Ayşegül Doğan: Sürecin bekletilmeden ilerlemesine ihtiyaç var
- 14:14 9 Ekim 2026
- Güncel
ANKARA - DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Kürt Özgürlük Hareketi’nin son açıklamasına dikkat çekerek, “Bu saatten sonra çerçeve yasanın uygulanmasına ilişkin belirsizlikler artık sona erdirilmeli. Sürecin bekletilmeden ilerlemesine ihtiyaç var” diyerek İmralı Heyeti’nin birtakım görüşmeler yaptığını bildirdi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, gündemdeki siyasal gelişmeler ve devam eden Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında ele alınan başlıklara ilişkin partilerinin genel merkez binasında basın toplantısı düzenledi.
‘Komplonun amacı halkların kardeşliğine yönelikti’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a dönük 9 Ekim 1998’de gerçekleşen uluslararası komploya değinerek sözlerine başlayan Ayşegül Doğan, bu günün önemli bir kırılma anı olduğunu belirtti. Ayşegül Doğan, “Çözüm ve çözümsüzlük politikaları arasında gidip gelen ve onca kayba neden olan yıllardan bahsediyoruz. Komplonun amacı halkların birbirlerini boğazlamalarını sağlamaktı. Komplonun amacı halkların kardeşliğinin gerçekleşmemesini sağlamaktı. Özellikle de Kürt ve Türk halklarını karşı karşıya getirmek ve Türkiye'deki iç barışı hedefleyerek, Ortadoğu'da da barışı imkânsız hale getirmekti. Bugün 28’inci yıldönümünde diyoruz ki, bu komplo nihayete ermeli ve bu komplonun nihayete ermesi ancak kalıcı barışı başarmamızla mümkün olabilir. Geçmişin acılarından ders çıkararak barışın ve demokratik çözümün bu geçmişi de hatırlatarak, bu bilgiler ışığında bunu unutmayarak deneyimler ışığında önemini bir kez daha vurguluyoruz” dedi.
‘Fon krizi soygun düzenini ortaya çıkardı’
Ardından birçok iktidar isminin ve yöneticinin adının karıştığı fon krizine değinen Ayşegül Doğan, “Niye her gün daha fazla yoksullaşıyoruz? Bunun nedenlerini yıllardır anlatmaya çalışıyoruz. Bu bizim de Merkez Yürütme Kurulumuzun en temel başlıklarından biri. Senelerdir diyoruz ki emek, ekmek, adalet, barış, demokrasi bunlar birbirinden ayrılamaz ve birbiriyle son derece bağlantılı başlıklar. Biri olmayınca ötekinde yoksunluk yaşanıyor. İşte bu derin yoksullaşmanın birilerinin zenginleşirken birilerinin ve sürekli aynı grupların, toplumsal kesimlerin bu yoksullukla derinleşen bu yoksullukla mücadele etmesinin ve karşı karşıya kalmasının da sistemsel nedenleri var. Bugün fon manipülasyonu, fon krizi, kronik bir soygun ve vurgun düzeninin ortaya çıkmış en bariz fotoğraflarından biri. Kamusal denetimin ve siyasal sorumluluğun sorgulanmasını gerektiren ciddi bir meseledir. Apaçık bir sistem krizi. Ekonomik kriz derinleşiyor. Açlık, sefalet, işsizlik, borçluluk hali Türkiye’de tarihin en yüksek seviyelerine çıkmış durumda. Bir tarafta bir ekmek bulamayanlar bir ekmeğin bir bardak sütün mücadelesini veren aileler ve çocuklar öteki taraftaysa sorgulanmadığı, denetlenmediği için değil, sistemsel olarak böyle olduğu için giderek sermayesine sermaye katanlar. Her ne kadar Meclis Araştırma Komisyonundan kaçınmış olsa da biz bu konunun araştırılması, Meclis’in bu konuya seyirci kalmaması için DEM Parti olarak takipçisi olmaya devam edeceğiz” sözlerini kullandı.
Süreçte gözler Meclis’te
MYK’nın bir diğer gündemi olan sürece değinen Ayşegül Doğan, ilk adım olan kök yasayı güçlendirmek ve tamamlayabilmek için şu an gözlerin Meclis’te ve yeni çalışmalarda olduğunu belirtti. Ayşegül Doğan, “Yeni yasama dönemi başladı. Şu ana kadar yeni yasama dönemini beklemeden de yapılacaklar vardı. Ama henüz bunlar da yapılmadı. Hem bunların yapılmasını hem de yeni yasama döneminin mesaisinin özellikle barış ve demokrasi ile ilgili mesaisine dair temponun nasıl olacağını herkes merak ediyor. Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş'a bir çağrı yapmak istiyoruz. Bir an önce yasanın da öngördüğü izleme komisyonu süreci destekleyecek, güçlendirecek, diğer siyasi partilerin temsiliyetlerinin sağlanabileceği, kapsayıcılığın bir yöntemle bir an önce kuruluş çalışmaları tamamlanmalı ve Meclis Başkanı Sayın Kurtulmuş siyasi partilerle görüşmek için gerekli ziyaretleri tamamlamalı, önerilerini almalı, usul, esas ve çalışma ilkeleri belirlenmeli. Yöntem kamuoyuyla paylaşılmalı. Biz bu konuda şeffaflığın çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu anlamda uzmanlardan destek alınabilir. Bu konuda çalışan akademisyenlerden, yine bu konuda çalışmalar yürüten hak kuruluşlarından tüm bunları değerlendirebilmek için kuruluş çalışmalarının bir an evvel tamamlanması gerekiyor. Çünkü somut bir şekilde uygulamanın görülmesi hem süreci ilerletecek hem yeni aşamalara taşıyacak. Hem diğer yasal çalışmaları bir an önce gündemimize almamızı sağlayacak. Diğer siyasi partilerin de sürece katılımını ve sorularının yanıtlarını da hep beraber bulmuş olacağız” diye belirtti.
‘Çerçeve Yasanın uygulanmasında belirsizlik sona ermeli’
Ayşegül Doğan açıklamanın devamında şunları söyledi:
“Dün Hareket Yönetimi imzasıyla bir açıklama yapıldı. Örgütün feshi, silahların yakılarak imha edilmesi gibi tarihi adımların yanı sıra çerçeve yasadan itibaren Türkiye sınırları içinde ve dışında yani sınıra yakın olduğu söylenebilecek tüm silahlı güçlerini çektiğini ve böylece Türkiye'ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırma ve demokratik siyasal mücadele stratejisinin gereklerini tümüyle yerine getirdiğini, Türkiye içinde hiçbir biçimde bir silahlı tehdit durumundan söz edilemeyeceğini Hareket Yönetimi açıkladı. Bu saatten sonra çerçeve yasanın uygulanmasına ilişkin belirsizlikler artık sona erdirilmeli. Yani ne zaman yürürlüğe girecek, nasıl olacak, üst kurul nasıl çalışacak, üst kurulun altındaki kurulların işleyişi, üyeleri, yapılması gerekenler tüm bunlar bir netliğe kavuşturulmalı ve bu tartışmalara boğulmamalı. Bundan sonra süreç hızla ilerlemeli.
Sürecin hız alarak yeni adımlarla ilerleyebilmesine ihtiyaç var
Barış ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü Sayın Öcalan’ın sürece etkin katılımını sağlayacağı için oldukça önemli. Bu katılımın bir an evvel sağlanması gerekiyor. Sürecin böyle bekleyerek, bekletilerek, durağanlaştırılarak devam etmesi değil, hız alarak yeni adımlarla ilerleyebilmesine ihtiyaç var. Bir çağrımız da aslında demokratik kamuoyuna, siyasi partilere, farklı toplumsal kesimlere ilk günden beri bu çağrıyı çok önemsiyoruz. Bir yandan barışı tesis etmeye çalışırken öte yandan demokratik toplumu inşa etmeye çalışıyoruz. Evet, demokratik toplum için birtakım yasal değişikliklere ihtiyaç var. Ancak yalnızca yasal değişiklikler değil, bunu oluşturacak toplumsal güce, desteğe de ihtiyaç var. Çünkü hep söyleyegeldiğimiz gibi barış ve demokrasi mücadelesi ancak onun için mücadele edenlerin omuzunda yükselebilir.
AİHM ve AYM kararları uygulanmıyor
Şimdi bakınız bir yandan baskılar sürüyor, operasyonlar sürüyor. Öte yandan AİHM ve AYM kararları uygulanmıyor. Tutuklamalar sürüyor. Belediye başkanları, gazeteciler tutuklanıyor. Medya ve haber siteleri engelleniyor. İdare ve Gözlem Kurulları tarafından siyasi tutsakların tahliyeleri engelleniyor. Yas hakkını kullandığı için insanlar hakkında soruşturmalar başlatılıyor, ifadeye çağrılıyorlar. Tüm bunları düşündüğünüzde yeni bir dönemin ruhuyla örtüşen uygulamalar mı? Hayır değil. Yeni bir dönemi hissetmek için insanların işte bu uygulamalardan vazgeçilmesi gerekiyor. Bundan vazgeçirecek irade de ancak toplumsal destekle olabilir.
Hesekê’deki provokasyon hamlelerini kaygıyla takip ediyoruz
Merkez Yürütme Kurulumuz’un önemli gündemlerinden biri içerideki gelişmelerin yanı sıra dışarıdaki gelişmeler. Hesekê’de yaşananları çok büyük bir kaygıyla takip ediyoruz. Hesekê’de provokasyon hamleleri görüyoruz. Ve Hesekê’de bu yaşananlarla ilgili hem takip ediyoruz bir yandan hem de yapılması gerekenleri hatırlatıyoruz. Hiçbir halkın kendilerini temsil eden değerlerine dönük saldırılar meşru ve haklı saldırılar olarak kabul edilemez. Dolayısıyla Kürtlerin kültürel sembollerine, ulusal sembollerine yönelik saldırıları ve ardından yaşanan gerginlikleri sıradan gerginlikler olarak tarif etmemek gerekiyor. Ya da bu söylemleri kışkırtacak, bunu körükleyebilecek, toplumsal hassasiyetleri kaşıyacak söylemlerden, uygulamalardan ve eylemlerden vazgeçmek gerekiyor. Hesekê'de yaşananlar Kürtler ve Araplar arasında bir karşıtlık da yaratmayı hedefleyen güçler tarafından destekleniyor olabilir ya da bilerek ortaya çıkartılan, gerçekleştirilmek istenen hamleler olabilir. Bunlara karşı da dikkatli ve tedbirli olmak gerekiyor.
Hesekê’de fitillenmek istenen ateş başka sonuçlara yol açabilir
Hesekê halkının talepleri, meşru hakları, hukuk ve diyalog yoluyla konuşulması gereken konular, ele alınması gereken konular provokatif girişimlerle değil. Suriye'nin geleceği halkların birbirine karşı karşıya getirildiği ya da kışkırtıldığı kimliklerin, orada yaşayan farklı inançların kazanımlarının hedef alındığı bir zemine değil, demokratik ve bir arada gerçek yaşam modeline ihtiyaç var. Yetkilileri, iç güvenlik güçlerini, orada yaşayan yurttaşların ve can ve mal güvenliğini sağlamak, şiddeti kışkırtacak söylemlerden ve eylemlerden uzak durarak bu olayları ve kışkırtmaları önlemek ve bu provokasyon girişimlerine katılanların da bir an önce açığa çıkartılması, hukuk önünde hesap vermesi ve bu anlamda tüm yetkililerin de sorumluluklarını eksiksiz bir biçimde yerine getirmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuyu dediğim gibi yakından takip ediyoruz. Çünkü tekrar ediyorum; Hesekê, Hesekê ile sınırlı değil. Orada fitillenmek isteyen ya da istenen bir durum, bir ateş çok başka sonuçlar yaratabilir. Hepimiz bu konuda sorumlu davranmalıyız.
İmralı Heyetimiz sürecin ilerlemesi ve hızlanabilmesi için görüşmeler yapıyor
Merkez Yürütme Kurulu’muzun toplantısı devam ediyor. En başta da söylediğim gibi İmralı Heyetimiz rutin bir takım görüşmeler yapıyor her zaman olduğu gibi. Bu görüşmeler Barış ve Demokratik Toplum sürecinin ilerleyebilmesi ve hızlanabilmesi için yapılan görüşmeler. Tabii ki zaman zaman bununla ilgili Adalet ve Kalkınma Partisi yetkilileriyle bir araya geliyorlar. Yine Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında kurulan üst kurulun çalışmalarına ilişkin Sayın Yılmaz ile bir araya geldiler. Aynı şekilde Adalet ve Kalkınma Partisi yetkilileri, hem Grup Başkanı hem Parti Sözcüsü ve hem de Genel Başkan Yardımcılarıyla bir araya gelip bu konuları değerlendirmek ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritasına dair önerilerimizi iletmek için. Bugünden sonra da bu görüşmeler devam edecek. Bu görüşmelerin esas olarak içeriği önümüzdeki dönemin yol haritası ve bu yol haritasının hangi takvimle ilerleyeceğine dair henüz net bir yol haritası ya da takvim olmadığı için netleşen bir bilgiyi sizlerle paylaşamıyoruz. Ama diyalog önemli. Bunu önemli buluyoruz. Önümüzdeki süreçte de bu diyaloğun güçlenmesini, hızlanmasını ve kurumsal bir hale gelmesini temenni ediyoruz.”







