‘Savaşa değil, çocukların eğitimine bütçe’
- 09:06 2 Kasım 2026
- Güncel
ANKARA - Savaşa ayrılan bütçe artırılırken eğitimin temel ihtiyaçlarının karşılanmadığını belirten Eğitim Sen Merkez Kadın Sekreteri Simge Yardım, bütçenin tarikatlara, cemaatlere ve sermayeye değil, çocuklara ve okullara aktarılmasını istedi.
Cumhurbaşkanlığı tarafından hazırlanan 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşmeleri başladı. Teklifte, Savunma Bakanlığının 2027 bütçesinde yüzde 86,2 artış ön görülürken, savunma ve güvenlik harcamalarının toplamının 3 trilyon 454 milyar liraya çıkarıldı. Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) ayrılan bütçe ise 1 trilyon 944 milyar liradan 2 trilyon 459 milyar liraya çıkarılarak sadece yüzde 26,5 oranında artırıldı. Milli Eğitim Bakanlığına ayrılan 2026 bütçesiyle de okullardaki hijyen, güvenlik, beslenme ve fiziki altyapı sorunlarına kalıcı çözüm üretecek politikalar devreye konulmazken eğitimde yaşanan sorunlar güncelliğini koruyor. Bu yılki bütçe döneminde de toplumun birçok kesimi bütçe önceliklerinin savunma yerine sağlık, eğitim gibi kamusal alanlara aktarılması çağrısını yineliyor.
Eğitim Sen Merkez Yürütme Kurulu üyesi ve Merkez Kadın Sekreteri Simge Yardım, MEB’e ayrılması öngörülen bütçeye dair değerlendirmelerde bulundu.
‘Her dönem savaşa ayrılan bütçe artırılıyor’
Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinin eğitim harcamalarını karşılamadığını her dönem dile getirdiklerini belirten Simge Yardım, “İktidarlar için bütçe bir tercih ve politikadır. Bütçe sermayeye, ranta, militarizme ve savaşa mı, yoksa halka, sağlığa, emekçiye ve eğitime mi ayrılacak? Her bütçe döneminde bunu tartışıyoruz. Yapılan tercihler iktidarın politikasını açığa çıkarıyor. Bu politikada gençlerin, kadınların ve halkın talepleri yer almıyor. 2027 bütçesinde de aynı durumla karşı karşıyayız. Her dönem savaşa ayrılan bütçe artırılırken kamusal hizmetlere aktarılan bütçenin azaltıldığına ya da yeterli kaynak sağlanmadığına tanıklık ediyoruz” dedi.
‘Savaş bütçesi çocukların eğitim hakkını etkiliyor’
Barış talebini ısrarla dile getirmelerine rağmen savaşa yüksek bütçe ayrıldığını söyleyen Simge Yardım, “Savaşa ayrılan bütçe, çocukların eğitim hakkını ve eğitimin temel bir kamusal hizmet olarak sunulmasını ciddi biçimde etkiliyor. Ekonomik kriz nedeniyle çocuklar eğitim hayatından kopuyor, çocuk yaşta çalışmak zorunda kalıyor. En temel eğitim hizmetlerinin sağlanmadığı bir süreçten geçiyoruz. Millî Eğitim Bakanlığı her dönem bunu inkâr etse de eğitim-öğretim yılının başında velilerden alınan paralardan, okullarda temizlik hizmetinin sağlanamamasından bu durumu biliyoruz. 2027 bütçesi de çocuklar açısından eşitliği sağlayan bir bütçe olmayacak. Sınıflar kalabalık kalacak, öğretmen ataması yapılmayacak, temizlik hizmetleri için yeterli personel olmayacak” şeklinde konuştu.
‘2027 bütçesi şiddet sorununa çözüm üretmiyor’
Okullarda yaşanan şiddet olaylarına çözüm üretilmesi için de bütçe ayrılması gerektiğini belirten Simge Yardım, 2027 bütçesinin bu ihtiyaca yanıt vermediğini söyledi. Simge Yardım, “Millî Eğitim Bakanlığına ayrılan bütçenin eğitimin temel giderlerini karşılamadığı çok açık. Eğitim giderlerinin velilere yüklendiği bir süreç olacak. Ancak velilerin mevcut ekonomik kriz koşullarında bu giderleri karşılayacak durumu yok. Asgari ücret geçim ücreti hâline geldi ve ülkenin büyük bir kesimi asgari ücretle geçiniyor. Önümüzdeki dönemde çocukların eğitimden kopuşunun hızlanması mümkün” diye belirtti.
‘MESEM’ler eğitim veren kurumlar değil’
MESEM gibi programlarla meslek edindirme adı altında çocukların çalışma yaşamına yönlendirildiğini belirten Simge Yardım, şöyle devam etti: “Bu programlarla MEB üzerinden büyük sermayedarlara ve şirketlere kaynak aktarılıyor. MESEM’ler mesleki eğitim veren değil, çocukları çalışma yaşamına yönlendiren kurumlardır. Çocukların az da olsa ücret kazanması, mesleki eğitimi aileler açısından cazip hâle getirdi. Ancak çocuklar eğitim hakkından mahrum kalıyor, zamanlarının büyük bir kısmını iş yerlerinde geçiriyor. En tehlikelisi de denetimsiz koşullarda çalıştırılmaları.”
‘Çocuklar arasındaki eşitsizliği derinleştiriyor’
MESEM kapsamında çalıştırılan çocukların yaşamını yitirmesine dikkat çeken Simge Yardım, “Bunu yaşanan çocuk katliamlarında gördük. MESEM kapsamında çalıştıkları iş yerlerinde pek çok öğrencimiz hayatını kaybetti. Çocukların can güvenliğinin olmadığı bir sistem, bakanlığın savunacağı bir sistem olmamalı. Bakanlığın çocukların yaşam hakkını savunması gerekirken bu uygulamadan geri adım atılmıyor. Bu sistem, çocuklar arasındaki eşitsizliği derinleştiriyor. Çocukları başarılı ve başarısız olarak kategorilere ayırıyor, ‘başarısız’ olarak nitelendirilen öğrencilerin MESEM’lere yönlendirilmesini teşvik ediyor. MEB, her okulu eşit eğitim veren bir kuruma dönüştürmeli ve çocukların eşit koşullarda eğitim almasını sağlamalı. Belirli öğrencilerin eğitim sisteminin dışına itilmesi, çocuk hakları ihlali olarak karşımıza çıkıyor. Önümüzdeki dönemde de mesleki eğitim programı sürdürülecek, şirketlere ve işverenlere bütçeden kaynak aktarılacak. Esas korunan yine sermaye olacak. MESEM uygulamasından bir an önce vazgeçilmeli ve bütçe buna göre düzenlenmeli” dedi.
‘Okullara güvenlik görevlisi atanması yeni şiddet olaylarını doğuruyor’
Jandarmaya ve emniyete ayrılan bütçenin tesadüf olmadığını belirten Simge Yardım, bunun bakanlığın okullardaki şiddeti bir güvenlik sorunu olarak ele almasından bağımsız olmadığını dile getirdi. Bakanlığın çözümünün güvenlik görevlisi, bekçi ve korucu görevlendirmekten öteye gitmediğini vurgulayan Simge Yardım, “Okullara güvenlik görevlisi atanması yeni şiddet olaylarını beraberinde getiriyor. Geçtiğimiz hafta İzmir’de bunu yaşadık. Bekçinin eğitim emekçisi arkadaşlarımıza yönelik tutumu ve onları gözaltına aldırması, okul bahçesinde yaşanan yeni bir şiddet biçimiydi. Okullardaki şiddeti çözmek istiyorsak öncelikle psikolojik danışmanlık hizmetlerini yeterli ve nitelikli hâle getirmeliyiz. Kalıcı bir çözüm için önleyici rehberlik hizmeti sunulabilmesi, bu alanda istihdamın sağlanmasını ve daha fazla atama yapılmasını gerektiriyor. Geçtiğimiz dönemde ölümle sonuçlanan olaylara rağmen buna ilişkin bir adım atılmadı. Psikolojik danışman ataması yapılmadı. Okulların fiziki koşullarından eğitim-öğretimin niteliğine kadar hiçbir düzenlemeye gidilmedi” diye ekledi.
‘Çocukları şiddetten koruyacak bir eğitim bütçesi yok’
Çocukların iktidarın kurduğu savaş dilinden ve savaş bütçesinden etkilendiğini belirten Simge Yardım, “Çocuklar toplumdan bağımsız bireyler değil. Çocukları şiddetten koruyacak eğitim bütçesi artırılmazken emniyetin ve Savunma Bakanlığının bütçesinin artırılması, 2027 yılında da okullardaki şiddetin artacağı anlamına geliyor. Bu tercih, devletin ‘Buna ilişkin hiçbir çözüm üretmiyorum, mevcut politikalarımla devam edeceğim’ ısrarını gösteriyor. Gerçekçi bir çözüm, şiddetin toplumsal ve sosyolojik boyutlarının değerlendirilmesiyle mümkün olacak. Madde bağımlılığının ve dijital bağımlılığın bu kadar yaygınlaştırıldığı bir atmosferde öncelikle bu alanlarda düzenlemeler yapılması gerekir. Ancak bütçede bunu görmek mümkün olmuyor” diye belirtti.
‘Çocuk haklarından yana bütçe talebimiz var’
Millî Eğitim Bakanlığına ayrılan bütçenin çocukların eğitim hakkını ve eğitim emekçilerinin haklarını geliştirmek için kullanılmadığına dikkat çeken Simge Yardım, şöyle devam etti: “Eğitim emekçileri insanca yaşam koşullarının çok altında yaşıyor. Maaşları çok düşük, emeklerinin karşılığını alamıyorlar. Eğitim emekçilerinin haklarını iyileştiren, çocuk haklarından yana bir bütçe talep ediyoruz. Okulların fiziki koşullarının iyileştirildiği, temizliğin ve güvenliğin sağlandığı, çocukların eğitim giderlerinin tamamının bakanlık tarafından karşılandığı bir eğitim sistemine ihtiyacımız var. Bütçenin bu temelde kullanılmasını istiyoruz.”
‘Savaşa, emniyete değil, MEB’e bütçe ayrılmalı’
Psikolojik danışman ve öğretmen açığının giderilmesinin de talepleri arasında olduğunu belirten Simge Yardım, “Bütçenin tarikatlara, cemaatlere, işverenlere ve sermayeye değil, çocuklara ve okullara aktarılması gerektiğini söyledik. Son dönemde MEB bütçesi, proje ve protokoller aracılığıyla çeşitli kurum ve kuruluşlara aktarılır hâle geldi. Mevcut bütçenin yetersiz olduğu çok açık. Savaşa ve emniyete ayrılan kaynakların MEB’e aktarılmasını talep ediyoruz. Bu bütçe sürecinde de konfederasyonumuzla birlikte mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
‘Her geçen gün daha fazla yoksullaşıyoruz’
Bütçe tercihlerinin toplumu her geçen gün daha fazla yoksullaştırdığını belirten Simge Yardım, “Güvencesiz koşullarda yaşıyoruz. Kadın eğitim emekçilerinin haklarının her geçen gün daraltıldığını, kız çocuklarının eğitimden daha hızlı koptuğunu düşündüğümüzde halkın, özellikle de velilerin daha güçlü tepki vermesi gerekiyor. Çünkü bütçe, bir yıl boyunca nasıl yaşayacağımızı belirliyor. Bu nedenle daha güçlü bir mücadeleyi hep birlikte örgütlemeye ihtiyacımız var” dedi.







