‘Rojava’ya saldırı halkların iradesine saldırıdır’
- 09:05 16 Ocak 2026
- Güncel
Nazlıcan Nujin Yıldız
İZMİR – Alevi Dergahı yöneticisi Meryem Çağlı, HTŞ’nin saldırılarının tekçi anlayıştan beslendiğini belirterek, “Sayın Abdullah Öcalan’ın barış ve demokratik toplum çağrısını boşa çıkarmaya çalışıyorlar” dedi ve barış çağrısı yaptı.
HTŞ çetelerinin Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik 6 Ocak’ta başlattığı saldırılar devam ediyor. Suriye Demokratik Güçleri (QSD) ve uluslararası arabulucular aracılığıyla bir ateşkes anlaşmasının ardından her iki mahallede yaralanan sivillerin tahliyesine başlandı. Öte yandan kadın ve çocukların aralarında olduğu yüzlerce kişi çeteler tarafından kaçırıldı. Kaçırılanların akıbeti ise henüz öğrenilemedi.
HTŞ’nin Alevilere, Dürzilere ve Kürtlere yönelik saldırılarına ilişkin konuşan Demokratik Alevi Federasyonu’na (FEDA) bağlı Leverkusen Alevi Dergâhı yöneticisi Meryem Çağlı, Suriye’de Alevilerin, Dürzilerin ve Kürtlerin hedef alınmasının nedeninin, tek mezhepçi ve tekçi anlayışın oluşturulmaya çalışılması olduğunu ifade etti. Saldırıların, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nı boşa çıkarmaya çalıştığını söyleyen Meryem Çağlı, buna karşı tüm halkların ve inançların barışı savunması ve saldırılara karşı çıkması gerektiğini belirtti.
‘HTŞ IŞİD’in kalıntısıdır’
Bu saldırıların tesadüf olmadığını ifade eden Meryem Çağlı, saldırıların planlanmış olduğunu ve devam eden sürecin savaş ortamına dönüştürülmeye çalışıldığını belirtti. Meryem Çağlı, “HTŞ, IŞİD’in kalıntısı olan bir gruptur. HTŞ’nin isim ya da elbise değiştirmekle düşüncesi değişmez. HTŞ ve IŞİD’in karşısında hep Kürtler vardı. Kürtler savaştı, herkes Kürtlere borçluydu. Katliamlar ve saldırılar karşısında dik duran, Kürt mücadelesiydi. Özellikle Alevileri neden hedef aldılar? Tek mezhepçi ve tekçi anlayışı oluşturmak istediler. Bunun için Alevileri, Dürzileri, Kürtleri sindirmek, toplumsal çeşitliliği tasfiye etmek istediler. Bu durum, Kürtlerin siyasi ve toplumsal kazanımlarını hedef almaktır. Kürtleri bir nevi cezalandırmaktır. Yapılan saldırılar, Alevi dilinde bir zulümdür, zorbalıktır. Biz Aleviler, sadece Suriye’de bu katliamları görmedik. Bunu Maraş’ta da yaşadık, Sivas’ta da yaşadık, Dersim’de de yaşadık, Çorum’da da yaşadık. Sinmedik, yıkılmadık, yıpranmadık. Bizler her zaman barışın en büyük destekçileri olduk. Bir senedir barış süreci başlatıldı. Bir nevi bunu boşa çıkartmak için Suriye’yi savaş ortamına çektiler. Barışın olmaması için herkes elinden geleni yapıyor. Bizler buna alet olmayacağız. Orta Doğu’yu yeniden şekillendirmeye çalışıyorlar. Bunun arkasında Amerika vardır, Türkiye birebir var. Çünkü savaş rantından besleniyorlar” dedi.
‘Sayın Abdullah Öcalan’ın çağrısını boşa çıkartmayacağız’
Kürtlerin hiçbir zaman savaştan yana olmadığını dile getiren Meryem Çağlı, “Her şey elimizden alındı, Kürtleri asimile etmeye çalıştılar, inançlarını yok etmeye çalıştılar fakat biz yıllardır mücadele ediyoruz. Savaş istemiyoruz ama kendimizi de savunmak zorundayız. Yani bu demek değil ki biz her saldırıya boyun eğeceğiz. Elimizden ne gelirse onu yapacağız. Evlerimizde rahat oturmayacağız. Bu halk yalnız değildir. Rojava’sız bir dünya istemiyoruz. Özellikle bu halka yapılan zulmün hesabını er ya da geç herkes verecek. Sayın Öcalan’ın açıklaması, Orta Doğu’da barış olması, demokratik bir toplumun yaratılması içindi. Biz bu sürecin sonuna kadar destekçisi olacağız. Sayın Abdullah Öcalan’ın çağrısı büyük bir çağrıdır. Kürt mücadelesi her zaman bu fedakârlığı gösterdi. Sadece bu seneyle sınırlı değil. Tek yönlü ateşkesler ilan edildi, çağrılar yapıldı. Biz demokratik çözüm istiyoruz ve bunun için ısrarlı olacağız. Bundan bütün halklar payını alacak. Sadece Kürt halkı değil, Türk halkına da bir bakalım. Türk anaları da ağlıyor, Kürt anaları da ağlıyor. Eğer Türkiye savaş ortamına çekilirse büyük bir tehlike yaşanır. Bu tehlikenin oluşmaması için elimizden gelen tüm çabayı barış yönlü kullanacağız. Sayın Abdullah Öcalan’ın bu çağrısını boşa çıkartmayacağız. Çabamız bu yönlü olacak” sözlerini kullandı.
HTŞ’nin saldırılarının, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın çağrısını boşa çıkarma amaçlı olduğunu söyleyen Meryem Çağlı, “Türkiye bir çıkmazın içinde. Bunu ancak Türkiye’de yaşayan halklarla beraber çözebilirler. Beraber bir güç oluşturup omuz omuza, yan yana yürürsek bunun olmaması mümkün değil. Kendi gücümüzü savaşa değil, özgürlüğümüz için, halkımızın özgür bir yaşam sürdürmesi için kullanmalıyız” diye belirtti.
‘Savaşsız bir dünya için el ele vermeliyiz’
Son olarak saldırılara karşı dünya kamuoyuna çağrıda bulunan Meryem Çağlı, şu ifadelere yer verdi: “Herkes vicdanını dinlesin. Bu yapılanlar hak mıdır? Bu toplum bunları hak ediyor mu? Zaman zaman diyoruz ya inancımıza dönelim. Bir Müslüman ülkede yaşanıyor diyorlar özellikle Türkiye için, Suriye için. Bunun neresi Müslüman? Müslümanlık bu mudur? Müslümanlık acı vermek midir? Artık üç maymunu oynamak yerine herkes kendi elinden gelen çabayı sarf etsin. Şu an ateşkes var ama yarın ne olacak? Kimin moraline göre, kimin çıkarına göre değişecek? Bu yüzden insanlık için çaba sarf etmek gerekiyor. Neden savaşsız bir dünya için el ele vermiyoruz? Savaşsız bir dünya için beraber olalım, can cana olalım.”







