Münih’te araştırmaya katılan 210 Kürt'ten 183’ü ayrımcılık yaşadı
- 08:20 29 Ekim 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ- Almanya’da Kürtlere yönelik ırkçılık ve ayrımcılığı ele alan araştırmalar, eğitimden çalışma yaşamına, kamusal alanlardan kamu kurumlarına kadar pek çok alanda yaşanan hak ihlallerini ortaya koydu. Münih araştırmasında Kürt kimliği, ayrımcılığın başlıca nedenleri arasında gösterildi.
Almanya’da yaşayan Kürtlerin nüfusu, iltica süreçleri, toplumsal katılımı ve ırkçılık deneyimleri farklı araştırmalarla ele alındı. Mediendienst Integration için Prof. Dr. Çinur Ghaderi tarafından hazırlanan uzmanlık çalışması ülke genelindeki duruma odaklanırken, Münih Belediyesi Demokrasi Birimi’nin talebiyle yürütülen araştırma, kentte yaşayan Kürtlerin karşılaştığı ayrımcılığı inceledi.
210 kişiden 183’ü ayrımcılık yaşadı
Bochum Protestan Yüksekokulu’ndan Prof. Dr. Çinur Ghaderi, Monique Kaulertz ve Mary Lam tarafından hazırlanan Münih araştırmasının verileri 2025 yılında toplandı. Ocak 2026’da yayımlanan çalışma kapsamında 210 kişinin katıldığı anketin yanı sıra 23 bireysel görüşme ve dokuz odak grup görüşmesi gerçekleştirildi.
Ankete katılan 210 kişiden 183’ü, araştırmadan önceki 12 ay içinde Münih’te en az bir kez ayrımcılığa maruz kaldığını belirtti. Ayrımcılık yaşadığını belirtenlerin yüzde 57,4’ü Kürt kimliğini, yüzde 56,8’i ise kökenini ayrımcılık nedeni olarak gösterdi. Araştırma bulguları, Münih’teki katılımcıların deneyimlerini yansıtıyor; Almanya’daki Kürtlerin tamamına genellenemiyor.
Eğitimden kamu kurumlarına ayrımcılık
Araştırmada, ayrımcılığın kamusal alanlarda, eğitim sisteminde, işyerlerinde ve kamu kurumlarıyla kurulan ilişkilerde yaşandığı belirtildi. Küçümseyici sözler, dışlanma ve kurumsal engellerin yanı sıra fiziksel saldırılar da katılımcıların aktardığı deneyimler arasında yer aldı. Bochum Protestan Yüksekokulu’nun araştırmaya ilişkin açıklamasında, katılımcıların yüzde 86,7’sinin son 12 ayda ayrımcılık yaşadığını bildirdiği kaydedildi.
Siyasi katılımın önündeki engeller
Araştırmada, Kürtlerin siyasi katılımını sınırlandıran güvenlik uygulamalarına da dikkat çekildi. PKK’ye yakınlık varsayımıyla ya da Türkiye kaynaklı Interpol yakalama kararları nedeniyle gerçekleştirilen polis müdahalelerinin, bazı Kürtlerde kamusal alanda görünür olma kaygısı yarattığı belirtildi. Kürtlerin aşırı sağcı ve İslamcı grupların tehdit ve saldırılarıyla da karşılaştığı kaydedildi.
Kürt nüfusu resmi istatistiklerde görünmüyor
Mediendienst Integration’ın 22 Ekim 2026 tarihli verilerine göre Almanya’da yaklaşık 1,5 milyon Kürt yaşıyor. Ancak Kürt kimliğine ilişkin resmi nüfus istatistiği bulunmadığından, ülkedeki Kürt nüfusu kesin olarak belirlenemiyor. Nüfus kayıtlarında vatandaşlık esas alındığı için Kürtler, Almanya veya geldikleri ülkelerin vatandaşları ya da vatansız kişiler olarak kaydediliyor.
Mediendienst Integration’ın Almanya Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’nden (BAMF) aldığı verilere göre, 2010’dan Haziran 2026’ya kadar Kürtlerin yaptığı iltica başvurularının sayısı 656 bin 245 oldu. Bunların 607 bin 896’sı ilk başvuru olarak kaydedilirken, aynı dönemde 378 bin 316 kişiye koruma statüsü verildi. İltica başvuruları, diğer göç yollarıyla gelenleri ve farklı ikamet statülerine sahip kişileri kapsamadığı için toplam Kürt nüfusunu doğrudan göstermiyor.
İltica politikaları ve Kürtlere yönelik ırkçılık
Robert Bosch Stiftung’un desteğiyle Mediendienst Integration için hazırlanan uzmanlık çalışmasında ise Suriye ve Türkiye’den gelen Kürtlerin iltica süreçleri, toplumsal katılımı ve Kürtlere yönelik ırkçılık ele alındı. Çalışma, Kürtlerin Almanya’nın büyük göçmen topluluklarından biri olmasına rağmen pek çok istatistikte görünmez kaldığına dikkat çekti.
Kurumlara ayrımcılıkla mücadele çağrısı
Münih araştırmasında siyaset, kamu yönetimi ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik önerilere de yer verildi. Kürtlerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi, ihtiyaçlarını gözeten destek mekanizmalarının geliştirilmesi ve ırkçılıkla etkin mücadele yürütülmesi gerektiği vurgulandı.







