Kayıp yakınları adalet istedi
- 14:27 10 Ekim 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - Birçok kentte, düzenlenen “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eyleminde adalet talep edilerek, faillerin yargılanması istendi.
İnsanlar Hakları Derneği (İHD) ve kayıp yakınları tarafından “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” şiarıyla birçok kentte eylem düzenlendi.
Amed
İHD ve kayıp yakınları, eylemlerinin 922’nci haftasında Amed’in Rêzan (Bağlar) ilçesi Koşuyolu Parkı’nda bulunan Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Bu hafta Amed’in Pasûr (Kulp) ilçesinde 9 Ekim 1993 tarihinde köye dönüş hazırlıkları yaptığı esnada gözaltına alınan ve bir daha evine dönemeyen Mehmet Salih Akdeniz hikayesi okunurken, Mehmet Salih Akdeniz ile birlikte göz altına alınan ve kaybettirilen Celil Aydoğdu, Behçet Tutuş, Mehmet Şerif Avar, Hasan Avar, Bahri Şimşek, Mehmet Şah Atala, Turan Demir, Abdo Yamuk, Nusreddin Yerlikaya, Ümit Taş’ın da akıbeti soruldu.
İHD Amed Şubesi Kayıp Komisyonu üyesi Murat Yüksek, Mehmet Salih Akdeniz’in Amed’in Pasûr ilçesi Kanika köyünde ikamet ettiğini belirterek, gözaltına alınması ve ardından yaşanan gelişmeleri anlattı.
AİHM’in Mehmet Salih Akdeniz ile birlikte gözaltında kaybedilen 11 kişi ile ilgili davada Türkiye’yi mahkum ettiğini hatırlatan Yüksek, yaklaşık 11 yıl sonra 2004 yılının Kasım ayında Pasûr ilçesi Nederan köyünde bir çoban tesadüfen dere yatağında insan kemiklerine rastladığı ve ardından yapılan testlerde kemiklerin söz konusu kişilere ait olduğunun ortaya çıktığını söyledi. Yüksek, olayla ilgili yürütülen tüm yargısal girişimlerin sonuçsuz bırakılarak dosyanın zaman aşımına uğratıldığını kaydetti.
Açıklama oturma eyleminin ardından son buldu.
Colemêrg
Kayıp yakınları, İHD Colemêrg Şubesi yöneticileri, eylemlerinin 248'nci haftasında Gever (Yüksekova) ilçesinde bulunan Sanat Sokağı’nda bir araya geldi. Bu haftaki eylemde Colemêrg'in Çelê (Çukurca) ilçesine bağlı Marufan köyünde 15 Ağustos 1995 gözaltına alındıktan sonra katledilen Hacı Ahmet Er'in akıbetini sordu. Eylemde "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" pankartı ile yaşamını yitirenlerin fotoğrafları taşındı.
Açıklama yapılan oturma eylemi ile son buldu.
Riha
İHD Riha Şubesi, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eylemi için Novada Park AVM önünde basın açıklaması yaptı. Kayıp yakınları, eyleminin 85’inci haftasında 47 yıl önce gözaltında kaybettirilen Bedirhan Tüysüz’ün akıbetini sordu.
Tehdit, gözaltı, faili meçhul...
Basın metnini Bedirhan Tüysüz’ün torunu Avukat Memet Tüysüz okudu. Açıklamada, “85 haftadır gözaltında kayıplar gerçeğine ve bu suça eşlik eden cezasızlık politikalarına dikkat çekmek için bu toprakların en uzun hakikat ve adalet arayışını sürdürüyoruz. Bedirhan Tüysüz, köyde tarımla uğraşan çevresinde sevilen, sayılan birisiydi. Kasım 1979’da korucular köye silahlı baskın yaptı. Bedirhan Tüysüz’ün 13 yaşındaki oğlu ve eşini rehin aldılar. Bedirhan Tüysüz’e, ‘Ailen elimizde, gel konuşalım’ diye haber gönderdiler. Bunun üzerine Bedirhan Tüysüz olay yerine geldi, ancak onu zorla araca bindirip kaçırdılar. Jandarma ve Kaymakamlığa başvuran aile, kaçırılan oğullarının bulunmasını talep etti. Tüysüz’ün, Söyütlü köyünde zorla alıkonulduğu belirtilmesine rağmen ailenin bu iddiası araştırılmadı; savcılıklara yaptıkları suç duyuruları takipsizlikle sonuçlandı. Zorla kaybedilmesinden sorumlu olanların etkin biçimde soruşturulup yargılanmasını ve cezasızlık politikalarına son verilmesini talep ediyoruz” denildi.
Açıklama, bir dakikalık oturma eyleminin ardından son buldu.
Êlih
İHD Êlih Şubesi ve kayıp yakınları, eylemlerinin 758'nci haftasında Gülistan Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya geldi. “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” pankartının açıldığı bu haftaki eylemde, Ankara katliamına dikkat çekildi. Eyleme çok sayıda kişi katıldı.
Açıklamayı yapan İHD Êlih Şube Eşbaşkanı Ahmet Şiray, barış ve adalet için bir araya gelenlerin katledidiğini hatırlatarak, "Ülke tarihinin en ağır katliamlarından biri olarak hafızalara kazınan 10 Ekim, yalnızca yaşamını yitirenlerin ailelerinin ve yakınlarının değil, barışa, demokrasiye ve özgür bir geleceğe inanan herkesin ortak acısı oldu. Aradan geçen yıllara rağmen acımız ilk günkü tazeliğini koruyor" dedi.
Eylem oturma eylemi ile son buldu.
İzmir
İHD İzmir Şubesi, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” şiarıyla eski Sümerbank önünde basın açıklaması yaptı. Kayıpların fotoğraflarının yer aldığı "Kayıplar vicdandır sahip çık", "Kayıplar belli failler nerede" yazılı pankartlar açılırken, basın metnini İHD Yönetim Kurulu üyesi Deniz Bayrak okudu.
Açıklamada Kulp davasının akıbeti soruldu.
Adaletin sadece bir hüküm verme olmadığını toplumun vicdanını onaran ve hukuk devletine olan güveni yeniden inşa eden bir süreç olduğunu kaydeden Deniz Bayrak, “Yargı makamlarını anayasal ve uluslararası yükümlülükleri doğrultusunda, zaman aşımı engeline sığınmaksızın etkin ve bağımsız bir soruşturma yürütmeye çağırıyoruz. Devlet kayıpları bulmak ve failleri yargılamakla yükümlüdür. Kayıp gerçeği ile yüzleşilmesi, barışın ve demokratik toplumun inşasında önemli bir adım olacaktır. Kaç yıl geçerse geçsin; Mehmet Salih Akdeniz, Celil Aydoğdu, Behçet Tutuş, Mehmet Şerif Avar, Hasan Avar, Bahri Şimşek, Mehmet Şah Atala, Turan Demir, Abdo Yamuk, Nusreddin Yerlikaya, Ümit Taş ve tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz” dedi.
Açıklamanın ardından kitle beş dakikalık oturma eylemi gerçekleştirdi. Oturma eyleminin ardından açıklama alkışlarla sona erdi.







