İzmir Feminist Gece Yürüyüşü: Barış için mücadeleden vazgeçmeyeceğiz
- 19:34 8 Mart 2026
- Güncel
İZMİR - İzmir'de bu yıl 9’uncusu gerçekleşen İzmir Feminist Gece Yürüyüşünde, “Savaşa karşı ‘Barış’ demekten, barış için birlikte mücadele etmekten hiç vazgeçmedik” denildi.
İzmir'de bu yıl 9’uncusu yapılan İzmir Feminist Gece Yürüyüşü için eski Alsancak Penguen Kitabevi önünde toplanan kadınlar, Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne doğru yürüdü. "Patriyarkaya karşı bitmeyen isyan, neşe ve öfkeyle sokakları mora boyamaya" şiarıyla yapılan yürüyüşte "Feminist isyanımız, yaşamlarımızı kuşatan sınırları aşıyor" pankartı taşınırken sık sık, “Bijî berxwedana jinan” ve “Jin, jiyan, azadî”, “Yaşasın kadın dayanışması” ve “Jin şer naxwazin aşitî dixwazin” sloganları atıldı. Yürüyüşe Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk’un yanı sıra yüzlerce kadın katıldı. Açıklamanın Türkçesini Yağmur Çelik, Baran Alan, Yağmur Çelik okurken Kürtçesini ise Berfin Tunç okudu.
‘Şüpheli ölümlerde hakikat gün yüzüne çıkarılmalı’
Patriyarkal kapitalizmin baskısına, gericiliğine ve sömürüsüne karşı mücadele ve dayanışmanın büyütüldüğü vurgulanan açıklamada, kadın katliamlarına dikkat çekildi. Faillerin cezasız bırakıldığı dile getirilerek, “Bir kez daha haykırıyoruz: Devletin tüm mekanizmaları kadınlara yönelik şiddeti ve kadın cinayetlerini önlemekle, şüpheli ölümlerde hakikati gün yüzüne çıkarmakla, Gülistan Doku gibi kaybedilmiş kadınları bulmak için etkin soruşturmaları yürütmekle ve tüm kadınlar için adaleti sağlamakla yükümlüdür. Erkek şiddetine karşı önlemleri uygulamak, faillere gereken caydırıcı cezaları vermek, şiddeti doğuran veya teşvik eden her türlü uygulamayı sonlandırmak devletin görevidir" denildi.
‘Gericiliğe teslim olmayacağız’
Patriyarka ile kapitalizm el ele verdiğinde kadın emeğinin hem görünmez kılındığı hem de ucuzlaştırıldığının kaydedildiği açıklamada, sermayeye karşı direnişin başında da kadınların olduğu ifade edilerek, "Bugün yanı başımızda günlerdir direnen Temel Conta ve Digel kadınlarını, direnerek kazanan Migros depo işçisi kadınları ve memleketin dört bir yanında çoban ateşi misali yanan direniş alanlarındaki tüm kadınları feminist isyanımız ve dayanışmamızla selamlıyoruz. Buradan bir kez daha emeğimize dair taleplerimizi yineliyoruz: eşit ücret, güvenceli çalışma, ücretsiz, kamusal, anadilinde ve nitelikli bakım hizmetleri istiyoruz. Sosyal destek değil hak istiyoruz. Kadınların emeği görünmez değil, gasp ediliyor. Ve biz emeğimizi, hayatımızı, geleceğimizi geri istiyoruz. Nasıl giyineceğimize, kaç çocuk doğuracağımıza, nasıl yaşayacağımız dayatılıyor. Gericiliğe teslim olmayacağız. Hayatlarımızdan elinizi çekin. Eşit, özgür ve laik bir yaşam için mücadele ediyoruz." diye belirtildi.
‘Sınırları aşan barış hattını örüyoruz’
Ekoloji ve hayvan hakları mücadelesinde de kadınların yaşamı savunduğu kaydedilen açıklamada, "Savaş politikaları dünyanın her yerinde kadınların bedenini hedef alıyor. Gazze’de, Rojava’da, İran’da, Afganistan’da, Suriye’de kadınlar şiddetle, sürgünle, yoksullukla ve baskıyla karşı karşıya bırakılıyor. Bizler biliyoruz ki, emperyalist ve Siyonist saldırganlık iddia ettiği gibi ‘kadınlara özgürlük’ getirmez. Kadınların özgürlüğü onların kanlı elleriyle gelmez. Barışta ısrar eden bizler, Türk, Kürt, Arap, Süryani ve Êzidî kadınlar ve LGBTİ+larla birlikte sınırları aşan bir barış hattı örüyoruz. Bu hat, ırkçılığa, mezhepçiliğe, cinsiyetçiliğe, homofobi ve transfobiye karşı yaşamı savunan bir hattır. Bu topraklarda da kırk yılı aşkın bir süredir devam eden savaşa karşı ‘Barış’ demekten, barış için birlikte mücadele etmekten hiç vazgeçmedik. Silahların susması tek başına barışı getirmez. Güvenlikçi politikalara, anti-demokratik uygulamalara devam ederek, Kürt halkının ve demokratik kamuoyunun taleplerine kulaklar tıkanarak bir yere varılmaz" ifadeleri yer aldı.
Feminist Gece Yürüyüşü, sloganlarla sona erdi.







