantılı olabilecek kişi ya da siyasi grupların ortaya çıkarılmasına dönük sorular yöneltmediğini belirtti. Avukatlar ayrıca, failin katliamı kontrgerilla faaliyeti kapsamında gerçekleştirdiğine işaret eden deliller bulunduğunu ancak failin SADAT ile ilişkilerinin araştırılmadığını kaydetti.
Failden Deniz Poyraz’ın ailesine hakaret ve saldırı
Duruşmada ayrıca, faili arayan kişiler hakkında araştırma yapılmadığını, İzmir Poligon’a ve eğitmenlerine ilişkin inceleme yürütülmediğini, failin Suriye’deki görevlendirmesi ile işyeri özlük dosyasının istenmediğini belirten avukatlar, Oytun Yüksel isimli kişinin fail ile Kaya Termal Otel’e birlikte gittiğini ve aynı şekilde HDP İl binasının bulunduğu bölgede baz sinyallerinin bulunduğunu belirterek aralarındaki ilişkinin araştırılmasını talep etti.
Soruşturmaya verilen aranın ardından failin Deniz Poyraz’ın ailesine hakaret etmesi ve saldırı girişiminde bulunmasının ardından salonda arbede yaşandı. Polis salona silahla girdi. Fail, duruşmada Deniz Poyraz’ın ailesine hakaret etti ve jandarmaları aşarak aileye doğru atlamaya çalıştı. Yaşanan arbedenin ardından duruşma 24 Ocak 2022 tarihine ertelendi.
Savcılık, kovuşturma sonucuna ilişkin daha sonra açıkladığı mütalaasında, katliamın bir örgütle bağlantılı olduğuna dair herhangi bir delil elde edilemediğini, failin kardeşi Nurgül Gencer ile babası Nuri Gencer’in katliamla ilişkilendirilemeyeceğini belirtti.
Mahkeme birçok talebi reddetti
24 Ocak’ta görülen duruşmada salona yalnızca yüz kişi alındı. Failin İzmir Emniyet Müdürlüğü’nde konforlu bir alanda çekilen fotoğrafları tepkiyle karşılandı. Failin polislerle olan ilişkisi teşhir edilirken, provoke edici ifadeleri de salonda gerginliğe neden oldu.
Avukatlar, olay yerine ilişkin görüntülerin ham hâlinin, fotoğrafların tamamının, olay yerine kaçta gelindiğine ilişkin bilgilerin dosyaya getirilmesini ve olay günü HDP İl binasına giren ilk ekiplerin kim olduğunun araştırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti ise birçok talebi reddederek duruşmayı 29 Nisan 2022 tarihine erteledi.
Reddi hâkim talebi
Duruşmanın ardından ilerleyen günlerde fail Onur Gencer, davanın İzmir’den Kayseri’ye taşınmasını talep etti. Ancak bu talep Adalet Bakanlığı tarafından reddedildi.
29 Nisan’da görülen duruşmada fail, tutulduğu cezaevinden SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katıldı. Yetki belgesi ile duruşmaya katılmak isteyen avukatlar ile baro temsilcilerinin müdahillik talepleri reddedildi.
Failin yanındaki kişilerden duruşma sırasında talimat aldığını belirten avukatlar, fail olarak yargılanması gereken bazı tanıkların ifadelerinin farklı illerde talimatla alınmasını, davanın kendilerinden kaçırılması olarak değerlendirdi. Avukatlar, yüzyüzelik ilkesinin ihlal edildiğini belirterek reddi hâkim talebinde bulundu. Duruşma 18 Temmuz 2022 tarihine ertelendi.
Fail, silahlı milislerle tanıştığını söyledi
29 Nisan’da görülen duruşmada yapılan reddi hâkim talebi, İzmir 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 11 Mayıs’ta reddedildi.
18 Temmuz’da görülen duruşmada ise fail birçok soruya yanıt vermedi. Deniz Poyraz’ın aile avukatlarının, “Türkiye’nin birlikte hareket ettiği silahlı milislerle tanıştınız mı?” sorusuna “Evet” yanıtını veren fail, milislerin isimlerini açıklamadı.
Duruşmada adı geçen Osman Tanrıverdi, Gamze Açar, İbrahim Akıl, Besam El Muhammed, Görkem Ömer Aslan, Doğukan Çetin ve Hande Eriş hakkında da bilgi vermeyen faile, mahkeme heyeti tarafından ek soru yöneltilmedi.
Fail, gözaltına alındığı sırada dijital medya hesaplarından silinen paylaşımların kim tarafından kaldırıldığına ilişkin de bilgi vermedi. Saldırı talimatının MHP Genel Merkezi’nden geldiğine dair görüşmeler yaptığı yönündeki iddialara ilişkin sorulara ise mahkeme başkanı itiraz etti. Duruşmada avukatların dijital materyaller ve kamera kayıtlarına yönelik talepleri reddedilirken, duruşma 12 Ekim 2022 tarihine ertelendi.
Failin can güvenliği dendi, dava Şakran’a ‘kaçırıldı’
12 Ekim’de görülen davada mahkeme heyeti değişti. Duruşma, Deniz Poyraz’ın kardeşi ile katılımcılara yönelik polis saldırısıyla başladı. Failin can güvenliğinin gerekçe gösterildiği davada mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmanın Şakran Cezaevi Kampüsü’ndeki duruşma salonunda görülmesine karar vererek duruşmayı 14 Ekim’e erteledi.
14 Ekim’de Şakran Cezaevi duruşma salonunda görülen davaya vekâletli avukatlar alınmadı. Dava avukatları hem bu uygulamaya hem de avukatların duruşmada bulunmadığı sırada bir tanığın dinlenmesine karşı reddi hâkim talebinde bulundu. Bu sırada içeriye alınmayan vekâletli avukatlar ve yurttaşlara biber gazı sıkıldı.
Duruşmada mütalaasını açıklayan savcı, Onur Gencer’in “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile “iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme” ve “siyasi partiler veya meslek kuruluşlarının kullanımında olan bina, tesis veya eşyaya zarar verme” suçlarından 7 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti.
Avukatsız görülen davadan karar çıktı
27 Aralık 2022’de Şakran Cezaevi Mahkeme Salonu’nda görülen karar duruşmasında da yetkili avukatlar içeri alınmadı. Türkiye Barolar Birliği Başkanı ve dava avukatları, salona girişte cihazlarına el konulması ve üzerlerinin aranmasına tepki göstererek salonu terk etti.
Avukatsız şekilde devam eden duruşmada faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının yanı sıra toplam 9 yıl hapis cezası verildi. Avukatlar ayrıca dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında davaya ilişkin suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.
Dava avukatları istinaf yoluna giderken dosya, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usul eksiklikleri gerekçesiyle bozuldu. Ancak istinaf mahkemesi, Ekim 2023’te verilen cezayı hukuka uygun bularak başvuruyu esastan reddetti ve kararı onadı.
Adalet arayışı sürüyor
Dosya şu anda Yargıtay’da temyiz incelemesinde bulunuyor. Ailenin avukatları ve insan hakları örgütleri, katliamın siyasi arka planının ve arkasındaki olası bağlantıların yeterince araştırılmadığını vurgulayarak adalet arayışını sürdürüyor.







