Sancaktepe’de buluşma: İnsan onuruna uygun bir ücret istiyoruz

  • 18:03 30 Kasım 2025
  • Güncel
İSTANBUL – 10 siyasi parti öncülüğünde “Ekmeğimiz için buluşuyor” şiarıyla gerçekleştirilen buluşmada, “İmralı'ya da gideceğiz, bu ülkeye barışı da getireceğiz. Hakkımız olan ekmeğimizi yeniden kazanacağız” mesajı verildi.
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Emekçi Hareket Partisi (EHP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Sosyalist Dayanışma Platformu (SODAP), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), Devrimci Parti ve Yeşil Sol Parti öncülüğünde, İstanbul’un Sancaktepe ilçesinde bulunan Demokrasi Caddesi’nde “Ekmeğimiz için buluşuyor” şiarıyla bir buluşma gerçekleştirildi. Buluşmaya her kesimden yurttaş yoğun ilgiyle katıldı. DEM Parti, TİP, SMF, Devrimci Parti’nin bayraklarının yer aldığı buluşmada sık sık “Bîjî Serok Apo”, “Bê Serok Apo” sloganları atıldı. Buluşmada imzacı bulunan tüm temsilciler tek tek söz aldı.
 
‘Hakkımızı mücadele ederek kazanacağız’
 
Şafak Grubu’na ait Özel Okmeydanı Hastanesi’nde çalışan 180 sağlık emekçisinin, 10 Kasım gecesi işsiz bırakıldığına dikkat çekerek sözlerine başlayan sağlık çalışanı Sema Arslantürk, sağlık sisteminin insanları yaşatmak için değil, sermayeyi yaşatmak için var olduğunu ifade etti. Sema Arslantürk, “Bizler bu zihniyetin mağdurlarıyız. Kopyala yapıştır mantığıyla 10 Kasım günü bizlerin emeğini gasp etmeye çalıştılar. Biz direndik, boyun eğmedik. 21 gündür direnmekteyiz. O kopyala yapıştır senaryolarını kabul etmiyoruz. Hiçbir hak, mücadele edilmeden kazanılmaz. Biz bu hakkımızı mücadele ederek kazanacağız. Geri adım atmayacağız. Tüm sağlık emekçilerine sesleniyoruz; yalnız değilsiniz, biz bu yolda hep birlikte mücadele edeceğiz” dedi.
 
Mücadele mesajı
 
TÖP Sözcüler Kurulu üyesi Juliana Gözen, “Biz bugün depoların, atölyelerin, fabrikaların, işçilerin, emekçilerin semtindeyiz. Ekmeğimizi büyütmek için bugün buradayız. İşçi emekçiler memleketin dört bir yanında tek tek bütün hakları yok sayılıyor. Her gün daha fazla çalışıyoruz. Bizler çalıştıkça onlar daha da zenginleşiyor" diyerek şunları kaydetti: "Asgari ücret açlık sınırının altında. Türkiye’deki işçi emekçi sınıfı, daha az ücretle bir yaşama mahkûm ediliyor. Mecliste bütçe görüşmeleri olacak. O bütçe, savaşın bütçesidir; işçinin, emekçinin bütçesi değil. İktidarın tercihlerinin bir kez daha patronlara ve sermayeye verildiğini görüyoruz. Savaşa ayırdıkları bütçeye dokunmuyorlar. Dokundukları tek bir şey var, o da bu halkın yaşamı. Refah bir ülke diyorlar ama biz o ülkenin arkasında nelerin olduğunu biliyoruz. Dilovası’nda 6 kadın yaşamını yitirdi, bunu biliyoruz. Her şey açık: Bu iktidarın sermaye dışında başka bir düşüncesi yok. Ekmeğimizi küçültmeye devam edecek. Bu meydanda olduğu gibi yan yana geleceğiz, birleşeceğiz ve sermayeye karşı mücadele edeceğiz. İnsanca, onurlu bir yaşam için, demokratik bir cumhuriyet için mücadele edeceğiz.”
 
‘İnsan onuruna uygun bir ücret istiyoruz’
 
ardından söz alan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Didem Göçer, “Bu bütçe işçileri daha da sömürmek için vardır. Emeğimizi görmezden gelen, suyumuzu ve toprağımızı yağmalayan bir bütçedir. Biz milyonlarız, bizi yok sayamazsınız. Bizim çocuklarımız okula aç giderken huzur içinde yaşayamayacaksınız. Asgari ücrette söz hakkı verilmemesini kabul etmiyoruz. Asgari ücret belirlenirken söz hakkı tanımayanlara sesleniyoruz: Toplumsal barış ve adalet için mücadele edeceğiz. Eğitimde, sağlıkta insan onuruna uygun bir ücret istiyoruz” ifadelerini kullandı.
 
İmralı vurgusu
 
Son olarak konuşan DEM Parti Grup Başkan Vekili Sezai Temelli, 27 Şubat’ta Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yapmış olduğu çağrıyı hatırlatarak şöyle konuştu: “Savaş varsa yoksulluk var. Bize ait olan bütçe İHA’lara, SİHA’lara, tüfeklere, mermilere gitti. Kürt meselesinin demokratik çözümünden kaçanlar, sermayeye körü körüne çevirdi. İmralı’ya da gideceğiz, bu ülkeye barışı da getireceğiz. Hakkımız olan ekmeğimizi yeniden kazanacağız. Çünkü başka çaremiz yok. Bizim yegâne yolumuz barıştır, adalettir. Biz adalet mücadelesi veriyoruz. En büyük adaletsizlik yoksulluktur. Kimse müzakereden kaçmasın. Bu mücadelenin büyütülmesinin yolu müzakereden geçer. Biz kimseden af istemiyoruz. Adalet istiyoruz. Ekmek için adalet istiyoruz.”
 
Buluşma, konuşmaların ardından stranlarla son buldu.