Üç gün: 6 kadın, 1 çocuk…

  • 10:08 4 Mart 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne doğru giderken, 3 günde 6 kadın ve 1 çocuk şüpheli şekilde yaşamını yitirdi ya da katledildi. Cezasızlık, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme ve 6284’ün etkin uygulanmaması kadın katliamlarına dair politikalarda tıkanmayı bir kez daha gösterdi. 
 
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne sayılı günler kalırken, Türkiye’de üç gün içinde 6 kadın ve bir çocuk katledildi ya da şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin ardından şiddetle mücadelede geriye gidiş tartışmaları sürerken, 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanmadığı bir kez daha gözler önüne serildi. Koruma kararları, uzaklaştırma, barınma ve sosyal destek ise sadece kağıt üzerinde kalıyor. 
 
Son üç günde 6 kadın ve bir çocuk erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirdi. 1 Mart’ta Colemêrg’de S.Y. isimli kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi, 2 Mart’ta Aydın’da İ.E. isimli erkek Mizgin Karademir’i kesici aletle katletti. 2 Mart’ta İstanbul Çekmeköy’de öğretmen Fatmanur Çelik, öğrencisi tarafından katledildi. 3 Mart’ta Balıkesir’de Dilufraz Chulieva katledilmiş halde bulundu. 3 Mart’ta Samsun’un Atakum ilçesinde kayıp olan Ceren K. şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş halde bulunurken, 3 Mart’ta İstanbul'un Zeytinburnu ilçesi sahilinde Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş halde bulundu.
 
İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme
 
Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden Cumhurbaşkanı kararıyla çekildi; çekilme 1 Temmuz 2021 itibarıyla yürürlüğe girdi. Kadın hakları savunucuları, bu adımın “şiddetle mücadelede irade zayıflaması” anlamına geldiğini, faillerin cesaretlendiği bir iklim yarattığını söylüyor. 
 
6284 tartışması
 
6284 sayılı Kanun; uzaklaştırma, koruma, barınma, tedbir nafakası gibi birçok acil önlem içeriyor. Ancak sahada özellikle “hızlı karar–etkin denetim–caydırıcı yaptırım” zinciri kurulamadı, kurulmuyor. Kadınlar, kolluk ve idare boyutunda keyfi/eksik uygulamalarla kadınlar şiddet döngüsüne geri itiliyor. 
 
Soru önergesiyle bırakılıyor
 
Katliamların ardından cezasızlık ve yargı pratiğine ilişkin eleştiriler Meclis gündemine taşınsa da kadın katliamlarına dönük cezasızlık sadece soru önergelerinde kalıyor. Son dönemde kadın katliamlarına ilişkin araştırma taleplerinin reddedilmesi, “devletin önleme sorumluluğu” tartışmalarını büyüten başlıklardan biri. 
 
Denetimsizlik, erişilemeyen şikâyet kanalları
 
Öte yandan kadın ve çocuklara yönelik cinsel şiddet dosyalarının bir kısmı, vakıf-yurt ve Kur’an kursu gibi kapalı/yatılı yapılarda sıklıkla meydana geliyor. Bu dosyalarda ortak sorun alanı; bağımsız denetim eksikliği, şikâyet kanallarının erişilebilir olmaması ve süreçlerin “gizlilik/kısıtlama” tartışmalarıyla kamu denetiminden uzak tutulmasıdır.