Gever’de tecavüze karşı yürüyüş: Dosya savcısı iki haftadır neden izinde?
- 16:12 7 Kasım 2026
- Güncel
COLEMÊRG - Gever’de bir çocuğa yönelik tecavüz iddialarına karşı yürüyen kadınlar, “Dosya savcısı iki haftadır neden izinde?” diye sorarak mücadele etmeyi sürdüreceklerini vurguladı.
Star Kadın Derneği Colemêrg'in (Hakkari) Gever (Yüksekova) ilçesinde “Tacize, tecavüze ve istismara karşı şimdi kadın zamanı” şiarı ile yürüyüş gerçekleştirdi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Gever ilçe binası önünde bir araya gelen kadınlar, “Bi Hêza Cewherî û Bi Vîna Azad Niha Dema Jinê Ye!” yazılı pankart ile ziraat bankası kavşağına kadar yürüdü.
Yürüyüşe Star Kadın Derneği, Tewgera Jinen Azad aktivistleri (TJA), DEM Parti Milletvekilleri Öznur Bartın ve Vezir Çoşkun Parlak, Barış Anneleri Meclisi üyeleri, Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD) ve tecavüze uğrayan çocuğun ailesinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.
Yürüyüşte, “Şiddetin üzerini örten değil, gerçeği açığa çıkaran bir toplum istiyoruz”, “Taciz ve tecavüzün aması yoktur”, “Çocukların hakları için meydanlardayız”, “Jin, jiyan, azadî”, “Zarok siberoja civakê ye, civak xwedî li zarokan derdikeve” yazılı dövizler taşındı. Kadınlar sık sık “Jin, jiyan, azadî”, “Çocuğa uzanan eller kırılsın”, “Koruma aklama failleri yakala” sloganları attı.
‘Kadınların mücadelesi olmasaydı olayların üstü örtülecekti’
Basın metnini Star Kadın Derneği Başkan Yardımcısı Ömür Çiftçi okudu. Kadın katliamları, cinsel saldırı, tecavüz, zorla evlendirme ve çocuklara yönelik şiddetin münferit olaylar olmadığını ifade eden Ömür Çiftçi, bunların erkek egemen sistemin ve cezasızlık politikalarının sonucu olduğunu söyledi. Ömür Çiftçi, “Kadınların ve çocukların yaşamına, bedenine ve iradesine yönelen bu saldırılar, erkek egemen kurumlar tarafından korunup derinleştirilmektedir. Gülistan Doku dosyasında aydınlatılmayan gerçekler, Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümü, İpek Er’e yönelik cinsel saldırı ve failin yargı sürecinde korunması, Siverek’te zorla evlendirilmek istenen genç kadının adalet arayışı, Yalova’da Semiha Sözer’in öldürülmesi ve Urfa’da Emine Kurt’un ölümünün intihar olarak gösterilmesi, cezasızlık düzeninin açık örnekleridir. Kadınların mücadelesi olmasaydı bu olayların üzeri örtülmeye devam edecekti” sözlerini kullandı.
‘Bu politikalar kadınların yaşam alanlarını hedef almaktadır”
Gever’de bir çocuğa yönelik istismar iddialarının da bu tablonun bir parçası olduğunu aktaran Ömür Çiftçi, “Toplumun sevgisini ve güvenini kazanmış olmak hiç kimseye çocukların bedeni ve yaşamı üzerinde hak vermez. Sanatçı kimliği ve toplumsal konum, hiçbir istismar iddiasının üzerini örtemez. Eray Oğuz, Nevzat Çiftçi ve Nejat Koparan hakkındaki iddialar ayrım gözetilmeksizin soruşturulmalı, çocuğun kimliği ve mahremiyeti korunmalıdır. Kadına ve çocuğa yönelik şiddet; cinayetlerin yanı sıra tecavüz, cinsel istismar, kadın ve çocuk ticareti, zorla evlendirme, fuhuşa sürükleme ve ekonomik sömürüyle de kendini göstermektedir. Bu coğrafyada çocukların ve genç kadınların uyuşturucuya, fuhuşa ve yozlaştırılmış yaşam biçimlerine sürüklenmesi; kadınların dilinden, kültüründen ve tarihinden koparılması, özel savaş politikalarının toplumsal etkilerinden bağımsız değerlendirilemez. Bu politikalar toplumsal güveni, kültürel dokuyu ve kadınların yaşam alanlarını hedef almaktadır” dedi.
‘Herkesi meydanlara örgütlü mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz’
Kadınların bedenini tüketim nesnesine dönüştüren politikalara tepki gösteren Ömür Çiftçi, kadın emeğinin ise görünmez kılındığını ifade etti. Ömür Çifçi, ekonomik bağımlılığa mahkûm eden erkek egemen kapitalist sistemin şiddeti yaşamın her alanında yeniden ürettiğini dile getirerek, “Failleri koruyan, kadınları ve çocukları susturan bu düzene karşı sessiz kalmayacağız. Bizler adalet, eşitlik ve özgürlük mücadelesini büyütüyor; kadınların öz savunmasını ve örgütlü mücadelesini esas alarak şiddetsiz bir yaşamı savunuyoruz. Kadınların ve çocukların yaşamı pazarlık konusu değildir! Toplumun güvenini, sanatın ve kültürün değerlerini istismar ederek hiçbir suçun üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz. Bütün kadınları evlerden sokaklara, mahallelerden meydanlara örgütlü mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Dosya savcısı iki haftadır neden izinde?’
Ardından konuşan DEM Parti Colemêrg Milletvekili Öznur Bartın ise, Kürdistan’da kadın ve çocuklara yönelik istismar, şiddet ve şüpheli ölümlerin birbirinden bağımsız olmadığının altını çizdi. Öznur Bartın, “Bir çocuğun çıkardığı çığlık sessiz kalıyorsa, duyulmuyorsa bunun sebebi bizim sessiz kalmamızdır. Kürdistan’da kadınlara ve çocuklara bu kadar yönelim olması ahlaksızlığın, fuhuşun, çeteciliğin dayatılması elbette münferit değildir. Bunlar sistemin geliştirdiği politikalardır. Bu cezasızlık politikalarından almış oldukları cesarettir. Çocuğun rehber öğretmenine anlatması ardından ailenin şikayetçi olmasından sonra tecavüz faillerinin kimlikleri açığa çıkıyor. Dosya savcısı iki haftadır neden izinde? Çocuğun beyanlarından dijital materyallerin korunmasına, iddialara ilişkin adli ve idari soruşturmanın yapılması için şu ana kadar ne yapıldı? Hiçbir şey yapılmadı. Cezasızlık politikalarına karşı mücadelemiz sürecektir” ifadelerini kullandı.







