Ankara Kadın Platformu: NATO tutuklamaları serbest bırakılsın
- 19:42 18 Temmuz 2026
- Güncel
ANKARA - Ankara Kadın Platformu, NATO Zirvesi öncesi ve sonrası gözaltına alınıp tutuklanan kadınların serbest bırakılması talebiyle yaptığı basın açıklamasında “Hak savunucularına ve demokratik muhalefete yönelik baskılar son bulsun” çağrısında bulundu.
Ankara Kadın Platformu, NATO Zirvesi öncesi gözaltına alınıp tutuklanan kadınların serbest bırakılması talebiyle Yüksel Caddesi'nde basın açıklaması gerçekleştirdi. Çok sayıda kadının katıldığı açıklamada “NATO tutukluları serbest bırakılsın” pankartı açıldı. Açıklamada sık sık “Jin jiyan azadî”, “Kadın yaşam özgürlük”, “Yaşasın kadın dayanışması” sloganları atıldı.
Basın metnini platform adına Merve Vargeloğlu okudu.
‘NATO militarist çıkarlar temsil ediyor’
NATO'nun temsil ettiği güvenlik anlayışının iktidarların, küresel sermayenin ve militarist politikaların çıkarlarını korumaktan ibaret olduğuna vurgu yapan Merve Vargeloğlu, Ortadoğu'da yıldır süren savaşların sömürgeci güçlerin çıkarlarından kaynaklandığını söyledi. Bölge halklarının savaş, ambargo ve güvenlikçi politikaların ağır sonuçlarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Merve Vargeloğlu, “Bu süreçlerde en ağır bedeli yerinden edilen, yoksullaştırılan, cinsel şiddete maruz bırakılan, emeği görünmez kılınan ve yaşam alanları yok edilen milyonlarca insanın hikâyesi savaşın gerçek yüzünü göstermektedir” dedi.
‘Tutuklamalar muhalifleri susturmaya yönelikti’
NATO Zirvesi öncesinde ve sonrasında yapılan fiili OHAL uygulamalarının sadece bir "güvenlik" politikasından ibaret olmadığına dikkat çeken Merve Vargeloğlu, “Bu uygulamalar; savaş politikalarına itiraz edenleri, demokratik muhalefeti, kadın özgürlük mücadelesini ve toplumsal muhalefetin tüm dinamiklerini susturmaya yönelik erkek egemen devlet aklının bir yansımasıdır” diye belirtti.
‘Yargı baskısı giderek artıyor’
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası'nın başlattığı eyleme yönelik polis şiddetini hatırlatan Merve Vargeloğlu şöyle devam etti: “Eğitim emekçilerinin kriminalize edilmesi kabul edilemez. Kadınların yoğun olarak çalıştığı eğitim alanında sendikal mücadeleye yönelen bu saldırılar, aynı zamanda kadın emeğine yönelik bir saldırıdır. Son dönemde kadın siyasetçilere, gazetecilere, insan hakları savunucularına, sendikacılara ve demokratik siyaset yürüten kadınlara yönelik gözaltılar, tutuklamalar ve yargı baskısı da giderek artmaktadır. Kadın cinayetlerine karşı ses çıkaranlar, barışı savunanlar, halkların eşitliğini ve özgürlüğünü dile getirenler hedef haline getirilmektedir. Erkek egemen iktidar, kadınların örgütlü mücadelesini bastırmaya çalışmaktadır. Çünkü biliyorlar ki kadınların yan yana gelişi; savaşa, sömürüye, eşitsizliğe ve baskıya karşı en güçlü toplumsal muhalefettir.”
Dijital sansür uygulamalarına tepki
Son dönemde kadın örgütlerinin sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellemelerine tepki gösteren Merve Vargeloğlu, “Kadınların birbirine ulaşmasını, erkek şiddetine karşı sözünü kurmasını ve hak mücadelesini görünür kılmasını engellemeye dönük bu uygulamaları kabul etmiyoruz. Dijital alanda uygulanan sansür de tıpkı sokakta uygulanan polis şiddeti, mahkeme salonlarında verilen siyasi kararlar ve kayyum politikaları gibi kadın iradesini hedef almaktadır” ifadelerini kullandı.
‘Ayşe Gökkhan şahsında kadınların barış talebine ceza’
Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Ayşe Gökkan'a verilen hapis cezasına da dikkat çeken Merve Vargeloğlu, “Verilen ağır hapis cezası, kadın özgürlük mücadelesine yönelik yargı baskısının en somut örneklerinden biridir. Ayşe Gökkan şahsında cezalandırılmak istenen; kadınların barış talebi, eşitlik mücadelesi ve ‘Jin, Jiyan, Azadî’ felsefesidir. Ancak biliyoruz ki kadınların mücadelesi mahkeme kararlarıyla, sansürle, sosyal medya hesaplarının kapatılmasıyla ya da baskılarla durdurulamaz" diye kaydetti.
‘Örgütlenme hakkı güvence altına alınsın’
Son olarak kadın dayanışmasını her alanda büyüteceklerini belirten Merve Vargeloğlu, “Kadın siyasetçilere, gazetecilere, hak savunucularına ve demokratik muhalefete yönelik baskılar son bulsun, Kadınların demokratik siyasete katılımı ve örgütlenme hakkı güvence altına alınsın” çağrısında bulundu.
Açıklama alkış ve sloganlarla son buldu.







