Hasta tutsakların durumuna dikkat çekildi

  • 14:38 7 Mart 2026
  • Güncel
İSTANBUL/ANKARA - İstanbul ve Ankara’da yapılan açıklamalarda, hasta tutsakların cezaevlerinde ağır hastalıklarla yaşam mücadelesi verdiği belirtilerek, tedavi hakkının engellenmemesi ve hasta tutsakların serbest bırakılması çağrısı yapıldı.
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’nun 728’inci F Oturması’nda, Marmara Bölgesi’ndeki cezaevlerinde tutsak bulunan kadınların durumuna dikkat çekildi. Açıklamada, “Tedavi haktır engellenemez” ve “Kadın hasta mahpuslar serbest bırakılsın” pankartı açılarak, sık sık “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Yaşasın 8 Mart” sloganları atıldı.
 
Açıklamayı Hapishane Komisyonu Sözcüsü Meral Nergis Şahin okudu. Cezaevlerinde kadınlara yönelik ayrımcılık ve şiddetin son bulması gerektiğini belirten Meral Nergis Şahin hasta, engelli ve yaşlı kadın mahpusların serbest bırakılması çağrısı yaptı.
 
8 Mart vurgusu
 
Meral Nergis Şahin, “Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü verilerine göre 2 Mart 2026 itibarıyla cezaevlerinde 412 bin 991 mahpus bulunuyor. Bunların 19 bin 944’ü kadın  mahpus. Kadın mahpusların 216’sı 18 yaş altı, 242’si ise 65 yaş üstü kadınlardan oluşuyor. 4 bin 942’si açık, 14 bin 786’sı ise kapalı hapishanelerde tutuluyor” dedi. 
 
‘Hak ihlallerinden en fazla kadınlar etkileniyor’
 
Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin tüm tutsakları etkilediğini belirten Meral Nergis Şahin, bazı grupların bu ihlallerden çok daha ağır biçimde etkilendiğini söyledi. Meral Nergis Şahin, “Düzenli olarak hazırladığımız raporlar ve yapılan çalışmalar; hapishanelerde mevzuat ve uygulamalardan kaynaklanan hak ihlallerinin tüm mahpusları etkilediğini gösteriyor. Ancak yaşlılar, çocuklar, hastalar, engelliler, yabancılar, LGBTİ+’lar ve kadınların bu ihlallerden daha fazla etkilendiği görülüyor” diye belirtti. 
 
‘Kadın tutsaklar eril şiddete maruz kalıyor’
 
Kadın tutsakların günlük yaşamda maruz kaldığı uygulamaların ayrımcı ve aşağılayıcı olduğunu dile getiren Meral Nergis Şahin, kadınların çok sayıda ihlalle karşı karşıya olduğunu belirtti. Meral Nergis Şahin, “Mahpus kadınlar günlük yaşamlarında tehdit, küfür, aşağılayıcı muamele, taciz, sömürü ve fiziki şiddete maruz kalabiliyor. Hamile, ileri yaşta veya engelli kadınların hastane ve adliyeye gidişlerinde ring aracına kelepçeli bindirilmesi, çıplak arama dayatmaları, aramaların erkek infaz memurları tarafından yapılmak istenmesi ve jinekolojik muayenelerin dahi asker yanında ve kelepçeli yapılmaya çalışılması gibi çok sayıda hak ihlali yaşanıyor” ifadelerini kullandı. 
 
Yoksulluk ve çocuklar
 
Ekonomik krizin hapishanelerdeki kadınları daha da ağır bir yoksulluğa sürüklediğini belirten Meral Nergis Şahin, çocukların anneleriyle birlikte  cezaevlerinde kaldığını dile getirdi. Meral Nergis Şahin “Ekonomik krizle birlikte hapishanelerde ağır bir yoksulluk ortaya çıktı. Bu durum kadın mahpusların yanı sıra anneleri ile birlikte hapiste kalan 0-6 yaş grubu çocukların sağlık ve gelişimlerini de olumsuz etkiliyor. Bu nedenle iaşe bedellerinin artırılması ve temel ihtiyaçların devlet tarafından karşılanması gerekiyor” dedi.
 
Marmara’daki hasta kadın tutsaklar 
 
Marmara Bölgesi’ndeki cezaevlerinde çok sayıda hastalıkla mücadele eden kadınların yaşam mücadelesi verdiğini belşrten Meral Nergis Şahin, “Kadın mahpuslar kanser, diyabet, KOAH, kalp ve damar hastalıkları, hipertansiyon, şizofreni, kadın hastalıkları, böbrek yetmezliği, astım ve romatizma gibi ağır hastalıklarla hapishanelerde yaşam mücadelesi veriyor. Tedaviye erişimde yaşanan engeller ve ayrımcılık bu mücadeleyi daha da zorlaştırıyor” diye ifade etti.
 
‘Hasta tutsaklar serbest bırakılmalı’
 
Hasta, engelli, yaşlı ve çocuklu kadın mahpusların serbest bırakılması talebinde bulunan Meral Nergis Şahin, “Hapishanelerin sivil denetime kapalı olması ve bilgiye erişimdeki kısıtlamalar nedeniyle ihlallerin boyutuna dair tam bilgiye ulaşılamıyor. Buna rağmen elde edilen veriler ihlallerin vahametini gösteriyor. Tedaviye erişimin önündeki engeller kaldırılmalı, hasta, engelli, yaşlı ve 0-6 yaş aralığında çocuğu bulunan kadın mahpuslar serbest bırakılmalıdır” dedi.
 
Açıklamada yer verilen hasta tutsaklar ise şu şekilde:
 
Bakırköy Kadın Cezaevi
 
*Dilek Öz: Kalp, kronik astım, yüksek tansiyon ve böbrek hastası.
 
*Elif Yaş: Kalp hastası,
 
*Fatma Tokmak: İleri derecede Kalp , Varis, mide ve tansiyon hastası.
 
*Jiyan Erdinç: Kalça protezi bulunmakta, ancak iki koltuk değneği ile ayakta durabilmekte.
 
*Süreyya Bulut: Wernicke Korsakoff olup, kafasında bulunan ve çıkartılamadığı için yaşamına ağır risk oluşturan şarapnel parçaları ile yaşıyor ve bir gözü görme yetisini kaybetmiş durumda. 
 
*Şükran Avşar: Şizofreni hastası. 
 
*Burcu Çınar:  Karaciğer hastası.
 
*Felek Gün :Kronik Hepatit Hastası.
 
*Songül Yıldırım: KOAH hastası. 
 
*Şivakar Ataş:  Kalp ve yüksek tansiyon hastası.
 
*Tenzile Acar: Kronik Hepatit B ve ağır Tüberküloz hastası.
 
*Döndü Şen: Bel ve Boyun fıtığı, hemoroit, ileri derecede kireçlenme ve kas yırtılması hastası. 
 
Kocaeli/Gebze Kadın Kapalı Cezaevi
 
*Fadime Coşar: Yumurtalık kanseri hastası.
 
*Hazine Alçı:: dizden kalçaya kadar platin takılmış olup, desteksiz ayakta duramamakta. 
 
*Güneş Tekin: Rahim kanseri ve Akciğer, sırt ve kaburgalarında bulunan şarapnel parçaları nedeni ile ağır sağlık sorunları var.
 
*Havva Ak: Rahim ve Meme Kanseri .
 
*Helin Öncü: Akciğer ve karaciğer yetmezliği hastası.
 
*Remziye Baloğlu: Kronik Behçet ve kemik erimesi hastası.
 
*Ruhşan Bozan: Behçet, kemik ve kas erimesi hastası. Bu hastalıklara bağlı anemi yanında mide rahatsızlıkları, görme kaybı ve ileri derecede unutkanlık yaşıyor. 
 
*İpek Cigretaş: Kalp ve tansiyon hastası.
 
*Zeliha Bulut: Allerjik astım yanında  kas ve  kadın hastalıklarına bağlı ağır sorunlar yaşıyor.
 
*Besiye Özer:  Rahim Kanseri hastası.
 
*Ceylan Gürbüz:  yüzde 86 engelli, Kalp  ve  epilepsi hastası. 
 
*Saime Afşin:  Ağır engelli, tekerlekli sandalyede yaşamını sürdürüyor. 
 
*Cemray Baş:  Astım ve Diyabet hastası. 
 
*Derya Moray: Ağır ağız ve diş hastalıkları var. 
 
*Gönül Erdoğan:  İleri derecede kemik erimesi hastası.
 
*Nihal Altunta:-  Göz  ve jinekolojik hastalıkları var. 
 
*Türkan İpek: Ağır psikolojik rahatsızlıkları var.
 
Kocaeli/Kandıra 1 No.lu F Tipi Cezaevi
 
*Deniz Tepeli: Yumurtalık kisti hastası. 
 
*Diren Yaşa:  Akciğerlerinde ve omurilik bölgesinde  bulunan şarapnel parçaları nedeniyle ağır sağlık sorunları var, aynı zamanda  şizofreni  hastası.
 
*Yeliz Türkmen- Böbrek hastası.
 
İstanbul/Silivri 9 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi
 
*Seval Yaprak: kalp hastasıdır.
 
*Yasemin Karadağ: Böbrek nakli olan mahpus aynı zamanda hipertansiyon ve kemik erimesi hastası.
 
*Mesude Pehlivan: Yumurtalık ve mide kanseri.
 
*Kamile Kayır: Kalp, Mide kanseri ve Lenf tüberkülozu hastası.
 
*Bursa/Yenişehir Kadın Hapishanesi’nde:
 
*Fatma Demir: Rahim kanseri, iltihaplı romatizma ve böbrek hastası.
 
*Zeynep Genlioğlu: Sağ kolunu kullanamıyor, %54 engelli raporu mevcut.
 
 Düzce T Tipi Cezaevi
 
*Aysun Şahin: Kalp, eklem romatizması ve MS (Multiple Skleroz) hastası, arkadaşlarının yardımı ile yaşamını sürdürüyor, 48 engelli. 
 
*Nazlı Çatpınar: Kronik astım hastası.
 
Ankara 
 
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, ağır hasta tutsakların tahliye edilmesi ve tüm hasta tutsakların tedaviye erişiminin sağlanmasını talebiyle yaptığı 600'üncü basın açıklamasını 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla “Kadın hasta mahpuslara özgürlük” talebiyle gerçekleştirdi.
 
Açıklamada “Tedavi hakkı engellenemez hasta mahpuslar serbest bırakılsın” pankartı açılırken “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Tecrit işkencedir tecrite son” sloganları atıldı. 
 
Basın metnini İnsan Hakları Derneği Ankara Şube Yöneticisi Sevil Turgut okudu.
 
‘Kadın tutsaklar çoklu hak ihlalleriyle mücadele ediyor’
 
Bu hafta 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla, kadın hasta mahpusların hapishanelerde maruz bırakıldığı çoklu ayrımcılığa ve sağlık hakkı ihlallerine dikkat çektiklerini belirten Sevil Turgut,  “ Kadın mahpuslar yalnızca hastalıklarıyla değil; hijyen koşullarının yetersizliği, kadın sağlığına özgü ihtiyaçların göz ardı edilmesi, mahremiyeti zedeleyen uygulamalar, kelepçeli muayene ve sevklerde yaşanan gecikmeler, erişilemeyen tedaviler, tecrit koşulları ve kimi cezaevlerinde çıplak arama dayatmasıyla da mücadele etmektedir. Kadınların beden bütünlüğü, mahremiyeti ve onuru; cezaevi duvarlarının ardında sürekli bir denetim ve baskı nesnesi haline getirilemez. Kadın hasta mahpusların sağlık hakkının geciktirilmesi, çoğu kez önlenebilir ağırlaşmalar ve önlenebilir ölümler anlamına gelmektedir” şeklinde konuştu.
 
Bünyan ve Sincan cezaevlerinde bulunan hasta tutsaklar
 
Sincan Kadın Kapalı Cezaevi ile Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi'nde tutulan hasta tutsakların sağlık durumlarına dair bilgi veren Sevil Turgut,  “Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi’nde; Ayşe Gökkan’da işitme kaybı ve kalp rahatsızlıkları, Ayşe Topçu’da göğüs ve sırtta şarapnel parçalarına bağlı nefes darlığı ve ağrılar ile bel fıtığı; Pınar Tikit’te beyinde kist nedeniyle bayılma ve kriz atakları; Rihan Kavak Özbek’te kas-sinir erimesi, astım, guatr ameliyatı sonrası takip gereksinimi, bel fıtığı ve göğüste kitle ile panik atak; Semire Direkçi’de hipertansiyon, kalp ritim bozukluğu, migren, guatr, alerji/ürtiker, yumurtalıklarda kistler, kansızlık ve bağırsak hastalıkları; Zilan Demir’de ileri görme bozukluğu ve ameliyat gereksinimi; Bermal Birtek’te kalp hastalığı; Gülşan Adet’te eklem iltihabı/ankilozan spondilit, ülser, beyinde damar tıkanıklığı, boyun-bel fıtıkları ve sürekli takip gereksinimi; Nedime Yaklav’da böbrek hastalığı ile birlikte guatr, alerji ve hipertansiyon; Selver İspir’de kalp hastalığı; Selver Yıldırım’da 30 yıllık mahpuslukla birlikte sağ göz kaybı, diğer gözde ileri görme düşüklüğü ve ödem ile el-kollarda işlev kaybı nedeniyle günlük yaşamı tek başına sürdürememe; Şükran Aydın’da bağırsak rahatsızlıkları; Zerrin Yılmaz’da panik atak ve haşimato; Fadik Adıyaman’da iki kez rahim ameliyatı, kanser tehlikesi ve tiroid sorunları nedeniyle sürekli takip gereksinimi bulunmaktadır” diye konuştu.
 
Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi'nde sağlık sorunlarının bazı tutsakların doğrudan tehdit eder nitelikte olduğunu vurgulayan Sevil Turgut,  Tutsak Dicle Bozan’ın bir bacağının ampute, diğer bacağında şarapnel parçalarının ve  bağırsakları parçalandığı için kolostomi torbasıyla yaşamak zorunda olup migren ve epilepsi nedeniyle bayılmalar yaşadığını söyledi.  
 
Sevil Turgut, hasta tutsakların sağlık durumlarına dair şu aktarımda bulundu: Dilşad Şengül’de kalp ve akciğerde ağır zedelenmeler, yemek borusunda hasar ve yutma güçlüğü, büyük damarda yırtılma sonrası dikiş, vücutta kalan şarapnel parçaları, sağ kolda ilerleyen hareket kaybı ve parmak kayıpları nedeniyle ağır bir engellilik tablosu vardır.
 
Melek Akgün’ün kalp hastalığı ve stent, ileri kemik erimesi, KOAH, romatizmal hastalık, böbrek yetmezliği ve yüksek engellilik oranı nedeniyle hayatını tek başına sürdüremediği bildirilmektedir.
 
Naime Encü’de gözde katarakt ve tümör şüphesi, ameliyat ihtiyacı, bel-boyun fıtıkları, dizlerde menisküs, işitme kaybı ve akciğer sorunları var. Nazlı Soglin’de ülser, beyin damarlarında sorunlar, kalp kapakçığında kalınlaşma, eklem hastalığı, yumurtalık kisti ve nefes darlığı bulunuyor. Şilan Çetiner’de beyinde kitleye bağlı kusma, baş ağrısı, titreme ve kulak uğuldaması ile boyun kemiğinde çatlak mevcut.
 
Dilek Arsu’da sürekli kanama olmasına rağmen tanı ve kadın doğum değerlendirmesine erişemiyor.  Elif Deniz’de astım, Fecriye Benek’te kolda platin ve ağrılarla birlikte migren, Gülazer Akın’da böbreklerde uzun süredir kist, yutkunma güçlüğü, ellerde şişme-ağrı, bel fıtığı, Gülgeş Tatlı’da epilepsi atakları, kolda pıhtılaşma ve yoğun ağrı, vücutta mermi-şarapnel parçaları ve ameliyatları yapılmıyor. Hiyem Yolcu’da bacaklarda iltihaplı yaralar ve düşük kan değerleri, Jiyan Ay’da bel fıtığı ve bacakları tutmuyor.
 
Medya Aslan’da ileri astım ve nefes darlığı bulunurken Nurcan Ersöz’de guatr; Zeycan Uçar’da böbrek ve romatizmal sorunlar ile teşhis ve takip aksaklıkları bulunmaktadır.  Ayrıca Sermin Demirbağ, Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi’nden Kayseri/Bünyan Kadın Kapalı Hapishanesi’ne sevk edilmiştir; kendisi astım ve ülser hastasıdır ve sevk/sürgün pratiği, kadın mahpusların tedavi sürekliliğini daha da zayıflatan bir risk alanı yaratmaktadır.”
 
‘İnfaz rejimi hukuk dışı bir uygulamaya dönüştü’
 
Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde hasta tutsakların tedaviye erişemediğini belirten Sevil Turgut,  aynı zamanda koşullu salıverilme hakkının keyfi biçimde engellenmesinin sistematikleştiğini belirtti.  Sevil Turgut,  İdare ve Gözlem Kurulları eliyle kadın tutsakların infazlarının “yakılması” ve koşullu salıverilme tarihlerinin ertelenmesinin, Türkiye’de infaz rejiminin hukuk dışı bir uygulamaya dönüştürüldüğünün açık örneklerinden biri olduğunu söyledi. Sevil Turgut, “İGK’nin 2021’den itibaren mahkemelerin yerine geçer gibi tutsakların özgürlük haklarını gasp eden kararlar vermesinin siyasi kimlik ve düşünsel tutum üzerinden “pişmanlık” dayatmasını esas alan soyut değerlendirmelerle tahliyeleri engellemesi kabul edilemez. Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi’nde 2021 Ocak ayından itibaren koşullu salıverilme tarihi gelen kadın mahpusların tahliyelerinin engellendiği; bugüne kadar çok sayıda kadının bu hakkının gasp edildiği bilinmektedir. Daha da ağır olan ise, bu keyfi infaz uzatma pratiğinin hasta kadın mahpusları da kapsayacak şekilde işletilmesidir. Tedaviye erişimi zaten sınırlı olan, ciddi ve kronik hastalıklarla yaşayan kadın mahpusların, bir de koşullu salıverilme haklarının engellenmesi yoluyla cezaevinde tutulmaya devam edilmesi; sağlıklarının geri dönüşsüz biçimde bozulmasına yol açan, insan onuruyla bağdaşmayan bir uygulamadır” diye belirtti.
 
‘İGK’nin keyfi kararları geri alınsın’
 
Sincan Cezaevi başta olmak üzere tutsaklar üzerinde keyfi biçimde sistematikleşen infaz uzatma ve koşullu salıverme hakkının engellenmesinin son bulmasını talep eden Sevil Turgut, İGK’nin keyfi kararlarının geri alınmasını, “pişmanlık” dayatması ve ideolojik gerekçelerle özgürlük hakkının gaspının sonlandırılması çağrısında bulundu. Sevil Turgut,  “Kadınların yaşam hakkı, sağlık hakkı ve onuru pazarlık konusu değildir. 8 Mart’ın eşitlik ve özgürlük çağrısı, hapishane duvarlarının ardında daha da yakıcıdır. Kadın hasta mahpusların tedavisi geciktirilemez; ağır hasta kadın mahpuslar derhâl serbest bırakılmalıdır. Hapishanelerdeki hasta mahpusların durumunu kamuoyuna duyurmaya ve çözüm talep etmeye devam edeceğiz” dedi.