‘Yasanın askıda bırakılan kısımları ve gri alanları giderilmeli’

  • 09:02 24 Ağustos 2026
  • Siyaset
Derya Ren 
 
RIHA - Yasaya yönelik ayrımcılık ve istisna eleştirilerine dikkat çeken DEM Partili Sevda Çelik Özbingöl, toplumsal barış için “gri alanların” ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi. Yaklaşık 80 bine yakın dosyanın savcılık aşamasında gizli soruşturma olduğunu belirten Sevda Çelik Özbingöl, “Yasanın çok uzun bir zamana yayılmadan hızlı bir şekilde işletilmesini sağlamak lazım” dedi.
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın öncülüğünde başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair 10 Ağustos’ta Meclis Genel Kurulu’nda 467 oyla kabul edilen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”, Resmî Gazete’de yayınlandı. Yayınlanmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcılığı’nın da dahil olacağı kurul oluşturuldu. Kurulun ilk toplantısı 24 Ağustos’ta yapılacak.
 
“Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”a dair Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Hukuk Komisyonu Eşsözcüsü Sevda Çelik Özbingöl değerlendirmelerde bulundu.
 
 ‘Yeni bir yol haritası diyebiliriz’
 
Önemli süreçlerden geçtiklerini belirten Sevda Çelik Özbingöl, “Ancak son 100 yıllık Kürt sorununun demokratik çözümü ve politik, siyasi bütün kurumsal işleyişimize de Cumhuriyet’in ilk 100 yılını şekillendiren Kürt halkının, Kürt kimliğinin yokluğu üzerine kurulu bir gerçeğin ve sorunsalın yasal zeminde, toplumsal konsensüsle çözülüşünün ilk pratiklerinden, ilk adım olarak tanımlayabileceğimiz bir sürece tanıklık ediyoruz. Bunun hukuki, politik, siyasi, diplomatik olarak bütün devleti, toplumu ve sistemimizi bütün bileşenleriyle doğrudan ilgilendiren boyutuyla büyük bir anlam ifade ettiğini söylemek lazım. Bunu elbette ki yasanın bütün sorunlarımıza cevap olduğu temelinde dillendirmek mümkün değil. Çünkü ilk adımlar elbette ki sorunu çözmek, sorunları tanımlamak ve beraberinde ihtiyaç duyulan öncelik sıralamasına göre belki bir yol haritası diyebiliriz. Bir çözüm süreci pratiği tecrübe ediyoruz. Bugüne kadar yaşadığımız tecrübelerden çıkarılan derslerin yanında, dünya çatışma çözüm örneklerinden de esinlenilerek ihtiyaçlara göre şekillendirilmiş bir süreç yaşıyoruz” diye ekledi.
 
‘Tüm toplumu ilgilendiren bir süreç’
 
Sevda Çelik Özbingöl, süreçte herkese büyük sorumluluklar düştüğünü kaydederek, Barış ve Demokratik Toplum sürecinde ortaya çıkan duruma dikkat çekti. Sevda Çelik Özbingöl, “Bu konsensüs, yasanın Meclis’ten geçiş sürecinde oylamaya yansıyan sonuçlarla da kendini göstermiş oldu. Biz isterdik ki bütün Meclis bileşenleri bu sürece doğrudan, aktif bir şekilde dahil olsun. Bu ilk çalışma, bundan sonra yoğun bir çalışma süreci gündeminin önümüzde olacağını gösteriyor. Bundan sonra da yasanın tariflediği şekilde öncelikli bir dizi çalışma yürütmek gerekecek. Bu çalışmalarda da hiç kimse ‘Biz bu sürecin dışındayız’ diyemeyecektir. Yani bu yasaya hayır oyu verenler de bu sürecin parçası olmak zorunda olacaklar. Çünkü toplumsal bir barışı inşa ederken Türkiye toplumuyla Kürt halkı ve bütün toplumsal bileşenlerimizi ilgilendiren bir yola çıkış sürecidir” dedi.
 
‘Sivil toplum alanının dahiliyeti çok önemli’
 
Yasanın yürürlüğe konulmasıyla birlikte gelişecek durumların altını çizen Sevda Çelik Özbingöl, “Hem sosyal hem siyasal hem ekonomik hem de sağlık boyutuyla farklı başlıklardan ele alacağımız gündemler olacak. Gelenlerin sosyal yaşamın ve siyasal yaşamın içerisine katılımı konusunda elbette ki kamusal bir sorumluluk, sivil toplum alanının dahiliyeti çok önemli. Oluşacak kurulların sadece bürokratik bir temelde işletilmesi değil, toplumun ihtiyaç temelinde hem birey hem kurumsal düzeyde fikir, görüş alınmasını ve katkı sunmasını önüne de koyuyor. Bürokratik iş ve işlemler olarak da değerlendirmemek gerekiyor. Toplumsal barışın inşasının hukuki yönünden öte, sosyal ve siyasal yönünün çok önemli olması gerekiyor. Bu yasanın ayrımcı olmasına dair, kısmen istisnalar barındırmasına dair çok ciddi eleştiriler var. Çünkü eğer toplumsal bir barış düşünülüyorsa bütün herkesin buna dahil edilmesi gerekiyor. Hem doğrudan hem dolaylı olarak herkesin de toplumsal barışın içerisinde olması, özellikle de askıda bırakılan kısımlarının, gri alanlarının da soru işaretlerinin de ortadan kaldırılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
 
‘Baroların bu sürecin içerisinde yer alması gerekiyor’
 
Cezaevlerinden çıkışların olacağını ifade eden Sevda Çelik Özbingöl, şunları söyledi: “Şimdi sosyal yaşamın içerisine dahiliyetle beraber cezaevlerinden çıkışlar olacak. Ciddi ekonomik altyapı gerektiren, ekonomik yönü görmezden gelinmeyecek olan bir başlık. Sağlık sorunları, sosyal güvence eksikliği olan, açıkçası ciddi anlamda kamusal açıdan gözetilmesi gereken özgün bir başlık alanı olarak karşımızda duracak. Binlerce insan gelecek. Belki bu insanların finansmanını, kendi ekonomik geleceklerinin inşa edilişine dair bir alan, saha ve çalışma başlığının oluşturulması gerekiyor. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, hastalar; birçok başlıkta değerlendirmemiz gereken önemli bir çalışma alanı önümüzde ki bu şekliyle de toplumun bütün alanlarının, bütün kesimlerinin buna dahil olması gerekiyor. Baroların bu sürecin içerisinde yer alması gerekiyor.”
 
‘Yasanın hızlı bir şekilde işletilmesi gerekiyor’
 
Yasanın Resmi Gazete’de yayımlanmasından sonra kurulacak olan komisyona değinen Sevda Çelik Özbingöl, “Yargı süreci içerisinde Terörle Mücadele Kanunu kapsamında kanunun içeriğini tartışarak fikir, düşünce ifade eden demokratik kurum, kuruluş temsilcilerinin de örgütsel suçlamalarla, isnatlarla karşı karşıya bırakıldığı yargılamalar gerçekliği var. Yaklaşık 80 bine yakın savcılık aşamasında gizli soruşturma var. O yüzden bu bütünlüğün ve toplumun, bu süreçten mağdur olan bütün kesimlerin de sorunlarına cevap olabilecek bir inşa sürecinin içerisine girmek gerekiyor. Yasa kendi gerekçesinde çok ayrıntılı bir şekilde kapsamlı bir dönüşümü hedefleyen tanımlamalar kullanıyor. Biz bu şekliyle de yasanın çizdiği çerçeveyi önemli buluyoruz. Bugün takınılan tutumun da çok uzun bir zamana yayılmadan, hızlı bir şekilde işletilmesini sağlamak lazım” diye konuştu.
 
‘Hazırlıklar yapıyoruz’
 
DEM Parti olarak sürece dair yaptıkları çalışmalara değinen Sevda Çelik Özbingöl, son olarak şunları dile getirdi: “Parti olarak il, ilçe örgütlerimiz ve kurum ile kuruluş komisyonlarımızla da bir dizi çalışmanın içerisindeyiz. Sürecin hem takipçisi hem oluşacak aksaklıkların neler olabileceğini, nasıl giderebileceğimizi değerlendiren bir yerdeyiz ve dahil olma iradesini de sonuna kadar sürdüreceğiz. Toplumsal barış hepimizin sorumluluğu. Hem yurttaş olarak hem mevcut siyasi sürecin parçası olarak da bize tarihi, büyük bir rol ve misyon düştüğünü düşünüyoruz.”