İranlı aktivist Fatma Kerimi: Halkın tek talebi demokratik bir cumhuriyet
- 09:01 17 Ocak 2026
- Güncel
Öznur Değer
WAN - İran ve Rojhilat’ta yaşanan gelişmeleri değerlendiren KHRN aktivisti Fatma Kerimi, kadınların “jin, jiyan, azadî” sloganıyla eylemlere katılmasının önemine vurgu yaptı. Fatma Kerimi, “Halkın tek talebi demokratik bir cumhuriyet” dedi.
İran ve Rojhilat’ta 28 Aralık 2025’te riyalin döviz karşısında erimesine yönelik tepkiyle başlayan halk eylemleri, dalga dalga yayılarak devam ediyor. 16 Eylül 2022’de Kürt kadın Jina Mahsa Emînî’nin molla rejiminin “ahlak polisi” tarafından katledilmesiyle başlayan ve tüm ülkeye yayılan “Jin, jiyan, azadî” eylemlerinin ardından yaşanan rejim krizi, bugün ekonomik, sosyal ve siyasal kriz ile devam ediyor. Molla rejimine karşı çıkan binler, 31 eyalet, 187 kent ve 614 yerleşim alanına yayıldı.
18 günde 18 bini aşkın gözaltı
İnsan Hakları Örgütü HRANA’ya göre, 18 gün içinde 18 bin 434 kişi gözaltına alındı, en az 2 bin 403 kişi katledildi ve bin 134 kişi ise yaralandı.
12 bin insanın katledildiği iddiası
Öte yandan sahadan edindiğimiz bilgiler doğrultusunda günlerdir internet hatları ile iletişimin tamamen kesildiği İran ve Rojhilat’ta insanlar yakınlarına ulaşamazken, 12 binin üzerinde insanın katledildiği iddia ediliyor. Dijital medyaya yansıyan kimi görüntülere yüzlerce cenazenin yansıması, yaşanan rejim şiddetini gözler önüne seriyor.
Kürdistan İnsan Hakları Ağı (Kurdistan Human Rights Network-KHRN) aktivisti Fatma Kerimi, İran ve Rojhilat’taki gelişmeleri ajansımıza anlattı.
‘Eylemler Kirmanşah ve İlam kentinden başladı’
Eylemlerin Tahran çarşısında başladığını ifade eden Fatma Kerimi, bu eylemlerin İran’da derinleşen ekonomik krize karşı başladığını söyledi. İran'ın iç ve dış politikası yüzünden İran ve Rojhilat Kürdistanı’nda halkın derinleşen ekonomik krizle yüz yüze kaldığının altını çizen Fatma Kerimi, “Gün be gün her şeyin değeri dolar ve Euro’ya karşı düşüyor. Bu yüzden halk ekonomik olarak zorlanıyor. Hatta en temel yaşam ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyor. Buna tepki olarak başlayan eylemler Rojhilatê Kürdistan'ın pek çok kentine yayılmış durumda. Eylemler Kirmanşah ve İlam kentinden başladı. Eylemlerde halk İran’ın Dini Lideri Ali Khamenei aleyhine slogan atıyor. Sloganlar ekonomik olduğu kadar siyasi ve toplumsal mesajlar da içeriyor” diye belirtti.
‘‘Jin Jiyan Azadî’ sloganı serhildanın kimliği oldu’
2022 yılında Jina Emini'nin katledilmesi sonrası başlayan “jin jiyan azadî” direnişlerini hatırlatan Fatma Kerimi, “Özellikle ‘jin jiyan azadî’ sloganı bu serhildanın kimliği oldu. ‘Jin jiyan azadî’ serhildanı, kadına yönelik zulüm ve hicap-başörtü baskısına karşı başlatıldı. Ama şu an yapılan protestolar İran devletine ve Ali Kamenei'ye karşı yapılıyor. Bu eylemlerde kadınlar, 'jin jiyan azadî' sloganlarıyla kadınlara dönük baskılara dikkat çekiyor. İran'ın farklı toplulukları, Araplar, Beluclar, Farslar ve Kürtler birlikte mücadele ediyorlar. Ancak çok sayıda protestocu katledildi” şeklinde konuştu.
Şah’ın oğlu Rıza Pehlevi rejime alternatif gösteriliyor
Sine, Saqiz, Mahabat, Merivan ve Bukan kentlerinden daha önce yaşanan direnişler kadar katılım olmadığını vurgulayan Fatma Kerimi, “Bu kez birçok Kürt protestolara katılamadı. Bunun nedeni ise İran'da BBC Fars ve İran İnternational gibi uluslararası medya ve pek çok basın kuruluşunun, Muhammed Rıza Pehlevi’nin oğlu Rıza Pehlevi'yi rejime karşı alternatif olarak göstermesiydi. Demokratlar ve özgürlük isteyenler bu protestolara sıcak yaklaşmadı. Bu nedenle, bu eylemlerin yüzde yüz 'jin jiyan azadî' serhildanının devamı olduğunu söyleyemeyiz. Bu protestolar 2022'de yaşanan serhildandan farklı mesajlar içeriyor” dedi.
‘Çok sayıda kişi katledildi, internet kesildi’
İran İslam Devleti’nin, insanların akın akın sokaklara çıktığını gördüğünü dile getiren Fatma Kerimi, “Jin jiyan azadî” direnişinde olduğu gibi insanlara vahşice saldırıldığının altını çizdi. Ülke genelinde, insanların birbiriyle iletişim kurmaması için internetin kesildiğini sözlerine ekleyen Fatma Kerimi, “4 günü aşkın süredir internet kesik. Rojhilat'ta çok zor şartlarda çok az iletişim kurabiliyoruz. Tahran ve diğer şehirlerde bazı insanlar ısrar linkle iletişim kurabiliyorlar. Ama maalesef Rojhilat'ta bu çok az. Ne yazık ki böyle bir dönemde internetin kesilmesi çok kötü bir durum. Bu katliamlarda da çok sayıda kadın, genç ve çocuk yaşamını yitirdi. Elimize ulaşan bilgilere göre Tahran, Rojhilat ve diğer kentlerden çok sayıda kişi yaşamını yitirdi” sözlerine yer verdi.
‘Eylemler çok büyüdü’
Eylemlerin İran'ın birçok yerine yayıldığının altını çizen Fatma Kerimi, “Rojhilat'ta Kirmanşah'ta ve buraya bağlı ilçe ve köylerde, İlam'da eylemler kitlesel gerçekleşiyor. Buralardaki kitlesel eylemler büyük direnişlere sahne oldu. Bu 18 günde İran'da eylemler çok yayıldı. Rojhilat’ta, Kirmanşah ve beldelerinde ve yine İlam'da eylemler çok büyüdü. Gerçekten de diyebiliriz ki, eylemler Tahran'da başladığında çok azdı. Ama eylemler Loristan ve İlam'da büyüdü, pek çok yere yayıldı. Bu sefer İlam, Abdanan ve Melekşahi'de halk büyük bir direniş gösterdi. Buradaki direnişler protestoların ülke geneline yayılmasına neden oldu. Elimize ulaşan bilgilere göre, bu eylemlerin 'jin jiyan azadî’ serhildanından daha çok yayıldığı ve büyüdüğünü söyleyebiliriz. Özellikle de İran'ın büyük şehirlerinde eylemler çok büyümüş durumda” ifadelerini kullandı.
‘Halk kitlesel olarak protestolarda yerini alıyor’
Yaşanan direnişlerde Rojhilat halkının daha çok direndiğinin altını çizen Fatma Kerimi, “Kürtler, 'Ne zaman serhildan gelişse bizler direniyoruz ve mücadele ediyoruz ancak İran'ın büyük kentlerinde bu direnişi görmüyoruz. Biz öldürülüyoruz' diyor. Ama bu sefer büyük şehrin insanları özellikle Tahran, İsfahan, Şiraz, Meşhed'te halk kitlesel olarak protestolarda yerini alıyor. Görüyoruz ki İran rejimi de protestocuları kontrol edemiyor. İnterneti keserek ve katliamlar gerçekleştirerek protestoların önüne geçmeye çalışıyor. Şimdiye kadar Kirmanşah'ta kaç kişinin yaşamını yitirdiğini bilmiyoruz. Görüntülerde de görüldüğü gibi çok sayıda insan cenazesi var. Rejim insanları hunharca katlediyor. İnsan Hakları Örgütleri rejim tarafından kaç kişinin katledildiğini araştırıyor. Rejim kendi televizyonunda öldürdüğü insanları göstermekten çekinmiyor. Bunun da iki nedeni var; İnsanları korkutmak istiyorlar ve Trump'a mesaj vermeye çalışıyor. Çünkü Trump daha önce 'Eğer insanları öldürürseniz müdahale ederiz' demişti. Trump'ı ciddiye almadıklarının mesajını vermeye çalışıyorlar. Biz Kürtler çok kez katledilmiş bir halk olsak da yayınlanan bu görüntüler karşısında şok olduk. Gerçekten de bu yaşananları hazmedemiyoruz” dedi.
’12 bin insanın katledildiği söyleniyor’
Ellerinde net bir bilgi olmamakla beraber 12 bin insanın katledildiğinin iddia edildiğini vurgulayan Fatma Kerimi, İran’ın ABD ve Avrupa ülkelerine, “Biz insanları öldürürüz ve siz bir şey yapamazsınız” mesajının verildiğinin altını çizdi. Fatma Kerimi, “Ben şahsen bu kadar insanın sokakları doldurabileceğine inanmıyordum. Gelen bilgilere göre rejim Kirmanşah ve ilçelerini kontrol altına almış. Halk dışarı çıkmaya korkuyor. Tahran ve diğer illerde de durum bu şekilde. Rejim insanlara sert bir şekilde müdahale ediyor” ifadelerine yer verdi.
‘Halkın tek talebi demokratik bir cumhuriyet’
Protestolarda kadınların katılımının çok önemli olduğunu vurgulayan Fatma Kerimi, “Bir diğer önemli olan şey ise, kadınların protestolara hangi sloganlarla katıldığı ve medyanın bunu nasıl ele aldığı. Evet doğrudur bu protestoya çok sayıda kadın katıldı. Kadınlar gür bir sesle bu eylemlerde yer aldı. Maalesef çok sayıda kadın bu eylemlerde öldürüldü. Sadece kadınların katılımıyla bu protestolar amacına ulaşmaz. Ancak kadınların özgürlüğüne ve 'Jin jiyan azadî'ye inanmayan bazı kesimler protestoları kendi düşüncelerine göre yansıtmaya çalışıyor. Bu kazanımı kendi lehine çevirmeyi amaçlıyorlar. Protestoları Şah Muhammed Rıza Pehlevi’nin oğlu Rıza Pehlevi lehine çevirmeye çalışıyorlar. 'İslam Cumhuriyetine Hayır', 'Ali Khamenei'ye Ölüm' sloganları atılıyor. Bu talep halkın gerçek talebi değil. Halkın tek talebi demokratik bir cumhuriyet” şeklinde konuştu.
‘47 yıldır bu iktidar cinayet işliyor’
2022’deki “Jin jiyan azadî” direnişinde kadınların en önde olduğunu vurgulayan Fatma Kerimi, sloganlarının ön açıcı olduğunu ifade etti. Direnişlerde Beluç, Arap, Türk, Kürt ve Fars birliği olduğunu hatırlatan Fatma Kerimi, “Bu demokratik sistem inşası bizler açısından büyük bir umut oluşturuyordu. Ne yazık ki, bu sefer her ne kadar kitlesel bir serhildan olsa da herkes büyük umut beslese de genel tabloya baktığımızda hala demokratik bir sistem üzerine ortaklaşılamadı. Çünkü Rıza Pehlevi'yi alternatif olarak gösteriyorlar ve bu haliyle halkın talepleri görmezden geliniyor. Birçok Kürt, Beluc, Arap ve çok sayıda İran halkı ve feminist, İran rejiminin geçmişteki pek çok hatasını biliyor. Biz 1979 devriminden kötü bir tecrübe kazandık. Devrimciler ve eylemciler için önemli olan tek şey, İran şahının gitmesiydi. Ve halk nasıl bir gidişat istiyorsa kendisi karar versin istediler. Ne yazık ki İran rejimi gibi eli kanlı kötü bir rejim başa geldi. 47 yıldır bu iktidar cinayet işliyor ve insanları öldürüyor” dedi.
‘ABD'nin Irak'a ve Afganistan'a müdahalesini gördük sıra İran’da mı?’
Uluslararası güçlerin İran’a yönelik olası müdahalesine değinen Fatma Kerimi şöyle konuştu: “ABD ve İsrail, İran'ın geçmiş serhildanlarını biliyorlar. Bugün Trump, İran halkına yardım edeceğini söylemişti. Birkaç gün önce de İran'ı tehdit etmişti. Ayrıca Avrupa ülkeleri de öldürülen insanların görüntüleri paylaşıldıktan sonra İran'a ciddi ve sert tepki gösterdi. Ama ne olacağını bilmiyoruz, umudumuz az. Maalesef İran halkının durumu iyi değil. Eğer ABD bir hamle yaparsa gerçekten savaş çıkacak. ABD'nin Irak'a ve Afganistan'a müdahalesini gördük. Bu ülkelerin başına ne geldiğini gördük. Bu ülkeler hala kendini toparlayamadı. Savaş doğru bir yöntem değil ve durumu daha fazla kötüleştirir. Ama görüyoruz ki, savaş kötü ancak İran İslam Cumhuriyeti halkı düşman görüyor ve düşmanca yaklaşıyor. Geçenlerde rejimin İlam'daki bir hastaneye müdahale ettiğini gördük. Rejim Filistin, Lübnan, Yemen, Irak ve Suriye'de gücünü kaybetti. Yalnızca İran'da gücü kaldı. Eğer İran'daki gücünü de kaybederse işte o zaman çökecek. Bu nedenle tek istediği halkı susturmaktır. Ama duyuyor ve biliyoruz ki, halk kendi kararını vermek istiyor. Şimdiye kadar İran halkı her şeyi yaptı. Her bir kaç yılda serhildan gelişiyor. İran İslam Devleti meşruiyetini ve iktidarını yitirmiştir artık. Her ne kadar İran rejimi iktidarını ve meşruiyetini kaybetmişse de bunu kabullenemiyor. Avrupa ülkelerinin de halkın üzerinde çok etkisi yok. Sorunları var. Güçlü bir iktidarları yok ki İran'a yardım etsin. ABD'ye gelirsek Irak ve Afganistan'ın da ABD konusunda kötü bir tecrübesi var. İran'a müdahale etmek çok kolay değil. Sadece İran rejiminden bahsetmiyoruz. Rejimin arkasında Rusya ve Çin var. İran halkı sert bir sistemle karşı karşıya. Şimdi pek çok insan 'Amerika hamle yaparsa halk ne yapacak' diye düşünüyor. Şahsen benim ABD'nin yaşananları sonlandıracağına olan bir inancım yok. Bunu başaramaz bence.”







