Sürgünde büyüdü, hakikatin izini sürdü: Evin Buldan
- 09:09 2 Nisan 2026
- Portre
HABER MERKEZİ - Çocuk yaşta göç yollarına düşen, sürgünde büyüyen, Kürtçeyi ve gazeteciliği yaşamının merkezine koyan Evin Buldan, kısa ömrüne büyük bir emek sığdırdı. Azadiya Welat’tan Rojeva Medya’ya uzanan gazetecilik yolculuğunda gerçeğin, halkın ve dilin izini süren Evin Buldan, ardında yalnızca haberler değil, güçlü bir hafıza bıraktı.
Bazı yaşamlar vardır; kısa sürer ama uzun yıllara yayılan izler bırakır. Evin Buldan’ın yaşamı da böyleydi. O, yalnızca bir gazeteci değildi. Göçle büyüyen bir çocuğun, sürgünde serpilen bir genç kadının, halkının diline ve hakikatine tutunan bir basın emekçisinin adıydı. Yaşamı boyunca taşıdığı bütün zorluklara rağmen kalemini gerçeğin tarafında tuttu; sessiz bırakılmak istenenlerin, görmezden gelinenlerin, sürgüne zorlananların hikâyesine dokundu.
Göç yollarında başlayan bir yaşam
Evin Buldan’ın yaşamı daha çocuk yaşta devlet baskısının gölgesinde şekillendi. Henüz 4 yaşındayken ailesiyle birlikte göç yollarına düştü. Çocukluğu, yerinden edilmenin, kamp kamp dolaşmanın ve yurtsuz bırakılmanın ağırlığıyla geçti. Ailesiyle birlikte son olarak Mexmûr Kampı’na yerleşti. Orada büyüdü, orada öğrendi, orada hayata başka bir yerden bakmayı öğrendi.
Sürgünde geçen yıllar onun yaşamında yalnızca bir zorunluluk değil, aynı zamanda güçlü bir hafızaya dönüştü. Çünkü Evin Buldan’ın hikâyesi, topraklarından koparılanların hikâyesiydi. Bu nedenle onun gazeteciliği de salt bir meslek değil; belleği, dili ve halkının yaşadıklarını geleceğe taşıma biçimiydi.
Kalemini halkının diline yasladı
Selahattin Üniversitesi Radyo Televizyon Bölümü’nü bitiren Evin Buldan, daha sonra ayrılmak zorunda kaldığı topraklara geri dönerek gazeteciliğe başladı. 2011 yılında Amed’e gelerek Azadiya Welat’ta çalışmaya başladı. Kürtçe basının en ağır baskı koşullarında kalem tuttu. Gazetenin Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılmasının ardından bu kez Rojeva Medya’da editörlük yaptı. Ancak baskı burada da durmadı; Rojeva Medya da kapatıldı.
Fakat kapatılan yalnızca kurumlar oldu. Evin Buldan’ın emeği, ısrarı ve gerçeğe bağlılığı ise kapatılamadı. Çünkü o, gazeteciliği geçici bir uğraş olarak değil, halkına ve hakikate karşı sorumluluk olarak görüyordu. Kişiliğindeki sadeliği kalemine de yansıyor, gösterişsiz ama güçlü bir dille gerçeğin izini sürüyordu.
Kısa ömre sığan büyük emek
Evin Buldan, genç yaşına rağmen mesleğinde derin bir iz bıraktı. Onu tanıyanlar, yalnızca çalışkanlığını değil, sıcaklığını, içtenliğini ve diline olan bağlılığını anlatıyor. Kürtçeyi yaşamının merkezine koyan, bulunduğu her yerde emeğiyle iz bırakan Evin Buldan, haber odalarının sessiz ama güçlü emekçilerinden biriydi.
Onun gazeteciliğinde öne çıkan şeylerden biri de hakikate karşı duyduğu bağlılıktı. Basının susturulmaya çalışıldığı, hakikatin üstünün örtülmek istendiği dönemlerde o, kalemini geri çekmeyenlerden oldu. Bu nedenle Evin Buldan’ın adı bugün yalnızca genç yaşta yaşamını yitiren bir gazeteciyi değil, özgür basın geleneği içinde emek veren bir kadın gazeteciyi anlatıyor.
Ardında kalan bir hafıza
Evin Buldan, 2 Nisan 2017’de geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Ardında yarım kalmış bir hikâye değil, devredilmiş bir mücadele bıraktı. Çünkü bazı insanlar gittikten sonra yok olmaz; sözlerinde, emeklerinde, birlikte çalıştıkları insanların hafızasında yaşamaya devam eder. Evin Buldan da, böylesi kadınlardan biriydi.
Onun ardından bakıldığında görülen şey sadece erken bir veda değil. Aynı zamanda sürgünde büyüyen bir çocuğun, halkının diline yaslanan bir genç kadının ve gazeteciliği gerçeğe borç bilen bir basın emekçisinin yaşamıdır. Evin Buldan’ın portresi, biraz göçün hüznü, biraz direnişin inadı, biraz da hakikate duyulan derin bağlılıkla örülüdür.
Bugün geriye dönüp bakıldığında onun adı, özgür basının hafızasında incelikli, sade ve dirençli bir yerden okunuyor. Çünkü Evin Buldan, kısa yaşamına rağmen gerçeğin peşinden yürüyen kadınlardan biri oldu. Ve bazı kadınlar, gittikten sonra da bir halkın hafızasında yaşamayı sürdürür.







