Şam-Rojava hattında yeni dönem: Kürtçe kararı beklentilerin altında
- 09:06 1 Eylül 2026
- Güncel
Gülistan Gülmüş
RIHA - Suriye Hükümeti ve Rojava Bölge Yönetimi arasında yaşanan gelişmelere dair bölgedeki atmosfere ilişkin aktarımlarda bulunan gazeteci Berivan Qasım, “Halk tarafından olumlu karşılanan bir taraf da var, olumsuz karşılanan bir taraf da var. Kürtçenin sadece resmi dil olarak belirlenmesi yeterli değil” dedi.
Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Genel Komutanı Mazlum Ebdî, Özerk Yönetim Dışilişkiler Dairesi Sorumlusu İlham Ehmed ve Suriye Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Eş-Şara arasında 25 Ağustos’ta bir görüşme gerçekleştirildi. Görüşmede, QSD’nin Suriye ordusuna entegrasyonu, YPJ’nin statüsü, Kürtçenin konumu ve Rojava Bölge Yönetimi ile Şam arasındaki siyasi ve idari düzenlemelerin ele alındığı belirtildi.
Görüşmenin ardından yapılan açıklamalarda, QSD’nin Suriye ordusuna entegrasyonuna ilişkin sürecin devam ettiği, YPJ’nin ise özgün yapısının korunmasına yönelik görüşmelerin sürdüğü aktarıldı. Mazlum Ebdî ve İlham Ehmed’in yeni dönemde üstleneceği görevlere ilişkin çeşitli değerlendirmeler kamuoyuna yansırken, Kürtçenin statüsüne ilişkin alınan kararların da bölgede tartışılmaya devam ettiği belirtildi.
Uzun süredir gündemde olan Yekîneyên Jinên Parastin’ın (YPJ) statüsüne ilişkin yapılan açıklamalarda ise YPJ’nin özel ve örgütlü bir güç olarak İçişleri Bakanlığı bünyesine entegre edilmesine yönelik görüşmelerin sürdüğü kaydedildi. YPJ, 29 Ocak 2026 tarihli anlaşma çerçevesinde müzakerelerin devam edeceğini duyurdu.
Yaşanan gelişmelere ve bölgedeki atmosfere ilişkin gazeteci Berivan Qasım değerlendirmelerde bulundu.
Berivan Qasım, görüşmenin önemli olduğuna dikkat çekerek, görüşmelerde nelerin tartışıldığına dair, “Eski QSD Genel Başkanı Mazlum Ebdî, İlham Ehmed ve YPJ’den oluşan bir heyet birkaç gün önce Şam’a gitti. Burada birçok toplantı yapıldı. Hem 29 Ocak anlaşması kapsamında QSD’nin entegre edilmesine dair toplantı yapıldı hem de YPJ’nin entegre olmasına ilişkin birçok fikir alışverişinde bulunuldu. Dil üzerine de birçok görüşme gerçekleştirildi. QSD artık resmi bir güç olarak orduya katılacak. Dijital medyadan halkın tepkilerine baktığımızda bunun iyi bir adım olduğunu görüyoruz. Suriye hükümeti, yıllarca büyük mücadeleler veren, DAİŞ’in girdiği bölgeleri kurtaran QSD’nin tecrübelerini de almış olacak. Bugün QSD’nin Kürdistan’ın Rojava bölgesi için nasıl büyük bir tarihe imza attığını herkes biliyor” ifadelerini kullandı.
Halk Kürtçe ile ilgili kararın yeniden değerlendirilmesini talep ediyor
Görüşme sonrası gelişmelere dair sahaya çıktıklarında halkın nasıl bir atmosferde olduğunu anlatan Berivan Qasım, “Gazeteciler olarak sürekli sahadayız. Halk tarafından olumlu karşılanan bir taraf da var, olumsuz karşılanan bir taraf da var. Ancak herkesin ortak talebi, Kürtlerin haklarının Suriye tarafından kalıcılaştırılması. Bugün baktığımızda dil devrimine ihtiyaç olduğunu da görüyoruz. Suriye hükümeti tarafından duyurulan kararda Kürtçenin artık resmi dil olacağı belirtildi. Bölgemizde artık belirli derslerde Kürtçe eğitim verilecek. Bu da yıllarca mücadele vermiş halkımızın beklentisinin altında, bu şekliyle halkın istediği gibi değil. O yüzden Suriye hükümetinin aldığı kararı yeniden değerlendirmesi gerekiyor. Kürtçenin sadece resmi dil olarak belirlenmesinin yeterli olmayacağı ve pratikte de bu kararı görebilmek için bölgeden buna karşı eylemler, etkinlikler ve talepler çıkıyor. Suriye hükümeti Kürtlerin haklarını öncelik olarak değerlendirmeli. Bu kapsamda Suriye hükümeti ile Rojava Bölge Yönetimi arasında bir anlaşma yapılmalı” diye konuştu.
YPJ, Suriye Hükümeti ile yeniden görüşecek
YPJ’nin özgün bir güç olarak kalmasına ilişkin görüşmelerin devam edeceğini, yakın tarihlerde YPJ’nin Suriye hükümeti ile bir toplantı gerçekleştireceğini belirten Berivan Qasım, devamında şunları söyledi: “YPJ’nin özgün durumu ile ilgili görüşmeler de devam ediyor. Edindiğimiz son bilgilere göre YPJ’den oluşan bir heyet, YPJ’nin entegre edilmesine ilişkin Şam hükümeti ya da İçişleri Bakanlığı ile bir görüşme gerçekleştirecek. Yine bir başka önemli başlık ise 29 Ocak anlaşması. Bu anlaşmanın başında gelen önemli maddelerden biri Serêkaniyeli göçmenlerin kentlerine geri dönmesiydi. Bu kapsamda da çalışmalar sürdürülüyor. Serêkaniyeli halk bir an önce evlerine dönmek istiyor ancak oranın güvenliği tam olarak sağlanmış değil. Bizler de 29 Ocak anlaşmasının Kürtlerin haklarının korunduğu bir anlaşma olarak kalmasını umuyoruz. Bu anlaşma sadece Şam hükümetinin çıkarlarını karşılayacak bir anlaşma olmamalı, halk da kazanımları ve dili için mücadelesini sürdürmeli.”










