'Okullarda önleyici mekanizmalar güçlendirilmeli'
- 18:35 7 Ekim 2026
- Güncel
İSTANBUL - İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde açıklama yapan Eğitim-Sen, okullardaki saldırıların yalnızca güvenlik önlemleriyle engellenemeyeceğini vurgulayarak, şiddet ortaya çıkmadan önce çocuklara ulaşabilecek önleyici mekanizmaların güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) İstanbul şubeleri, dün Başakşehir’de bulunan Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’nda 8 öğrencinin yaralandığı ve bir öğrencinin yaşamını yitirdiği saldırıya ilişkin İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı.
Çok sayıda öğretmen ve öğrenci velisinin katıldığı açıklamada, “Güvenli okul güvenli gelecek”, “Susma haykır şiddete hayır”, “Foncuya değil eğitime bütçe”, “Sermayenin bakanı Yusuf Tekin istifa”, “Şiddetsiz okul şiddetsiz toplum” ve “Okulda ölmek istemiyoruz” sloganları atıldı. Açıklamada, “Okulda şiddete dur de! Yusuf Tekin istifa” pankartı açıldı.
Basın açıklamasını Eğitim-Sen İstanbul 8 No’lu Şube Eş Başkanı Selma Yılmaz okudu.
‘632 bin çocuk okula gitmiyor, nerede bu çocuklar?’
Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Türkiye’de yaşanan sorunların çocukları da doğrudan etkilediğini belirterek, çocukların geleceğe dair umutlarının kalmadığını söyledi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in saldırının ardından yaptığı açıklamayı eleştiren Kemal Irmak, “Bakanın açıklamaları çok talihsizdi. Okuldaki Ramazan etkinliklerinde oluşturulan kardeşlik iklimini bozmaya yönelik saldırılardır bunlar diye açıklama yaptı bakan. Dinle birlikte topluma ahlak ve etik gelmiyor. Sizin de böyle bir ahlaka sahip olmanız gerekiyor. Türkiye’de yaşanan her şeyi çocuklarımız da görüyor. Bizim yaşadığımız sorunları daha derinden yaşıyorlar. Kendilerine dair, geleceğe dair bir umut ışığı görmüyorlar. 632 bin çocuk okul çağında olmasına rağmen okula gitmiyor. Nerede bu çocuklar Sayın Bakan? Çocuklar bizim dışımızda, bizden yalıtılmış adalarda yaşamıyorlar. Sen okul çağındaki çocuğu bilmiyor ve ne yaptığını bilmiyorsan kim bilecek? Hiçbir konuda sorumluluk alan bir bakan ve bakanlık yok” dedi.
‘Okullar en güvenli alan olmalı’
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eş Başkanı Hatice Yayla da okullarda yaşanan şiddete dikkat çekerek, “Gün geçmiyor ki gözümüzü bir şiddet olayına açmayalım. 20 yıldır yürütülen sağlık politikaları da bugün yaşanan eğitim politikaları gibiydi. Okulların en güvenli olması gereken yerler olduğunu düşünüyoruz. Bu alanların kamusal alanlar olarak kazandırılması gerektiğini düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Saldırılar münferit değil’
Eğitim-Sen İstanbul 8 No’lu Şube Eş Başkanı Selma Yılmaz, okullarda yaşanan saldırıların münferit olaylar olmadığını vurgulayarak, “Son saldırıları tek tek ‘asayiş vakası’ olarak değil, okulun ve toplumun içinde biriken şiddetin görünür hale gelmesinin bir sonucu olarak değerlendirmek gerekiyor. 2026 boyunca yapılan uyarıları yeniden hatırlatalım. Temmuz ayında yayımlanan Okulda Şiddet ve Güvenli Eğitim Raporu’nda yoksulluk, sınav baskısı, kalabalık sınıflar, dijital şiddet içerikleri, toplumsal kutuplaşma ve öğretmenlik mesleğinin değersizleştirilmesi gibi etkenlere dikkat etmiştik. Dikkate alınmadı” dedi.
‘Bir çocuk neden okula bıçakla geliyor?’
Cezaların artırılmasının yanı sıra şiddet ortaya çıkmadan önce çocuklara ulaşacak mekanizmaların kurulması gerektiğini belirten Selma Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir çocuğumuzu daha kaybettikten sonra yalnızca ‘okul güvenliği’ konuşamayız. Artık çocuklarımızı şiddete sürükleyen toplumsal koşulları konuşmak zorundayız. Sayın Bakan’a soruyoruz: Bir çocuk neden okula bıçakla geliyor? Çocukların öfkesi neden bu kadar büyüyor? Okullarda yeterli sayıda psikolojik danışman, sosyal hizmet uzmanı ve destek personeli var mı? Şiddet ortaya çıktıktan sonra cezaları artırmak kadar, şiddet ortaya çıkmadan önce çocuğa ulaşacak kamusal mekanizmaları neden kurmuyoruz? Okuldaki şiddeti toplumdaki şiddetten ayıramazsınız. Yoksulluğun, eşitsizliğin, geleceksizliğin, kutuplaştırıcı dilin ve şiddetin sıradanlaştırılmasının çocukların dünyasına hiç yansımadığını düşünemeyiz. Okul ve çocuklar toplumdan yalıtılmış bir ada değildir.”
‘Bu toplum çocuklarını hangi koşullarda büyütüyor?’
Çocukların şiddete maruz kalma nedenlerinin araştırılması gerektiğini vurgulayan Selma Yılmaz, “‘Bir çocuk neden okula bıçakla geliyor?’ sorusunu merkeze almak gerekiyor. Çünkü tartışmayı sadece ‘Okula nasıl silah sokuldu?’ noktasından çıkarıp ‘Bu toplum çocuklarını hangi koşullarda büyütüyor?’ sorusunu sormalı, cevaplarını aramalıyız” diye konuştu.
Açıklama, “Birleşe birleşe kazanacağız” sloganlarıyla sona erdi.







