Çiğdem Kılıçgün Uçar: Kürtlerin dışarıda bırakılmayacağı bir siyasete ihtiyaç var
- 20:28 8 Kasım 2026
- Güncel
MELETİ-Kürecik ve Arguvan ilçelerinde yurttaşlarla bir araya gelen DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Kürtlerin dışarıda bırakılmaması gereken bir ihtiyaç var. Biz bu yeni siyasal düzlemi, Kürtlerin özgür ve eşit yaşayabileceği bir barışa nasıl çevirebiliriz sizinle onu konuşmak istiyoruz” dedi.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Meleti’de halk ve demokratik kitle örgütleriyle bir araya gelmeye devam ediyor. DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın katılımıyla bugün de Kürecik ve Arguvan ilçelerinde yurttaşlarla bir araya gelindi. Burada Çiğdem Kılıçgün Uçar, sürece dair merak edilenlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
‘Türkiye Orta Doğu’da hiç olmadığı kadar denklem dışı kaldı’
Çiğdem Kılıçgün Uçar, ilk olarak Türkiye’nin Orta Doğu’daki hakimiyetinin nasıl bir durumda olduğuna dikkat çekti. Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Yeni dönem açısından kendisini hem siyaseten hem de ekonomik olarak güvenceye aldığı bir dönemde Türkiye hiç olmadığı kadar denklem dışı oldu. Türkiye’nin başat meselesi olan Kürt meselesi de her zamanki gibi dip diri ama o mesele içerisinde Kürtler biraz daha farklı bir pozisyona geldiler. Rojhilat’ta bir güçler, Rojava’da kendi sistemini kurmuş bir güç olarak var, Türkiye’de bu devleti yıllardır demokrasiye, hukuka zorluyor bu durumun kendisi yani Kürtlerin bir güç olması hali, Kürt inkarının kararını alan ilk ulus-devlet olan Türkiye’yi Kürtlerle olan ilişkisini yeniden düzenlemeye götürdü. Bunda Orta Doğu siyasetinin etkisi var, güncel ekonominin durumu ve politikanın etkisi var ama bir yandan da Kürtlerin eski Kürtler olmayışı bir güç olmalarının da etkisi var” ifadelerine yer verdi.
‘Kürtlerin dışarıda bırakılmayacağı bir siyasete ihtiyaç var’
Kürt Halk Önderi’nin yıllardır barış için bir muhatap aradığını söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Devlet, ‘silahların bırakılmasıyla Kürt sorunu biter’ diyor ama Kürtlerin silahlı mücadeleye başvurmasının altında yatan sebepler dil, kimlik hakkı işin bir de bu yanı var. Devletin süreci terörsüz Türkiye diye tanımlaması, bizim süreci Barış ve Demokratik Toplum diye tanımlamamız bu farkın en temel göstergesi. Yüzyılı geride bıraktık, Kürtler bu ülkenin bekası için artık bir tehdit değil, tam tersi ilişkinin yeniden düzenlenmesi gereken bir halk olarak görünmeye başladı. Bu bilgi bizde yıllardır var, hiçbir zaman tehdit değildik. Ancak devletin kendini bu şekilde yönetebilmesi için bir düşman bir tehdit algısını sürekli kullanması gerekirdi. Kürtlerle ilgili karaların altına imza atan siyasi partiler ilk defa Kürt meselesinin konuşmasında yan yana gelebildiler. Bir komisyon kuruldu, çıkan rapor derdimize derman değil ama önemli eşiklerden biri oldu. Çok değişen bir şey yok ama siyasette bir ihtiyaç var. Kürtlerin dışarıda bırakılmaması gereken bir ihtiyaç var. Biz bu yeni siyasal düzlemi, Kürtlerin özgür ve eşit yaşayabileceği bir barışa nasıl çevirebiliriz sizinle onu konuşmak istiyoruz” dedi.
Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın konuşmasının ardından yurttaşlar sürece dair beklenti ve kaygılarını dile getirdi.







