Gazeteci Derya Okatan’ın tutuklanmasına tepki: Şaibeli belgeler araştırılmalı

  • 13:15 8 Ekim 2026
  • Güncel
ANKARA- Gazeteci Derya Okatan’ın gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklanmasına karşı Adalet Bakanlığı önünde bir araya gelip tepki gösteren gazeteciler, “Şaibesi giderilmemiş dijital materyaller, bir gazetecinin özgürlüğünden mahrum bırakılmasının dayanağı haline getirilemez” dedi. 
 
Gazeteci ve DİSK Basın-İş Sendikası yöneticisi Derya Okatan’ın gazetecilik faaliyetleri nedeniyle tutuklanmasına karşı DİSK-Basın İş Adalet Bakanlığı önünde bir araya geldi. Derya Okatan için yapılan açıklamaya Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), KESK HABER-SEN ile birçok gazetecinin yanı sıra DEM Parti Ankara İl Eşbaşkanı Yılmaz Yıldırımcı katıldı.  Gazeteciler “Özgür Basın Susturulamaz” sloganları attı. 
 
Ardından basın metnini DİSK Basın İş Disiplin Kurulu Üyesi Diren Yurtsever okudu. 
 
‘Şaibeli dijital materyaller tutuklama gerekçesi yapılamaz’ 
 
Derya Okatan’ın, savcılık tarafından ifadesi dahi alınmadan tutuklanmasını kınadıklarını söyleyen Diren Yurtsever, “Bu karar, yalnızca bir gazetecinin özgürlüğüne yönelik müdahale değil; halkın haber alma hakkına, basın özgürlüğüne ve gazetecilik mesleğine yönelmiş ağır bir saldırıdır. 20 yılı aşkın süredir gazetecilik yapan Derya Okatan, mesleki faaliyetleri nedeniyle defalarca soruşturmalara maruz bırakılmış, gözaltına alınmış ve dijital materyallerine el konulmuştur. Yıllar öncesine ait olduğu belirtilen belgeler gerekçe gösterilerek tutuklanmıştır. Ancak tutuklamaya dayanak yapılan harici diskin 2019 yılında başka bir soruşturma kapsamında imajı alınarak incelendiği, Derya Okatan’ın o tarihten sonra bu harici diski kullanmadığını söylediği ve suçlamaya konu dosyaların son değiştirilme ve erişim tarihlerinin 2010’u gösterdiği belirtilmektedir. Derya Okatan ayrıca söz konusu belgeleri ilk kez ifade sırasında gördüğünü söylemektedir” dedi. 
 
‘Şaibeli belgeler araştırılmalıdır’
 
Yapılması gerekenin belgeleri diske kimin yerleştirdiği, ne zaman yerleştirildiğinin araştırılıp bulunması olduğunu ifade eden Diren Yurtsever, “2019 yılında alınmış adli imaj ile mevcut harici disk karşılaştırılmadan, belgelerin sonradan eklenip eklenmediği araştırılmadan, Derya Okatan’ın bu dosyaları bilerek temin ettiğini, açtığını ya da kullandığını gösteren teknik bir bulgu ortaya konulmadan tutuklama kararı verilmesi kabul edilemez. Şaibesi giderilmemiş dijital materyaller, bir gazetecinin özgürlüğünden mahrum bırakılmasının dayanağı haline getirilemez. Savcılığın, gazetecinin ifadesini almadan tutuklama talep etmesi; mahkemenin ise savunmanın işaret ettiği bu temel soru işaretlerini ve tutuklamanın ölçülülüğünü yeterince değerlendirmeden bu talebi kabul etmesi, hukuk güvenceleri açısından ciddi kaygılar yaratmaktadır. Tutuklama, bir cezalandırma yöntemine ve gazetecileri susturmanın aracına dönüştürülemez. Burada asıl mesele yalnızca bir harici diskte bulunduğu ileri sürülen belgeler değildir. Asıl mesele, gazetecilerin haber kaynaklarıyla, arşivleriyle, mesleki çalışmalarıyla ve kamuoyunun bilmesini sağladıkları gerçeklerle birlikte yargısal baskının hedefi haline getirilmesidir” sözlerini kullandı. 
 
 ‘Mesleğe yönelen baskı politikalarından bağımsız değildir’
 
Diren Yurtsever şunları söyledi: “Gazetecinin görevi, iktidarların, devlet kurumlarının veya sermaye çevrelerinin görünmez kılmak istediği gerçekleri açığa çıkarmak; toplumu ilgilendiren bilgileri araştırmak, belgelemek ve kamuoyuna ulaştırmaktır. Bu faaliyeti suç şüphesi olarak sunmak, gazeteciliğin kendisini kriminalize etme girişimidir. Gazetecilik, iktidarların çizdiği sınırlar içinde yürütülecek bir faaliyet değildir. Gazetecinin görevi, güç sahiplerini rahatsız etmemek değil; gerçeğin peşinden gitmek, kamu yararını savunmak ve halkın haber alma hakkını korumaktır. Gazetecilerin soruşturmalar, gözaltılar ve tutuklamalar yoluyla baskı altına alınması, yalnızca gazetecileri değil, toplumun tamamını susturmayı hedefleyen bir anlayışın ürünüdür. Derya Okatan’ın tutuklanması, gazetecilik mesleğine yönelen baskı politikalarından bağımsız değerlendirilemez. Gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle özgürlüklerinden mahrum bırakıldığı, haber arşivlerinin bağlamından koparılarak suç unsuru gibi değerlendirildiği, dijital materyallerin kaynağı ve güvenilirliği araştırılmadan tutuklama kararlarının verilebildiği bir ülkede basın özgürlüğünden söz edilemez.
 
 ‘Toplumun gerçekleri öğrenme hakkına saldırıdır’
 
Derya Okatan’ın derhal serbest bırakılmasını, hakkındaki suçlamaların hukukun evrensel ilkeleri ve basın özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesini; söz konusu belgelerin harici diske ne zaman ve nasıl aktarıldığının 2019 yılında alınmış adli imajla karşılaştırılarak bağımsız bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkarılmasını talep ediyoruz. Gazetecilere yönelik baskılar karşısında sessiz kalmak, yalnızca bir meslektaşımızın özgürlüğünün elinden alınmasına seyirci kalmak değildir; aynı zamanda gazeteciliğin ve toplumun haber alma hakkının aşındırılmasına da ortak olmaktır. Bu nedenle bütün gazetecilik örgütlerini, basın meslek kuruluşlarını, sendikaları, demokratik kitle örgütlerini ve özgür basından yana olan herkesi Derya Okatan ile dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz. Unutulmamalıdır ki gazetecileri susturarak gerçekleri ortadan kaldıramazsınız. Gazeteciliği kriminalize ederek hakikati hapsedemezsiniz. Kaynağı ve harici diske nasıl girdiği dahi açıklığa kavuşturulmamış belgeleri tutuklama gerekçesi yapamazsınız. Bir gazetecinin özgürlüğüne yönelik her saldırı, toplumun gerçekleri öğrenme hakkına yönelmiş bir saldırıdır.”
 
Derya Okatan’ın mesajı okundu 
 
Basın metinin ardından Derya Okatan’ın cezaevinden gönderdiği mektup okundu. Derya Okatan, gazetecilerin gösterdikleri dayanışmayı selamlayarak, teşekkür etti. Tutuklanmasının şahsi olmadığını ifade eden Derya Okatan, bunun mesleğe dönük bir saldırı olduğunu belirtti. 
 
 Ardından basın açıklaması sona erdi.