Hatay’da depremde yaşamını yitirenler anıldı
- 20:16 5 Şubat 2026
- Güncel
HATAY - Depremin üçüncü yılında yaşamını yitirenleri anmak için yapılan yürüyüşte, sorumluların yargılanması için adalet mücadelesini sürdüreceklerinin mesajı verildi.
Mereş merkezli 6 Şubat depreminin üçüncü yılında yaşamını yitirenleri anmak için 6 Şubat Platformu öncülüğünde Necmi Asfuroğlu Anadolu Lisesi bir araya gelen çok sayıda kişi Saray Caddesine kadar yürüyüş gerçekleştirdi. “Kayıplarımız için adalet istiyoruz”,“Unutmak yok, affetmek yok” pankartlarının taşındığı yürüyüşte “Hatay bizim, memleket bizim“, “Sermayeye değil deprem bölgesine bütçe”, “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “Kayıplarımız için adalet istiyoruz”, “Sesimizi duyan var mı?”, “Hatay enkaz altında”, “Kalıcı bedelsiz konut istiyoruz”, “Savaşa değil deprem bölgesine bütçe” dövizleri taşındı. Çok sayıda siyasi parti ve Sivil Toplum Kuruluşu temsilcisinin katıldığı yürüyüşte sık sık “Gün gelecek devran dönecek, sorumlular halka hesap verecek”, “Katiller halka hesap verecek”, “Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok”, “6 Şubat'ı unutma, unutturma”, “Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek”, “Ma rihna nihna non” sloganları atıldı.
Yürüyüş ardından 6 Şubat Platforumu adına yapılan basın açıklamasında basın metnini Mehtap Aslan Yüreğir okudu.
‘Yas hala içimizde eksiklikler hala hayatımızda’
Depremin ardından üç yıl geçtiğini hatırlatan Mehtap Aslan Yüreğir, “Bu kent bütün acısına rağmen ayakta kalmak isteyen insanlara dolu. Yas hala içimizde eksiklikler hala hayatımızda ve ne yazık ki adalet hala yerini bulmuş değil. Son dönemde sıkça bir cümle duyuyoruz: ‘Antakya yeniden ayağa kalkıyor’ bizde soruyoruz: Ayağa kalkan kim? Eğer yeniden kurulan şehir eski sakinlerini dışarıda bırakıyorsa mahalle kültürünü yok ediyorsa insanları doğdukları yerlerden koparıyorsa bize sorulmadan bizim adımıza karar veriliyorsa orada ayağa kalkan şey yaşam değildir” dedi.
‘Yürüyüşü resmi anlatılarda yer almayan Hatay için yapıyoruz’
Yapılan yürüyüşü “Parlak görsellerde resmî anlatılarda yer almayan Hatay için yapıyoruz” diye konuşan Mehtap Aslan Yüreğir, “Geçici barınma alanlarında hala belirsizlik içinde yaşayanlar için sesini duyuramayanlar için yapıyoruz. Bu kent sadece yeniden inşa edilen binalardan ibaret değildir” ifadeleri kullanıldı.
Kayıplar depremin sonucu değil
Ardından söz alan Adalet İçin Aileler Platform üyesi Filiz Ebekler, yaşanan kayıpların depremin sonucu olmadığını vurgulayarak, asıl sorumluluğun görevini yerine getirmeyen yetkililer olduğunu ifade etti. Sevdiklerini ihmal ve insan hayatını ikinci plana iten bir anlayış yüzünden kaybettiklerini dile getiren Filiz Ebekler, şöyle konuştu: "O günden sonra geceler değişti. Uykular bölündü. Sabahlar eksik kaldı. Her gece 'ya olsalardı' diye, her sabah keşkelerle uyandık. Sevdiklerimizin yaşadığı korkuyu, o karanlık bekleyişi düşünmeden tek bir gün bile geçmedi. Bu katliama 'kader' denilmesini asla kabul etmiyoruz. Çünkü göz göre göre geleni 'kader' diye açıklamak, ihmali örtmez. Biz bunu kabul etmiyoruz. Biz yasımızı ve mücadelemizi bir arada sürdürürken, sorumluların hayatlarına kaldıkları yerden devam etmelerini istemiyoruz."
Konuşmalar ardından anma son buldu.
İskenderun
İskenderun’da ise 6 Şubat Platformu öncülüğünde Doğan Petrol karşısında bulunan Migros önünden, İskenderun Cemevi’ne kadar yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüşe, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda siyasi parti ve STK temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Yürüyüşte, “Birlike güçlüyüz” ve “6 Şubat’ı unutma unutturma” pankartı açıldı. Yürüyüşe katılan yurttaşlar, depremde kaybettiklerini yakınlarının fotoğraflarını taşıdı. “Ma rıhna nihna non” ve “Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek” sloganları atıldı.
‘Sorumlular demokratik bir yargı önünde hesap verecek’
Yürüyüşten sonra yapılan anmada konuşan Tuncer Bakırhan, Deprem suçlarının insanlık suçu olduğunu söyledi. Deprem suçu işleyenlerin açığa çıkarılması gerektiğini belirten Tuncer Bakırhan, “Söz veriyoruz. Bir gün mutlaka bu kadar yıkıma, ölüme sebebiyet veren, özeleştiri dahi vermeyen, yanlışını brandayla örtenler doğayı ranta açanlar muhakkak demokratik bir yargı karşısında hesap vereceklerdir, vermeleri gerekiyor” dedi.







