‘Özgür ve eşit bir yaşam için birlikteyiz’

  • 09:05 3 Mart 2026
  • Güncel
Büşra Turan 
 
WAN/AGIRÎ - 8 Mart’a giderken Serhadlı kadınlar, eşit temsiliyet, örgütlenme ve kazanımların korunması için alanlara çıkma çağrısı yaptı. Rojava’daki kadın kazanımlarına sahip çıkmanın küresel kadın mücadelesinin bir parçası olduğunu vurgulayan kadınlar, “Biz kadınlar ölmek değil, yaşamak ve özgür bir yaşam sürmek istiyoruz” dedi. 
 
Kadınların eşitlik ve özgürlük taleplerinin simgesi olan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne sayılı günler kala, kadınlar erkek egemen sistem, artan şiddet, hak gaspları ve toplumsal eşitsizliklere karşı mücadeleyi büyütme çağrısında bulunuyor. Kadınlar, 8 Mart’ın yalnızca bir anma günü değil, kadın emeğinin, direnişinin ve tarihsel mücadelesinin görünür kılındığı uluslararası bir dayanışma ve mücadele günü olduğuna dikkat çekiyor.
 
Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Leyla Çelik ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Agirî (Ağrı) Kadın Meclisi üyesi Ayşe Karakuş, 8 Mart’a dair değerlendirmede bulundu.
 
‘Kapitalist sömürü düzeni özgür yaşamın önündeki temel bariyerlerden’
 
TJA aktivisti Leyla Çelik, demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigma çerçevesinde kadın mücadelesinin erkek egemen sisteme, doğa tahribatına ve toplumsal eşitsizliklere karşı yaşamı savunma iradesi gösterdiğini ifade etti. Leyla Çelik, “Kadın mücadelesinin görünür olması, tarihsel olarak yok sayılan emek ve direnişin yeniden toplumsal hafızaya kazandırılmasını sağlar. Bu görünürlük kadınlar arasındaki dayanışmayı büyütür, ortak mücadeleyi güçlendirir ve özgürlük fikrinin toplumun tüm alanlarına yayılmasına katkı sunar. Erkek egemen zihniyet, kapitalist sömürü düzeni, doğayla kurulan bağın zayıflatılması ve kadınların karar mekanizmalarından uzak tutulması bu mücadelenin önündeki en büyük engeller arasında yer almaktadır. Kadını eve, toplumu ise tüketime sıkıştıran anlayış, özgür ve eşit bir yaşamın önündeki temel bariyerlerden biridir” diye konuştu.
 
‘Eşit temsiliyet için mücadele etmek’
 
Leyla Çelik, kadınların eşit temsiliyeti ve aktif katılımı olmadan demokrasinin eksik kalacağını vurgulayarak, “Demokratik bir toplum, kadınların özne olduğu, söz ve karar mekanizmalarında eşit biçimde yer aldığı bir toplumsal örgütlenmeyle mümkündür. 8 Mart, kadın emeğinin, direnişinin ve özgürlük talebinin tarihsel birikimini sahiplenme günüdür. Aynı zamanda eşit, özgür ve ekolojik bir yaşamı inşa etme iradesinin büyütüldüğü bir mücadele ve dayanışma günüdür. Kadın dayanışmasını büyütmek, yerelden başlayarak örgütlenmek, doğayla uyumlu bir yaşamı savunmak, eşit temsiliyet için mücadele etmek ve her alanda kadın sözünü güçlendirmek, demokratik, ekolojik ve özgürlükçü bir toplumun temelini oluşturur” dedi.
 
‘Ortak bir mücadele hattı oluşturma zamanıdır’
 
8 Mart’ta alanlarda yükseltilecek taleplerin kadınların kazanımlarını savunma ve uluslararası kadın dayanışmasını büyütme çağrısı taşıması gerektiğini dile getiren Leyla Çelik, “Bu 8 Mart’ta alanlarda yükselecek her söz, Rojava’da kadınların emekleri, direnişleri ve büyük bedellerle inşa ettiği kazanımları savunma çağrısı olmalıdır. Kadın özgürlüğünü hedef alan, kadın iradesini yok etmeye çalışan anlayışlara karşı sessiz kalmak değil, ortak bir mücadele hattı oluşturmak zamanıdır. Dört parça Kürdistan’daki kadınlar başta olmak üzere dünyanın her yerindeki kadınların seslerini birleştirmesi, dayanışmayı büyütmesi ve mücadele birliğini güçlendirmesi gerekiyor. Çünkü bugün Rojava’da savunulan yalnızca bir coğrafya değil; kadınların varlığı, kimliği ve özgürlük umududur. Rojava’daki kazanımların zayıflaması, dünyanın neresinde olursa olsun kadın mücadelesine vurulmuş bir darbe anlamına gelecektir. Bu nedenle 8 Mart, kazanımları büyütme, sahip çıkma ve birlikte direnme sorumluluğudur. ‘Jin, jiyan, azadî’ yalnızca bir slogan değil, kadınların ortak direniş ruhuyla ördüğü bir dayanışma ağıdır” şeklinde konuştu.
 
‘Biz özgür bir yaşam sürmek istiyoruz’
 
Kadın direnişinin en görünür örneklerinden birinin Rojava’da ortaya konulduğunu söyleyen DEM Parti Agirî Kadın Meclisi üyesi Ayşe Karakuş ise, kadınların erkek egemen sisteme karşı birlik ve örgütlülük içinde mücadele etmesi gerektiğini dile getirdi. Ayşe Karakuş, “Kadınların bugün elde ettiği kazanımlar büyük bedellerle sağlandı. Bu mücadeleyi görünür kılmak ve o direnişte kendimizi görmek, bizler için yol gösterici oluyor. Kadınların el ele olması ve erkek egemen sistemin dayattığı rol ve baskılara karşı birlikte durması gerekiyor. Çünkü kadınlar üzerinde yürütülen özel savaş politikaları ve sistematik baskılar söz konusu. Bu tabloyu değiştirebilmek için kadınların birleşmesi, örgütlenmesi ve birbirine destek olması büyük önem taşıyor. Kadınların en çok yine kadınlara ihtiyacı var. Bugün kadınlar şiddet, taciz ve istismar gibi ağır sorunlarla karşı karşıya kalıyor ve neredeyse her gün bir kadın yaşamını yitiriyor. Biz kadınlar ölmek değil, yaşamak ve özgür bir yaşam sürmek istiyoruz” sözlerine yer verdi.
 
‘8 Mart’ta alanlarda olmalı, sesimizi yükseltmeliyiz’
 
Ayşe Karakuş, kadınların eşit ve özgür bir yaşam için birlikte hareket etmesi gerektiğine dikkat çekerek, 8 Mart’ın yalnızca bir günle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti. Kadınların alanlarda seslerini yükseltmesi çağrısında bulunan Ayşe Karakuş, “Biz kadınlar el ele, omuz omuza hareket ederek mücadelemizi ve örgütlülüğümüzü güçlendirmeliyiz. Kadınların eşit haklara sahip olması gerekiyor. Eğer kadınlar eşit haklara sahip değilse, eşit ve demokratik bir toplumdan söz etmek mümkün değildir. Biz ‘kadın yaşamdır’ diyoruz. Kadının emeğinin ve varlığının olduğu her yerde yaşam güzelleşir. Bunun en somut örneklerinden biri de kadınların öncülük ettiği mücadele alanlarıdır. Kadın olmadan demokratik bir toplum da olmaz. Demokratik bir toplumu inşa etmek için daha fazla çalışmamız ve daha güçlü bir şekilde örgütlenmemiz gerekiyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü önemli bir gündür ancak bu mücadeleyi yalnızca bir güne sığdırmamak gerekir. Kadınlar için her gün mücadele günüdür. 8 Mart’ta alanlarda olmalı, sesimizi yükseltmeli ve taleplerimizi dünyaya duyurmalıyız. Alanlarda toplumla, halkla ve kadınlarla birlikte olacağız. Tüm kadınları da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde alanlarda olmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.