Suruç'ta oğlunu kaybeden anne: Hâlâ katiller yakalanmadı

  • 09:01 20 Temmuz 2026
  • Güncel
AMED- DAİŞ’in  gerçekleştirdiği saldırıda katledilen Veysel Özdemir’in annesi Rabia Özdemir, "33'ü de bizim çocuğumuzdu. İnsan bir karıncaya kıyamıyor ama bizim çocuklarımız öldürüldü. Hâlâ katiller yakalanmadı. Ölene kadar adalet mücadelesini bırakmayacağım” dedi.  
 
DAİŞ'in Kobanê direnişinden sonra orada yaşayan çocuklara oyuncak götürmek ve kenti onarmak üzere 20 Temmuz 2015 tarihinde Riha’nın Pirsus ilçesinde toplanan Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerine yönelik gerçekleştirdiği katliamın üzerinden 11 yıl geçti. Katliamda 33 düş yolcusu katledildi, 100’den fazla kişi yaralandı. Suruç Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin aileleri, aradan geçen 11 yıla rağmen her platformda adalet talebini yineliyor. Faillerin korunduğu, delillerin karartıldığı ve gerçek sorumluların yargılanmadığı bir süreçte, adalet arayışı sürüyor. 
 
Katliamda yaşamını yitiren Veysel Özdemir’in annesi Rabia Özdemir, oğlunu anlattı.
 
‘Artık Veysel’im yok’
 
Oğlu Veysel’i kaybetmenin acısını ilk gün gibi hissettiğini söyleyen Rabia Özdemir, “Veysel bir gün olsun aklımdan çıkmıyor, acım ilk gün gibi. Bir anda gitti, ondan dolayı her gün bu kapıdan içeri girecek diye düşünüyorum. Veysel o zamana kadar hiç şehir dışına çıkmamıştı, ilk defa o zaman şehir dışına çıkmıştı. Bayramın ikinci günüydü, biz köye gittik. Giderken bize veda etti. Biz bilmiyorduk onun Kobanê’ye gideceğini ama içime öyle bir his girdi, dedim acaba ben bir daha oğlumu göremeyecek miyim? Ailesine, özellikle bana çok bağlıydı. Sabah 11.00’de aradı, ‘kendine iyi bak ana’ dedi. Daha sonra köyde evdeyken Suruç’ta patlama olduğunu gördük. O sırada sanki üzerime soğuk su dökülmüş gibi oldum, yani bir şey olduğunu hissettim. O sırada Veysel’i aradım, bana cevap vermedi ama hiç aklıma gelmedi Veysel’in oraya gideceği. Akşam eve geldiğimde komşum dedi ki, ‘Veysel Suruç’a gitmiş.’ Dedim, ‘Suruç nerededir?’ Yaralıdır dediler ama gittik baktım, fotoğrafını arabaya koymuşlar. O zaman bildim ki artık Veysel’im yok. Oğlumun nasıl defnedildiğini görmedim, ondan inanmıyorum öldüğüne” dedi.
 
Çocuklar için gitmişti…
 
“Veysel’im çok yardımseverdi, çocuklar için gitmişti” diyen Rabia Özdemir, “Evin küçüğüydü, hiç dışarıda çalışmamıştı. Ona kıymıyorduk ama bir aylık işe girdi, çalıştı. O parayla çocuklara bir şeyler almıştı. Kendisine yeni ayakkabı, gömlek, pantolon almıştı. Daha yeni ayakkabısını, gömleğini giymeden eski kıyafetleri ile gitti, o bana dert oldu. Bir arkadaşı Veysel’e orada nerede yatacağız diye sormuş. Veysel de ‘gerekirse taşın üstünde yatarız, bu yardımı ulaştıracağız’ demiş. Paylaşmayı biliyordu, küçükle küçük, büyükle büyüktü, yufka yürekliydi” ifadelerini kullandı.
 
Hakikatin açığa çıkacağı bir barış
 
Rabia Özdemir, son olarak hakikatin açığa çıkarılacağı bir barıştan yana olduklarını ifade ederek şunları söyledi: “Şimdi onun adalet mücadelesini yürütüyoruz. Biz adalet istiyoruz. Ciğerimiz yanıyor. Ciğerimin bir parçası toprağın altına girdi. Bu çocuklar suçsuz, günahsızdı. 33’ü de bizim çocuğumuz. İnsan bir karıncaya kıyamıyor ama bizim çocuklarımız öldü. Hâlâ katiller yakalanmadı. Adalet yerini bulsun, biz de biraz rahat edelim. Bir çocuk öyle kolay kolay yetişmiyor. Ölene kadar adalet mücadelesini bırakmayacağım. Hakkımı da onlara helal etmiyorum. Barış istiyoruz ama dosyanın üstü kapatılmasın. 22 yaşındaki oğlum öldü, kime bunu yaptı? Buna yol açan bulunsun. Her Perşembe mezarına gidiyorum. Gitmezsem sanki kaybolmuş gibi hissediyorum, ‘oğlum beni bekliyor’ diyorum.”