DEM Parti ve Saadet Partisi görüştü: Meclis'ten bir heyet Suriye'ye gitmeli

  • 15:20 29 Ocak 2026
  • Siyaset
ANKARA - DEM Parti Eş Genel Başkanları, Rojava'ya yönellik saldırılara ilişkin Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ile görüştü. Görüşmede her iki parti de, Meclis'te bir komisyon kurularak, HTŞ ve Kürtlerle görüşülmesinin önemli olacağını vurguladı. 
 
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Rojava'ya yönelik saldırılara ilişkin Saadet Partisi ile bir araya geldi. Saadet Partisi yöneticileri, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, Grup Başkanvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sezai Temelli'nin yer aldığı heyeti kapıda karşıladı.
 
Yaklaşık 1 buçuk saat süren toplantının ardından ortak basın açıklaması yapıldı.
 
Tuncer Bakırhan, yeni Suriye’nin inşasında tekçi bir anlayıştan vazgeçilmesi gerektiğini belirtti. Tek taraflı ateşkese rağmen hala Kobanê ve Rojava’ya HTŞ tarafından saldırılar gerçekleştirildiğini kaydeden Tuncer Bakırhan, siyasi partilere düşen sorumluluğun Suriye’nin kapsayıcı bir yaklaşıma sahip olmasını savunmak olduğunu belirtti. Tuncer Bakırhan, “Ateşkes karşılıklı silahları durdurup diyalogla müzakereyle orada var olan sorunları masaya yatırarak, Suriye'nin renkliliğine, mozağine uygun sonuçlar ortaya çıkarmak üzerine yapılıyor. Bu ateşkes devam etmeli, çatışmalar durmalı. Başta Kobanê olmak üzere orada kuşatma altında bulunan bölgelere insani yardım koridorları açılmalıdır” dedi. 
 
'Buradan bir komisyon HTŞ ve Kürtlerle görüşmeli'
 
Tuncer Bakırhan, siyasi partileri kapsayacak bir komisyonun Şam yönetimi ile diyalog geliştirmesini önerdiklerini belirterek, “Mecliste oluşturulacak, hatta bütün siyasi partileri kapsayacak bir komisyon başta Kürtlerin yaşadığı kentler olmak üzere Şam yönetimi ile görüşmelidir. Yerinde incelemelidir. Tek taraflı algılarla oluşturulan bir şekilde biz Suriye hakkında konuşamayız. Bir çözüm yolu bulamayız” sözlerini kullandı. 
 
‘Meclis’ten bir heyetin Suriye’ye gitmesi önemli’
 
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ise, bölgede oyun kurucu olan ve planları yönetenlerin ABD ve İsrail olduğuna dikkat çekerek, buna göre hareket etmek gerektiğine işaret etti. Siyonizmin etnik ve mezhepsel farklılıkları kendi çıkarları için kullandığını kaydeden Mahmut Arıkan, “Eğer masada Amerika ve İsrail varsa Saadet Partisi 60 yıla yakındır, siyaset sahnesinde yer alan bir parti, her zaman bu iki ülkenin karşısında yer almıştır. Suriye'nin çok kısa bir şekilde toparlanarak, bütün etnik kökenli insanlara eşit hak dağılımını yapabilmesi gerekir. DEM Parti'nin kıymetli heyetinin daha önce bir teklifi vardı. Türkiye'nin Suriye'de bir garantör ülke olmasını teklif etmişti. Bu teklifi de biz önemsiyoruz ve Türkiye'nin bu noktada Suriye'deki bütün hakların mağdur olmayacak bir düzene yeni anayasa yapılana kadar garantörlük görevini üstlenmesini de önemsiyoruz. Yakın zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bir heyetinin de gerek Şam yönetimiyle, gerek Şam'da yaşayan diğer köken milletlerle halklarla bir araya gelmesini, bir rapor hazırlamasını ve dünya kamuoyuna da doğru bilgilendirme yapmasını önemsiyoruz. Meclisimizin bir heyet oluşturarak bölgeye bir an önce gitmesini önemsediğimi söylüyorum. İran'a böyle büyük bir savaş hazırlığının olduğu bir süreçte Türkiye'nin de komşularıyla hem yakın diyalog hem de adil bir işleyişi temin etmede daha fazla inisiyatif daha fazla rol almasını önemsiyoruz” diye konuştu.