Öğretmenler güvende değil: İLO 190 uygulansın

  • 09:09 5 Mart 2026
  • Güncel
İSTANBUL - Katledilen öğretmen Fatma Nur Çelik’in daha önce risk bildiriminde bulunduğu ortaya çıkarken Eğitim Sen’den Eren Kadriye Moroğlu, devletin ILO 190’ı imzalamadığı ve koruma mekanizmalarını işletmediği için kadın öğretmenleri güvencesiz bıraktığını söyledi.
 
İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmen olan Fatma Nur Çelik 2 Mart 2026 Pazartesi günü daha önce bildirimini yaptığı öğrencisi tarafından katledildi. Bildirimlere rağmen etkin bir koruma sürecinin işletilmemesi, devletin yaşamı koruma yükümlülüğünü bir kez daha gündeme getirdi. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İstanbul 7 No’lu Şube Kadın Sekreteri Eren Kadriye Moroğlu, devletin kadınlara yönelik koruma görevini bir çok şekilde yerine getirmediğini belirterek kadın eğitim emekçilerinin güvenliği açısından özellikle ILO 190 -Şiddet ve Tacizi Önlemeye Yönelik İş Sağlığı ve Güvenliği Sözleşmesi’nin imzalanması ve 6284 Sayılı yasanın uygulanmasının hayati olduğunu söyledi. 
 
‘Devlet koruyucu yükümlülüklerini yerine getirmiyor’
 
Kadın öğretmenlerin risk bildirimlerinde yalnız bırakıldığını dile getiren Eren Kadriye Moroğlu “Bu bilgiyi biz de kurumsal olarak edindik. Ancak diğer kadın cinayetlerinde de gördüğümüz gibi devlet koruyucu yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmiyor. Bir öğretmen risk bildiriyor ama ardından etkin bir koruma mekanizması işletilmiyor” dedi.
 
“ILO 190 imzalanmadı, 6284 uygulanmıyor”
 
Kadın çalışanların güvenliğine ilişkin uluslararası ve ulusal düzenlemelerin hayata geçirilmediğini belirten Eren Kadriye Moroğlu, özellikle ILO 190’nın yürürlüğe girmesi gerektiğini ifade etti. Eren Kadriye Moroğlu “ILO 190, çalışan kadınların evden çıkıp iş yerine varana kadarki süreçte ve iş yerindeki güvenliğini kapsayan çok kapsamlı bir sözleşme. Türkiye bunu imzalamadı. Aynı zamanda 6284 sayılı yasa etkin uygulanmıyor” dedi. 
 
‘Kadınlar güvenli alanlarda yaşamıyor’
 
Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’ni feshettiğini hatırlatan Eren Kadriye Moroğlu, “İş yerlerinde güvenli alanlar oluşturulmuyor. Bir öğrenci tarafından tehdit edildiğinizde yapabileceğiniz tek şey disiplin süreci başlatmak. Onun dışında koruyucu bir tedbir neredeyse yok. Savcılığa başvurabilirsiniz ama ciddi ve hızlı koruyucu kararlar alınmadığını biliyoruz. Kadınlar güvenli alanlarda yaşamıyor” şeklinde konuştu. 
 
'Tedavi süreci ve rehberlik mekanizması işletilmedi'
 
Katliamı gerçekleştiren öğrencinin tedavi gördüğü hastaneden çıkıp geldiğini kaydeden Eren Kadriye Moroğlu “Böyle bir durumda rehberlik servisinin, sağlık kontrollerinin, çok yönlü bir izlemenin devrede olması gerekirdi. Gerekli önlemler alınmadan sistemin içine bırakılmış bir çocuk var. Sonuçta hem iki öğretmen yaralanıyor hem bir öğretmeni kaybediyoruz hem de bir öğrenci yaralanıyor. Bu, önleme mekanizmalarının işlemediğini gösteriyor” şeklinde ifade etti. 
 
'Okullar çeteleşmeye ve cemaat yapılanmalarına açık hale getirildi'
 
Okullarda artan madde bağımlılığı ve çeteleşmeye dair de değerlendirme yapan Eren Kadriye Moroğlu, “Çeteleşme sadece çocuklar arasındaki gruplaşmalar değil. Devlet eliyle sistematik biçimde alan açılan yapılar da var. Tarikatlar, cemaatler, çeşitli vakıf ve derneklerin okul içinde faaliyet göstermesine izin verilmesi en büyük handikaplardan biri. Meslek liselerinde gelecek umudu zayıf olan, sosyoekonomik olarak yoksul çocuklar var. Kendilerini işsizliğe ve yoksulluğa mahkûm hissediyorlar. ‘Kaybedecek bir şeyim yok’ duygusu madde bağımlılığı ve suça sürüklenmeyle birleşiyor. Bu bir sarmal” şeklinde dile getirildi. 
 
'Öğretmenler yalnızlaştırılıyor ve itibarsızlaştırılıyor'
 
Öğretmenlerin risk bildirdiklerinde kurumsal güvenceden yoksun bırakıldığını ifade eden Eren Kadriye Moroğlu “Öğretmenler rapor ediyor ama yalnız kalıyor. Uygulamalar öğretmeni hem yalnızlaştırıyor hem itibarsızlaştırıyor. CİMER üzerinden yapılan şikayetlerle her seferinde soruşturma tehdidiyle karşı karşıya kalıyoruz. Ücretli, sözleşmeli, kadrolu ayrımı; uzman öğretmen, başöğretmen basamakları… Bu eşitsizlikler hem hiyerarşi hem rekabet yaratıyor. Büyük kentlerde kadın öğretmenler daha da yalnızlaşıyor” dedi.
 
'Neoliberal politikalar çocuk işçiliğini büyütüyor'
 
Eğitimdeki neoliberal dönüşümün çocukları suça ve güvencesizliğe ittiğini belirten Eren Kadriye Moroğlu, özellikle Mesleki Eğitim ve Staj Eğitimi Merkezi (MESEM) uygulamasına dikkat çekti. Eren Kadriye Moroğlu “Ucuz iş gücü ihtiyacı var. MESEM’lerde çocuklar haftada bir gün okula gidip diğer günler işçi gibi çalıştırılıyor. Bu açık bir neoliberal tercihtir. Eğitimli birey hak arar. O yüzden nitelikli eğitim yerine ucuz iş gücü üretimine dayalı bir model tercih ediliyor. Bu da çocukları hem güvencesizliğe hem riskli alanlara itiyor” diye belirtti. 
 
'Güvenli okullar istiyoruz'
 
Sendikanın taleplerini sıralayan Eren Kadriye Moroğlu “Öncelikle güvenli okullar istiyoruz. Ama güvenlik sadece okul binasıyla sınırlı değil. Evden çıkıp okula varana kadar geçen süreç de dahil. ILO 190 derhal imzalanmalı. 6284 etkin uygulanmalı. Kadın eğitim emekçilerinin güvenliği özel politikalarla korunmalı. Aksi halde kadınlar iş yerlerinde de “yaşam alanlarında da güvensiz kalmaya devam edecek” dedi.