12 yıllık hasretin ardından: Yeniden inşa edeceğiz

  • 09:13 5 Ekim 2026
  • Güncel
Neslihan Kardaş
 
ŞIRNEX - Gabar Dağı’ndaki Basret köyünde bulunan “Şehîd Binevş Mezarlığı”ndaki oğlunun mezarını 12 yıl sonra ziyaret eden Şefika Alagaş, “Çocuklarımız neredeyse biz de oralıyız. Burası bizim yerimiz” dedi.
 
Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren HPG’li Hamza Erkendi’nin (Rıdvan Alagaş) ailesi, yıllar sonra ilk kez Şirnex’in Gabar Dağı’ndaki Basret köyünde bulunan “Şehîd Binevş Mezarlığı”nı ziyaret etti. Hamza Erkendi, 15 Nisan 2008’de Gabar Dağı’nın Geliyê Gurdıla ile Karnê bölgeleri arasında çıkan çatışmada yaşamını yitirdi. Cenazesinin “Şehîd Binevş Mezarlığı”na defnedilmesinin ardından aile, 2014 yılında bir kez mezarlığı ziyaret etti. Bölgenin “özel güvenlik bölgesi” ilan edilmesinin ardından mezarlık uzun yıllar ziyarete kapatıldı. Bölgedeki yasağın kalktığını ve başka ailelerin de çocuklarının mezarlarını ziyaret ettiğini öğrenen aile, Adana’dan yola çıkarak Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) ile birlikte mezarlığı ziyaret etti.
 
Ellerinde çiçekler, kırmızı, sarı ve yeşil flamalarla mezarlığa giren aileden yalnızca anne Şefika Alagaş daha önce burayı ziyaret edebilmişti. Baba ve kardeşler ise Hamza Erkendi’nin yaşamını yitirmesinin ardından ilk kez mezarlığa geldi. Mezarlığa girer girmez oğlunun mezarını bulan Şefika Alagaş, mezarın toprağını öperek, “Benim oğlumun kokusu var bu toprakta” dedi. Hemen ardından diğer yaşamını yitirenleri de selamlayan Şefika Alagaş, “Onların hepsi benim çocuğum, ben hepsinin annesiyim” dedi. Oğlunun burada yoldaşlarıyla yan yana olmasından mutluluk duyduğunu ve oğluyla gurur duyduğunu da ekledi.
 
Şefika Alagaş, ardından oğlunu, buraya gelirken yaşadıkları yolculuğu ve duyduğu heyecanı anlattı.
 
‘Asla pişman değilim’
 
Şefika Alagaş, oğlunun baharda, çiçeklerin açtığı dönemde yaşamını yitirdiğini anlatıyor. Çocuğundan söz ederken gözlerinin içi gülüyor, baharın çiçeklerini yüzünde görüyorum. Gabar Dağı’na olan sevgisini ve buranın her zaman gönlünde yer edineceğini ifade eden Şefika Alagaş, “Seni asla unutmayacağım Gabar Dağı. Benim oğlum şehit düştüğünde ağaçtan yapraklar döküldü. Ben asla pişman değilim oğlumun gittiği yoldan. Keşke ben de canımı verseydim Gabar’da”  diyor. 
 
‘Yıllar sonra ilk kez…’
 
Daha önce Basret köyünde bir festival düzenlendiğini ve o dönem oğlunun mezarını ziyaret ettiğini belirten Şefika Alagaş, “O zaman daha bu kadar çok mezar yoktu. Bir süre sonra ise buralar yasaklandı. Yıllar sonra ilk kez gelebildik buraya. Ben şanslıyım, en azından gelebileceğim bir mezarım var. Keşke tüm annelerimizin o şansı olsa. Çocuklarının mezarını, cenazesini bulamayan binlerce anne var” sözlerine yer veriyor. 
 
‘Onlar yıktıkça biz yeniden inşa edeceğiz’
 
Mezarlıkların tahrip edilmesine dikkat çeken Şefika Alagaş, “Bizim şehitlerimizin mezarlarını kıranları kınıyorum. Ölülerimizi bile hazmedemiyorlar. Buradaki mezar taşlarını kırınca, mezarlığı yıkınca ellerine ne geçiyor? Kürtleri böyle mi bitirmeyi düşünüyorlar? Biz Kürtler asla bitmeyiz. Onlar yıktıkça biz yeniden inşa edeceğiz” diye vurguluyor. 
 
‘Çocuklarımız neredeyse biz de oralıyız’
 
Oğlunun izlerini taşıyan Gabar’dan bahsederken, “Burası benim evim” diyen Şefika Alagaş, “Çocuklarımız neredeyse biz de oralıyız. Burası bizim yerimiz. Bu saatten sonra pişmanlık duymamızı bekliyorlarsa beklemesinler” diye ekliyor. 
 
‘27 yıllık hasretten sonra buraya geldiler’
 
Hamza Erkendi’nin 27 yıl önce evden çıktığını söyleyen Şefika Alagaş, “Oğlumun babası ve iki kız kardeşi 27 yıllık hasretten sonra buraya geldiler. Ben daha önce bir kere mezarına gelmiştim ama hem babası hem de kız kardeşleri 27 yıl sonra ilk kez görüyorlar onu. Benim diğer bütün çocuklarım onu görmeyi bekliyor. Sürgünde çocuklarım var. Bir fotoğraf bekliyorlar. Keşke onlar da gelip görebilseydi kardeşlerini. Biz dün sabah saat 06.00’da Adana’dan çıkıp buraya geldik. Tek bir yerde bile durmadık yol boyu. Heyecandan, mutluluktan duramadık. Bir an önce Gabar’a, evime gelmek istedim. Çocuklarım kardeşlerini görme heyecanıyla geldiler. Artık burası bizim evimiz oldu. Ben sağ olduğum sürece burayı bırakmayacağım” ifadelerini kullanıyor. 
 
‘Bu şehitlerden, şehitliklerden, yiğitliklerden sonra pişman olmamızı da beklemesinler’
 
Son olarak Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinen Şefika Alagaş, “Bizler çok ağır bedeller ödedik. Canımızı, malımızı bu yolda verdik. Artık barış istiyoruz. Köylerimizi, her şeyimizi kaybettik ve tüm bunların sonunda biz hâlâ barış istiyoruz. Sağlam, kalıcı ve eşit bir yaşam istiyoruz. Artık bizi kandırmayı düşünmesinler. Bu şehitlerden, şehitliklerden, yiğitliklerden sonra pişman olmamızı da beklemesin kimse. Bu şehitlikler tüm annelerin kalbi. Ben tüm annelerin yerine buradayım. Buradaki şehitlerin hepsi benim çocuğum. Oğlumun mezarına bir gül ve diğer tüm arkadaşlarının mezarına da birer gül bıraktım. Hiçbirinin diğerinden farkı yok benim için” diyor.