Sêrt'te halk buluşmasında örgütlü mücadele vurgusu

  • 22:00 21 Haziran 2026
  • Güncel
SÊRT - Sêrt'te kandınlarlar bir araya gelen DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, özel savaş politikalarına dikkat cekerek, "Bu coğrafyada tüm korku argümanları denendi ancak Kürtler korkmadı. Ülkenin demokratik geleceği konuşuluyor” dedi. 
 
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), "Barışın Sözünü Halkla Kuruyoruz” şiarıyla Sêrt’in Misircê (Kurtalan) ilçesinde kadınlar ile bir araya geldi. Demokrasi Parkı’nda gerçekleşen buluşmaya DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, DEM Parti Sêrt Milletvekilli Sabahat Erdoğan Sarıtaş, sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda kadın katıldı.  
 
DBP Misircê İlçe Eşbaşkanı  Devrim Keklik, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başarıya ulaşması için mücadele yürüteceklerini söyledi.  DBP Sêrt İl Örgütü Eşbaşkanı Sayire Eren Bilmiş de kadınların sürecin öncü gücü olduğunu belirterek, “Kadınlar öncü görevi görmüştür her zaman. Kadınlar örgütlü mücadele ile devlete adımlar atmalıyız” dedi.
 
'Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması aciliyettir'
 
DEM Parti Sêrt Milletvekilli Sabahat Erdoğan Sarıtaş, 27 Şubat çağrısının ardından başlayan bir sürecin  başarıya ulaşması için mücadele yürüttüklerin belirterek, “Sürecin başarıya ulaşması için alanlarda toplantılar, buluşmalar, mitingler düzenlendi.  Anneler, kadınlar, gençler sürecin öncüsü ve sahipleneni oldu. Savaştan en çok etkilenen kadındır. Demokrasinin olmadığı, baskı ve zulmün olduğu yerde en çok kadın hedefte olur. Bu mesele yüz yılı aşan bir meseldir. Kürtlerin dili, kimliği, kültürü ile yaşama mücadelesinin verildiği bir süreç. Gelinen aşamada Kürtler dünyada belirli güç oldu. Bugünlere kolay gelinmedi. Kürtler katliam, sürgün, gözaltı ve tutuklamalar ile yüz yüze kalmıştır. Hiçbir zaman teslimiyeti kabul etmemiş ve direnmiştir. Geçmişimizden aldığımız güç ile bu süreci başarıya ulaştıracağız. Müzakere sürecinin bir muhatabı olan Sayın Öcalan tecrit koşullarında diğer muhataplar ise sarayda yaşıyor. Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması aciliyettir” dedi. 
 
'Kürt gençleri uyuşturucu ve fuhuş ile teslim alınmak isteniyor'
 
Sebahat Sarıtaş'ın ardından söz alan Çiğdem  Kılıçgün Uçar, özel savaş politkalarına dikkat çekti. Özel savaşın Kürt gençlerini hedef aldığını belirten Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Kürt gençleri uyuşturucu ve fuhuş ile teslim alınmak isteniyor. Kürdistan’daki gençler özgürlük mücadelesinde yer almasın, uyuşturucuya bulaşsın istiyorlar. Bununla yetinmiyorlar coğrafya sermayeye peşkeş çekiliyor. Uyuşturucu Kürdistan’ın normali haline geliyor. Devletin mekanizmaları gözetiminde Kürdistan’ın her köşesine uyuşturucu sokuluyor. Gülistan Doku devletin valisi tarafından katledildi. Devletin yetkileri sınırsız olan kayyım Gülistan’ı elimizden aldı. İpek Er bunlardan biridir. Genç kadınlar örgütlülüğünü kurup kirli savaş politikalarına cevap verirler.  Yüzünüz mücadeleye dönük olsun. Korkmayın.  Bu coğrafyada tüm korku argümanları denendi ancak Kürtler korkmadı. Ülkenin demokratik geleceği konuşuluyor” ifadelerini kullandı.
 
'Halkın talepleri göz önünde bulundurulmalı'
 
Devletin hukuki çerçeveyi belirlerken halkın taleplerini göz önünde bulundurması gerektiğinin altını çizen Çiğdem Kılıçgün Uçar, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Bu ülkenin bekasını konuşurken en çok da Kürtleri konuştular. Ülkenin kuruluşundan bu yana Kürtsüz bir coğrafya istediler. Ancak Kürtler coğrafyalarını terk etmediler. Halklar ile birlikte mücadeleyi büyüttüler. 27 Şubat çağrısı yapılırken Sayın Öcalan devlet aklına şiddetsiz bir çözümün olacağını belirtti. Silah bıraktı gerillalar. Demokratik siyasete hazır olduklarını belirtiler. Bu coğrafyanın insanlarının bir yasaya ihtiyacı var. Kimliğini, kültürünü, dilini güvence altına alan bir anayasaya ihtiyacı var. Devlet hukuki adımları ortaya koyarken bu halkın taleplerini göz önünde bulundurmalı.” 
 
Buluşma “Jin jiyan azadî” sloganıyla son buldu.