Kadın konferansı sonuç bildirgesi: Kadın kenti eylem planı hazırlanacak

  • 13:13 7 Kasım 2026
  • Güncel
ANKARA - "Kadın Politikalarının Toplumsallaşması Konferansı"nın sonuç bildirgesinde, kadın özgürlükçü, ekolojik ve demokratik kent anlayışı doğrultusunda kadın kenti eylem planlarının hazırlanması, uygulama ve izleme mekanizmalarıyla bütün yerel yönetimlerde hayata geçirilmesi kararlaştırıldı. 
 
 Amed Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde Demokratik Yerel Yönetimler Kadın Kurulu tarafından 2-3 Kasım tarihlerinde “Üreterek, Örgütlenerek Kadın Mücadelemizi Toplumsallaştırıyoruz” şiarıyla düzenlenen “Kadın Politikalarının Toplumsallaşması Konferansı”nın sonuç bildirgesi açıklandı.
 
Bildirgede, kadın özgürlükçü yerel yönetim anlayışının güçlendirilmesi, kadın kurumlarının yeniden yapılandırılması ve kadın politikalarının belediyelerin tüm birimlerinde esas alınması gerektiği vurgulandı.
 
Sonuç Bildirgesi şu şekilde: 
 
“Yerel yönetimler alanında emek veren kadınlar olarak, kadın özgürlük mücadelesinin tarihsel birikiminden, kadın kurtuluş ideolojisinden ve örgütlü mücadelemizin kazanımlarından aldığımız güçle bir araya geldik. İçerisinde bulunduğumuz tarihsel sürecin kadınlara yüklediği sorumluluğun bilinciyle, kadın özgürlükçü yerel yönetim anlayışını geliştirme, derinleştirme ve toplumsallaştırma iradesi bir kez daha ortaya konuldu. Tarihsel sürecin açığa çıkardığı olanaklara kadınların örgütlü gücüyle yanıt olmanın, özgür yaşamı gündelik hayatın bütün alanlarında inşa etmenin ve kadın özgürlükçü paradigmayı somut politikalarla yaşamsallaştırmanın kararlılığı büyütüldü.
 
Kayyım politikaları 
 
Kayyım politikalarıyla kadınların yıllar süren mücadeleleri sonucunda elde ettiği kazanımların hedef alınması, kadın kurumlarının kapatılması, kadın politikalarının tasfiye edilmesi ve erkek egemen zihniyetin yerel yönetimlere yeniden hâkim kılınması, kadın özgürlükçü belediyecilik anlayışında ve toplumsal bağlarında derin tahribatlar yaratmıştır. Bu tahribatın giderilmesi, kadın kazanımlarının yeniden güçlendirilmesi ve kurumsallaşmanın kalıcı hale getirilmesi önümüzdeki dönemin temel mücadele sorumlulukları arasındadır.
 
Toplumsal dönüşüm çalışmaları temel sorumluluk
 
Kadına yönelik şiddetle mücadeleyi kadın dayanışması, öz savunma ve örgütlü mücadele temelinde güçlendirmeyi; kadınların yoksullaştırılmasına, ekonomik bağımlılığa ve emek sömürüsüne karşı komünal ekonomiyi, kolektif üretimi ve kadınların ekonomik örgütlülüğünü geliştirmeyi; kadınların özgür düşünce, özgür irade ve örgütlenme temelinde toplumsal yaşamın kurucu öznesi olmasını sağlayacak eğitim ve toplumsal dönüşüm çalışmalarını yaygınlaştırmayı temel sorumluluklar olarak belirledik. Kadın çalışmalarını belediye binalarını aşarak mahallelere, köylere ve yaşamın tüm alanlarına taşıyan; kadın komünleri, meclisleri ve yerel kadın örgütlenmeleriyle bütünleşen toplumsal bir mücadeleyi büyütme kararlılığını ortaya konuldu. Kadınların kültür, sanat, sağlık, hukuk, spor ve sosyal yaşam alanlarında özgürce üretebildiği, kendini ifade edebildiği, örgütlenebildiği ve toplumsal yaşamı dönüştürebildiği alanların geliştirilmesi; başta engelli ve mülteci kadınlar olmak üzere çoklu eşitsizliklere maruz bırakılan kadınların örgütlenmelerinin ve karar süreçlerine katılımlarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Sağlamcı, ayrımcı ve dışlayıcı zihniyetle mücadele; kadınların anadilleri, kültürleri ve kimlikleriyle yaşamın her alanında özgürce var olması ve çok dilli, demokratik yerel yönetim anlayışının geliştirilmesi ortak mücadelemizin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirildi.
 
Kadın özgürlükçü paradigmamızı bütün alanlarda inşa edeceğiz
 
Kadın kentleri ve özgür yaşam alanları perspektifiyle ekolojik, demokratik ve komünal yaşamın kadınların örgütlü iradesiyle inşa edilmesi, önümüzdeki dönemin temel hedeflerinden biri olarak belirlendi. Kadın özgürlük mücadelesinin kazanımlarını korumanın ve büyütmenin, ortak irademizin güçlü bir örgütlülüğe ve sürekliliği olan toplumsal bir pratiğe dönüştürülmesiyle mümkün olduğunun bilincindeyiz. Yıllardır karşı karşıya kaldığımız, kimi zaman çalışma ve örgütlenme süreçlerimizde de yeniden üretilen sorunları aşmanın gücünü kadın yoldaşlığında, kolektif emekte, birbirimizin iradesine ve emeğine sahip çıkmakta görüyoruz. Kadın yoldaşlığını; ortak sorumluluk üstlenmenin, sorunlar karşısında birlikte çözüm üretmenin, eleştiri ve özeleştiriyi geliştirmenin ve toplumsal mücadeleyi büyütmenin temel değeri olarak ele alıyoruz. Birbirimizi güçlendirdiğimiz ve deneyimlerimizi ortaklaştırdığımız ölçüde kadın özgürlükçü paradigmamızı yaşamın bütün alanlarında daha güçlü biçimde inşa edeceğimize inanıyoruz.
 
Özgür yaşamı hep birlikte kurma zamanıdır!
 
Önümüzdeki dönemde sorumluluğumuz, tarihsel kazanımlarımızı koruyarak yeni kazanımlar açığa çıkarmak, karşılaştığımız zorlukları örgütlenme gücüne, ortak irademizi ise toplumsal dönüşümü sağlayacak bir güce dönüştürmektir. Kadın özgürlüğünü toplumsal özgürlüğün temeli, kadınların örgütlü iradesini ise demokratik yaşamın kurucu gücü olarak görüyoruz. Bu bilinçle hiçbir sorunu çözümsüz, hiçbir eksikliği değişmez, hiçbir kazanımı kendiliğinden kalıcı görmeden; kadın yoldaşlığını büyüterek ve toplumsal sorumluluğumuzu derinleştirerek mücadelemizi sürdüreceğiz. Örgütlü gücümüzle aşamayacağımız hiçbir engel, birlikte değiştiremeyeceğimiz hiçbir yaşam alanı yoktur. Kadın yoldaşlığından aldığımız güçle üretecek, örgütlenecek, mücadelemizi toplumsallaştıracak ve özgür yaşamı birlikte inşa edeceğiz. Şimdi kadın zamanı, şimdi örgütlü mücadeleyi büyütme, özgür yaşamı hep birlikte kurma zamanıdır!”
 
Konferans kararları
 
Bildirgede konferans kararları şöyle sıralandı: 
 
*Kadın özgürlükçü yerel yönetim anlayışının belediyelerin bütün politika, karar, bütçe ve uygulama süreçlerinde esas alınması, kadın politikalarının tüm müdürlük ve hizmet birimlerinin yönetmeliklerine, görev ve sorumluluklarına dahil edilmesi,
 
*Kadın sığınaklarının sayısının yerel ihtiyaçlar doğrultusunda artırılması, mevcut sığınak ve dayanışma merkezlerinin güvenlik, erişilebilirlik, fiziki ve teknik altyapılarının güçlendirilmesi, gerekli teknik çalışma ve kadro oluşturulmadan yeni merkezlerin açılmaması, kadrolaşma ve teknik açıdan yeterli hale getirildikten sonra kesişen köylerde kadın yaşam merkezlerin açılması,
 
*Şiddete maruz bırakılan kadınların güvenli barınma, ekonomik destek, kreş, hukuki danışmanlık ve uzun vadeli sosyal destek mekanizmalarına erişiminin güçlendirilmesi, sığınak ve dayanışma merkezlerinde görev alan çalışanlara düzenli süpervizyon, mesleki dayanışma ve destek mekanizmalarının sağlanması,
 
*Kadın Dayanışma Merkezlerine başvuran ve Kadın Yaşam Merkezlerine gelen kadınların katılımıyla veya pilot belirlenen bir mahalleden başlayarak şiddetle mücadelede ‘Kadın Dayanışma Komünleri’ oluşturulması,
 
*Barolarla yapılan protokollerinin yenilenmesi ve güçlendirilmesi, başvuru takibi, yönlendirme ve kurumlararası koordinasyonun geliştirilmesi, şiddetle mücadelede edinilen saha deneyimlerinin ilgili koordinasyonlara taşınması,
 
*Şiddet tutum belgesinin belediyelerin bütün birimlerinde etkin biçimde uygulanması, düzenli izlenmesi ve kadına yönelik şiddetle mücadelenin tüm belediye birimlerinin ortak sorumluluğu haline getirilmesi,
 
*Eğitim birimlerinin sosyal proje geliştirme ve araştırma işlevlerinin güçlendirilmesi, saha araştırmaları, ihtiyaç analizleri ve özgün proje geliştirme çalışmalarının düzenli ve kurumsal bir yapıya kavuşturulması,
 
*Kadın kurtuluş ideolojisi temelinde cins sevgisi, öz savunma, özgür eş yaşam, emokratik aile, toplumsal cinsiyetin özgürleştirilmesi ve erkek egemen zihniyetle mücadele eğitimlerinin yaygınlaştırılması, erkeklere yönelik atölyelerin yapılması, eğitimlerin eğitim perspektifimizi almış kişiler tarafından yürütülmesi, içerik ve yöntemlerinin geliştirilmesi ve sonuçlarının düzenli değerlendirilmesi,
 
*Genç kadınların özgün ihtiyaç, deneyim ve taleplerini esas alan politik, sosyal, kültürel ve sanatsal çalışmaların geliştirilmesi, genç kadınların örgütlenmelerinin ve yerel yönetimlerin karar süreçlerine katılımlarının güçlendirilmesi,
 
*Mahalle meclisleri, kadın komünleri ve yerel kadın örgütlenmeleriyle sürekli ve örgütlü ilişkilerin geliştirilmesi, saha çalışmalarının kurumsal tanıtımın ötesine taşınarak kadınların örgütlülüğünü, kolektif iradesini ve toplumsal mücadeleyi güçlendirecek biçimde yürütülmesi,
 
*TJA, il kadın kurulları ve kadın örgütleriyle ortak çalışma, dayanışma ve örgütlenme mekanizmalarının geliştirilmesi,
 
*Kadın ekonomisi, şiddetle mücadele ve eğitim birimleri arasında ortak planlama, düzenli değerlendirme, deneyim paylaşımı ve koordinasyon mekanizmalarının oluşturulması, kadın politikalarının bütünlüklü ve birbirini tamamlayan bir anlayışla yürütülmesi,
 
*Her belediyenin yerel ürün ve üretim haritalarının hazırlanması, tek tip üretim modelleri yerine yerel ihtiyaçlara ve özgünlüğüne dayanan üretimin geliştirilmesi,
 
*Kadınların ürettiği ürünlerin düzenli ve sürdürülebilir biçimde pazarlanmasını sağlayacak merkezi pazar alanlarının, ortak satış ve dağıtım ağlarının oluşturulması, belediyeler arası dayanışma ve işbirliği mekanizmalarının geliştirilmesi,
 
*Kadınların üretim, eğitim ve örgütlenme alanlarına katılımını sınırlandıran bakım yükü ve ulaşım sorunlarına karşı kreş, bakım ve erişilebilir ulaşım olanaklarının oluşturulması, bakım emeğinin toplumsallaştırılmasını esas alan kalıcı mekanizmaların geliştirilmesi,
 
*Kadın müdürlüklerinin çalışmalarını sınırlandıran fiziki, teknik ve kurumsal altyapı eksikliklerinin giderilmesi, ilgili belediye müdürlükleriyle ortak planlama ve düzenli koordinasyon toplantılarının gerçekleştirilmesi, belirlenen ihtiyaçların karşılanmasına yönelik sorumlulukların ve uygulama takviminin oluşturulması,
 
*Toplumsal cinsiyete duyarlı bütçelemenin bütün yerel yönetimlerde kurumsallaştırılması, bütçe politikalarının kadınların ihtiyaç ve öncelikleri doğrultusunda düzenlenmesi, kadın politikalarına ayrılan kaynakların güvenceye alınması ve kadınların bütçe hazırlama, uygulama ve denetim süreçlerine örgütlü katılımının sağlanması,
 
*Anadil ve çok dilli belediyeciliğin güçlendirilmesi, kadınların toplumsal hafızasının korunması, kadınların kendi anadilleriyle eğitim, kültür, sanat, spor ve sosyal yaşam alanlarına katılımlarının güçlendirilmesi,
 
*Kadın özgürlükçü, ekolojik ve demokratik kent anlayışı doğrultusunda kadın kenti eylem planlarının hazırlanması, uygulama ve izleme mekanizmalarıyla bütün yerel yönetimlerde hayata geçirilmesi,
 
*Kadınların şiddetten, yoksullaştırılmadan, güvencesizlikten ve toplumsal dışlanmadan uzak, özgür, eşit, ekolojik ve demokratik bir yaşam kurabilecekleri özgür yaşam alanlarının oluşturulması
 
*Paradigmamız doğrultusunda özellikle çoklu ayrımcılığa maruz bırakılan başta engelli ve mülteci kadınların hakkını koruyan ve özgür bir yaşamın inşasını sağlayacak politikaların üretilmesi ve savunuculuğunun yapılması."