Çocuğa yönelik cinsel saldırıya karşı yürüyüş: Sessiz kalmayacağız
- 15:14 8 Mayıs 2026
- Güncel
AMED - Fail Bekir Akbaba tarafından bir çocuğun cinsel saldırıya uğramasına karşı gerçekleştirilen yürüyüşte, “İlgili kurumlar kafasını başka yere çevirmekten vazgeçmelidir, istismar iddiaları ve dosyaları amasız fakatsız etkin ve şeffaf şekilde soruşturulmalıdır. Çocuklara söz veriyoruz demokratik toplumu inşa edeceğiz” denildi.
Demokratik Kurumlar Platformu (DEKUP) öncülüğünde Piran (Dicle) ilçesinde okul hademesi fail Bekir Akbaba’nın sistematik şekilde bir çocuğa cinsel saldırıda bulunmasına karşı yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Siyasi parti temsilcileri, belediye eşbaşkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri ve çok sayıda kişinin katıldığı yürüyüşte “İstismara sessiz kalmak toplum vicdanını karartmaktadır” pankartı açılarak sık sık “Jin jiyan azadî”, “susma” sloganları atıldı. “Jînen ciwan we hesabê bipirsîn”, “Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz” pankartları taşınarak gerçekleştirilen yürüyüşün ardından Çeşme Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirildi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Gençlik Meclisi üyesi Merve Öztutuş, basın açıklamasını okudu.
İşlemeyen koruma mekanizmaları
Çocukların, her gün yoksulluğa ve yoksunluğa maruz bırakıldığını ifade eden Merve Öztutuş, “Suçların üstü cezasızlık zırhıyla örtülmek istenmektedir. Bir çocuğun yıllarca bir erkek tarafından sistematik biçimde cinsel istismara maruz bırakılmış olması, tüm toplumun, tüm politik öznelerin, hepimizin ‘çocuklar için adalet’ diye haykırmamızı zorunlu kılmaktadır. Bizler biliyoruz ki adalet yalnızca failin tutuklanmasıyla sağlanmaz. Adalet; sorunların, suçların kök nedenlerinin ortadan kaldırıldığı, zihni dönüşümün sağlandığında mümkün hale gelir. Fail yakınlarının mağdurlar üzerinde kurduğu baskılar ve kimi ‘politik odakların’ da bunun bir parçası olması, ülkede çocuk istismarını büyüten asıl karanlık zemini ve zihniyeti açıkça göstermektedir. Bu da baskı ve korkuyla yaratılan suskunluk ve cezasızlıktır! Adaletin tecelli edeceğine olan inancın ise ortadan kalkmasıdır. Mesele esasında, çocuk koruma mekanizmalarını işletmeyen ve çocuk odaklı şekilde revize etmeyen sistemin bir sonucudur! Çünkü bir çocuk yıllarca istismara maruz bırakılıyorsa orada yalnızca bir fail yoktur, orada işlemeyen koruma mekanizmaları, zamanında devreye girmeyen kurumlar vardır” dedi.
‘İlgili kurumlar kafasını başka yere çevirmekten vazgeçmeli’
Açıklamanın devamında Merve Öztutuş, şu ifadeleri aktardı: “Çocuklar, huzur ve barış içinde yaşama; bedensel ve ruhsal bütünlüğünü koruma; sağlıklı büyüme ve gelişme hakkına sahiptir. Bu haklar, hiçbir kurumsal yapı, politik odak ve kişi tarafından engellenemez, engellenmemelidir. İlgili kurumlar kafasını başka yere çevirmekten vazgeçmelidir, istismar iddiaları ve dosyaları amasız fakatsız etkin ve şeffaf şekilde soruşturulmalıdır. Cezasızlık politikasından derhal vazgeçilmelidir. Çocuk koruma mekanizmaları çocuk hakları perspektifi uyarınca yeniden düzenlenmeli ve eksiksiz uygulanmalıdır.”
‘Çocuklara söz veriyoruz demokratik toplumu inşa edeceğiz’
Burada konuşan DEM Parti Çocuk Komisyonu Eş Sözcüsü Beritan Güneş Altın, “Bir çocuğa sistematik uygulanmış tecavüzü deşifre etmek için buradayız. Okulların eğitim merkezi olmanın ötesinde suç mahalline dönüştüğüne şahitlik ediyoruz. Çocuklar okulda suça maruz kalıyorsa okulların mevcut sistemden ayrı değerlendirmeyeceğimiz karşımızda duruyor. Bugün burada Dicle halkı güçlü irade ile toplumsal çürümenin karşısında yer alacağını ifade ediyor. Bütün çocuklara ifade ediyoruz çocuklara yönelmiş suçu kabul etmeyeceğiz, sessiz kalmayacağız. Demokratik toplumu inşa edeceğiz çocuklara söz veriyoruz. Hiçbir çocuk kadın kendini yalnız hissetmesin.2 yıl boyunca bir çocuk tecavüze uğruyorsa devlet mekanizmaları tespit edemiyorsa çocuğu koruma mekanizması işlemiyor demektir. Birçok eve mutsuzsa geliyorsa, okula gitmek istemiyorsa o çocuğun mutlaka derdi vardır bununla ilgilenmek tüm toplumun sorunudur. Çocukları edilgen görmekten vazgeçin” sözleriyle çağrı yaptı.
Açıklama, sloganlarla son buldu.







