Birçok kentte komplo kınandı: Abdullah Öcalan’ın özgür yaşayabileceği koşullar oluşturulmalı

  • 13:26 9 Ekim 2026
  • Güncel
HABER MERKEZİ - Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik Uluslararası Komplonu’nun yıl dönümüne dair yapılan yürüyüşte, Abdullah Öcalan’ın özgürce yaşayabileceği ve çalışabileceği koşulların derhal oluşturulması gerektiği mesajı verildi.  
 
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 9 Ekim Uluslararası Komplo'nun 28’inci yıl dönümüne dair birçok kentte yürüyüş ve açıklama yapıldı. 
 
Agirî 
 
Agirî'de Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü talebiyle yürüyüş düzenlendi. Eski Halk Kütüphanesi önünde bir araya gelen kitle, "Komploya 9'ê cotmehê ya navdewletî ya ku li hember Rêber Apo bi tundî şermezar dikin. Em xwedî serokê xwe derdikevin û azadiya serokê xwe dixwazin" pankartı arkasında Cumhuriyet Caddesi başına kadar yürüdü. Yürüyüşte sık sık "Bijî Serok Apo", "Bê Serok jiyan nabe" ve "Jin jiyan azadî" sloganları atılırken, "Hakikatin yolu İmralı'dan geçer" ve "Komploya karşı biz yüzümüzü güneşe verdik" dövizleri taşındı.
 
Yürüyüşe Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Agirî Milletvekili Nejla Demir, kentteki demokratik kitle örgütleri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Yürüyüşün ardından basın metnini Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Agirî İl Eşbaşkanı Sabih Kaya okudu.
 
 
Erzirom 
 
Erzirom Demokratik Kurumlar Platformu, , Xinûs'ta (Hınıs) bulunan Cumhuriyet Caddesi'nden Xinûs Çay Bahçesi önüne doğru yürüyüş gerçekleştirdi. Kurmanci, Kirmancki ve Türkçe "Komploya hayır, Sayın Öcalan'a özgürlük" pankartının açıldığı yürüyüşte "Be Serok jîyan nabe" ve "Bijî Serok Apo" sloganları atıldı.
 
Yürüyüşün ardından konuşan DEM Parti Wan Milletvekili Mahmut Dindar, Abdullah Öcalan'a yönelik yıllar önce uluslararası komplonun kurulduğunu belirterek, komplonun Abdullah Öcalan şahsında Kürt halkına kurulduğunu söyledi. Daha sonra DBP Erzirom İl Eşbaşkanı Ramazan Karakaş, ortak basın metnini okudu.
 
Eylem, alkışlarla sona erdi.
 
 
Qers 
 
Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü talebiyle Qers Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İl binası önünde basın açıklaması düzenlendi. Yapılan açıklamaya; DEM Parti Qers il örgütü ve ilçe yöneticileri ile sivil toplum kuruluşları (STK) temsilcileri katıldı. 
 
Ortak basın metnini okuyan DEM Parti Qers İl Eşbaşkanı Arzu Savaş, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplonun yıl dönümünde mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı.
 
Colemêrg 
 
Colemêrg’in Gever ilçesinde Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü talebiyle yürüyüş düzenlendi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ilçe binası önünde bir araya gelen kitle “Komploya Hayır, Sayın Öcalan’a Özgürlük”, “Azadî Ji Bo Öcalan” pankartı ile Gever iş merkezi caddesine kadar yürüyüş düzenledi. 
 
Yürüyüşte sık sık, “Disa disa serhildan serokê me Öcalan”, “Biji Serok Apo”, “Be Serok Jiyan Na Be”, “Biji berxwedana zindana” sloganları atıldı. Yürüyüşte, “Azadiya Serokati Azadiya Jinê Ye”,Dem Dema Rêber Apo’ye”, “Lı Hemberê Komployê Dem Dema Jinê Ye” dövizleri taşındı.
 
Yürüyüşe Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Colemêrg Milletvekili Onur Düşünmez, Gever Barış Anneleri Meclisi, kentteki demokratik kitle örgütleri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Yürüyüşün ardından basın metnini Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Reşit Güneç okudu.
 
 
Bêdlîs
 
Bedlîs'in Norşîn ilçesinde Demokratik Kurumlar Platformu (DEKUP) uluslararası komploya karşı yürüyüş düzenledi. Şelale parkında bir araya gelen kitle, "Özgür Önderlikle Özgür Toplum" yazılı pankartla belediye alanına doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşte kitle sıklıkla, "Bê Serok jiyan nabe" sloganları attı. 
 
Yürüyüşün ardından ortak basın metnini okuyan DEM Parti Norşîn Yöneticisi Ezer Özkan, komploya karşı her alanda kesintisiz şekilde mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.
 
 Êlih 
 
Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde Batman Gülistan Caddesi’nden Yılmaz Güney Parkı’na kadar yürüyüş gerçekleştirildi. “Komploya hayır, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a özgürlük” pankartı açıldı. Yürüyüş boyunca sık sık “Bijî Serok Apo”, “Kahrolsun 9 Ekim komplosu” ve “Gençlik Apo’nun fedaisidir” sloganları atıldı. Yürüyüşe, DEM Parti Milletvekili Berdan Öztürk katıldı.  
 
Basın açıklamasını Batman DEM Parti İl Eşbaşkanı Semra Güneş okudu.  
 
Açıklama alkışlarla son buldu.
 
 
Mûş
 
Mûş’ta DEKUP öncülüğünde 9 Ekim Uluslararası Komplosu’na karşı Yeşilce Fidanlık istikametine yürüyüş düzenlemek isteyen kitle, polis engeliyle karşılaştı. Polis, “Valilik izni olmadığı” gerekçesiyle yürüyüşü engellerken, kitle “Bê serok jiyan nabe” ve “Bijî Serok Apo” sloganlarıyla tepki gösterdi.
 
Engelleme kararına tepki gösteren Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mûş Milletvekili Sümeyye Boz, “Vali Avni Çakır, barışı provoke ediyor. Kürt halkının evlatlarının taziyesine karşı taziye evlerini kapatma tutumunu, şimdi de barış sürecine engel olarak sürdürüyor” dedi.
 
Polisin izin vermemesi üzerine ters istikamete yürümek isteyen kitlenin önü yeniden kesildi. Bunun üzerine her iki caddeyi kapatarak oturma eylemi yapmak isteyen kitleye polis saldırdı. Saldırıda bir yurttaş yaralanırken, polis ajansımız muhabirlerinin haber takibi yapmasını da engellemeye çalıştı.
 
Polis engeline rağmen yürüyüş gerçekleştirildi
 
Polis engelini aşan kitle, yürüyüş gerçekleştirdi. Kürtçe ve Türkçe “Komploya hayır, Sayın Öcalan'a özgürlük” yazılı pankartın açıldığı yürüyüşte sık sık “Selam selam İmralı'ya bin selam” sloganı atıldı.
 
Yürüyüşün ardından ortak basın metnini DEM Parti Merkez İlçe Eşbaşkanı Faik Yasul okudu.
 
‘Bütün yasaklar Kürt halkının iradesiyle kırılacak’
 
Ardından konuşan Sümeyye Boz, “28 yıl önce gerçekleşen komplo bugün Muş sokaklarında Vali Avni Çakır üzerinden devam ediyor. Kürt halkının barışa yönelik çabası bugün Muş’ta keyfî yasaklarla devam ediyor. Gladio'nun ve savaşın sözcüsü gibi hareket ediyor. Kürt halkının iradesini ve barış talebini dikkate almıyor. Özgürlük gerillalarının taziye ve anma programlarına dahi müdahale etti. Bugün bütün yasaklar Kürt halkının iradesi ile kırılacak. Barış, Kürt Halk Önderi Öcalan'ın büyük çabaları sonucunda mutlaka gayrete kavuşacaktır. Biz buradan Kürt halkının duruşuna ve iradesine selam gönderiyoruz. Berxwedan jîyane” diye konuştu.
 
 
Şirnex
 
Şirnex’in Cizîr ilçesinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 9 Ekim Uluslararası Komplosu’nun 28’inci yıl dönümü dolayısıyla yürüyüş gerçekleştirildi. Cudi Mahallesi’nde başlayan yürüyüşte, “Özgür önderlikle özgür topluma” ve “Komplo bi tekoşîna jinê ve tê şikandin, niha dema jinê ye” yazılı pankartlar açılırken, Abdullah Öcalan’ın fotoğrafları taşındı. Yürüyüş boyunca “Barışın elçisi İmralı’dadır”, “Bijî Serok Apo” ve “Jin, jiyan, azadî” sloganları atıldı. Abdullah Öcalan’a ithafen seslendirilen şarkılar eşliğinde devam eden yürüyüş, Dörtyol Meydanı’nda son buldu.
 
Yürüyüşün ardından yapılan basın açıklamasında ortak metni, Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) Eşbaşkanı Aydın Deniz okudu.
 
‘Kürt halkı komployu boşa düşürdü’
 
Ardından konuşan DEM Parti Milletvekili Newroz Uysal Aslan, şunları söyledi: “Uluslararası komployu 28’inci yıl dönümünde tekrar kınıyoruz, lanetliyoruz. 9 Ekim komplosu Kürt halkının tarihinde büyük bir yer tutuyor. Eğer Kürt halkının bir önderi varsa, o Rêber Apo ise ve o tutsak tutulacaksa Kürt halkı da tutsak olacak diye düşündüler ama ne Kürt halkını öndersiz bırakabildiler ne de Kürt Halk Önderi'nin duruşunu ortadan kaldırabildiler. Kürdistan’ın birçok kentinde yaşanan katliamlar kaynağını komplodan alıyor. Ama Abdullah Öcalan, aradan geçen 28 yıla ve tutsaklığa rağmen demokratik moderniteyi geliştirdi. Bugün en önemli olan şey Kürt halkının birliğidir. Kürdistan’ın 3 parçasında statümüzü savunuyoruz. Kürt halkı komployu boşa düşürdü ve özgürlüğüne doğru yürüyor. Şimdi biz Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ndeyiz. Ama her şey sürece uygun yürütülmüyor. Ne Abdullah Öcalan'ın durumu değişiyor ne de Kürt halkına yaklaşım değişiyor. Ama ne yaparsanız yapın Kürt halkının duruşunu bozamayacaksınız. Buradan bir kez daha söylüyoruz: Önderi özgür olmayan halk özgür olamaz.”
 
Açıklama, alkış, slogan ve zılgıtlarla son buldu.
 
Riha
 
DEKUP öncülüğünde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 9 Ekim Uluslararası Komplosu’nun 28’inci yılı dolayısıyla Riha’da yürüyüş gerçekleştirildi. Xelîliye ilçesinde bulunan Novada Park AVM önünde bir araya gelen kitle, sık sık “Savaşta, barışta seninleyiz Öcalan”, “Bijî Serok Apo”, “Bi can bi xwîn em terene ey Serok” sloganları attı.
 
Ardından yürüyüşe geçen kitle, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın dev posterinin yanı sıra “Azadî ji birez Ocalan/Sayın Öcalan’a özgürlük” pankartı ile “Güneşimizi karartamazsınız”, “Bê Serok jiyan nabe” dövizlerini taşıdı.
 
Yürüyüş boyunca “Ciwan fedayê Reber Apo ne”, “Selam selam İmralı’ya bin selam”, “Bijî Serok Apo”, “Dağlarda arama Apocular her yerde” sloganları atıldı. Ahmet Bahçıvan İş Merkezi önüne ulaşan kitle, burada basın açıklaması gerçekleştirdi.
 
Basın açıklamasını Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Riha İl Eşbaşkanı Nihat Demirbilekli okudu.
 
‘Selam iletmek önemli ancak yeterli değil’
 
Açıklamanın ardından konuşan DEM Parti Riha Milletvekili Ferit Şenyaşar, “Kürt halkı 28 yıl önce uygulanan komploya karşı Kürt halkı direndi, mücadelesini büyüttü. İki yıldır bir süreç yürütülüyor. Bu sürecin bir muhatabı Sayın Öcalan, diğer tarafı devlettir. Ancak devlet tarafından sürecin ruhuna dair adımlar atılmıyor. Meclisten selamlar ve iyi niyetler iletiliyor. Bunlar önemli şeyler ancak yeterli değil. Devlet gerekli adımı atmada geç kalmıştır. Yürütülen bu süreçte Önderliğimizin arkasındayız, Bijî Serok Apo” dedi.
 
Açıklama, sloganlarla sona erdi.
 
Adana
 
Adana'nın Ceyhan ilçesinde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Ceyhan İlçe Örgütü binası önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü ve Kürt sorununun demokratik çözümünü istenildi. “Komploya hayır, Sayın Öcalan’a özgürlük” pankartının açıldığı açıklamada, metni DEM Parti Ceyhan Eşbaşkanı Tahir Özdemir okudu.  9 Ekim komplosuyla Kürt halkının özgürlük iradesinin hedef alındığını belirten Özdemir, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ilerlemesi için Abdullah Öcalan’ın özgür çalışma koşullarının oluşturulması ve Kürt halkının kimliğinin anayasal güvenceye alınması gerektiğini belirtti. 
 
Dêrsim 
 
Dêrsim Demokratik Kurumlar Platformu, 9 Ekim komplosun yıl dönümünde Sanat Sokağı'nda açıklama yaptı. "Komploya hayır Sayın Öcalan'a özgürlük" pankartının ardından konuşan, DEM Parti İl Eşbaşkanı Özcan Ateş, komplo ile Kürt halkının özgürlük iradesine ve demokratik çözün umuduna darbe vurulmak istendiğini ifade etti. Demokratik bir düzen için ilk adım olarak Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünün sağlanması gerektiğini söyleyen Ateş, "Kürt halkının varlığı ve kimliği anayasal güvenceye alınmalıdır. Kürt sorununun demokratik ve hukuki çözümü güvence altına alınmalıdır. Demokratik siyasetin önündeki engeller kaldırılmalıdır” dedi.
 
Açıklamanın ardından söz alan DEM Parti Dêrsim Milletvekili Ayten Kordu ise komplonun amacının Kürt ve Türk halklarını karşı karşıya getirerek iç çatışmanın yaratılması olduğunu ifade etti. Ayten Kordu, "Kürt halkı yüzyıllık inkar ve imha politikalarına karşı hiçbir zaman eşit yurttaşlık ve demokrasi talebinden vazgeçmedi. 29 yıldır bu tasfiye planı henüz bitmedi. Bugün bile aynı yaşanan süreçte aynı zihniyetin sürece engel olmak ve tasfiyeyi derinleştirmek istediğini görüyoruz. 29 yıl geçmesine rağmen halklar barışın ve demokratik bir Türkiye'nin mücadelesini veriyor" şeklinde konuştu. 
 
Xarpêt
 
Xarpêt Demokratik Kurumlar Platformu, Uluslararası komployu Xozat Garajı'nda yaptığı açıklama ile protesto etti.  Açıklamada, "Komploya hayır, Sayın Öcalan'a özgürlük" pankartı açıldı. Ortak basın metnini okuyan DEM Parti Xarpet İl Yöneticisi İskender Şimşek, komployu kınadıklarını söyledi. 
 
Dîlok
 
Dîlok'ta 9 Ekim uluslararası komplosunun yıl dönümünde bir araya gelen kitle, Cinderesi mevkiindeki ATM’lerin önünden Yaren Giyim’e kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca "Bijî Serok Apo", "Bê Serok Jiyan Nabe" ve "Bijî Aşîtî", sloganları atıldı. Yürüyüşün ardından açıklamayı okuyan DEM Parti İl Eşbaşkanı Fesih Yeşil, demokratik bir düzen ve çözüm için Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünün sağlanması, Kürt kimliğinin anayasal güvenceye alınması ve demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurguladı.
 
Açıklamada söz alan Şırnak Milletvekili Zeki İrmez ise komplonun halkları karşı karşıya getirerek iç çatışma yaratmayı hedeflediğini ifade etti. İrmez, Kürt halkının inkâr politikalarına karşı eşit yurttaşlık talebinden vazgeçmediğini ve tüm engellemelere rağmen barış ve demokrasi mücadelesinin kararlılıkla sürdürüldüğünü dile getirdi. 
 
Mersin
 
Mersin’de Tevgera Jinên Azad (TJA) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Gençlik Meclisi öncülüğünde, 9 Ekim Uluslararası Komplosu’nun 28’inci yılı dolayısıyla yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Yürüyüş için 155’inci Cadde’de bir araya gelen yüzlerce yurttaş, buradan DEM Parti Akdeniz İlçe binasına kadar yürüdü.
 
Yürüyüş güzergâhı boyunca yurttaşlar, evlerinin balkonlarına çıkarak eyleme destek verdi. Yürüyüşte, “Komploya karşı şimdi kadın zamanı”, “Azadiya fizîkiya Rêber Apo mifteya serkeftinq pêvajoyê ye”, “Komploya hayır, Önder Apo’ya özgürlük” pankartlarının yanı sıra “Güneşimizle buluşacağız”, “Güneşimizi karartamazsınız”, “Azadiya Serok azadiya me ye” ve “Komplo değil demokratik çözüm” dövizleri taşındı.
 
Kitle, yürüyüş boyunca sık sık “Bê Serok jiyan nabe”, “Bijî Serok Apo” ve “Şehîd namirin” sloganları attı.
 
‘Kalıcı barış için somut adımlar atılmalı’
 
DEM Parti Akdeniz İlçe binası önünde gerçekleştirilen basın açıklamasını TJA üyesi Meral Gültekin okudu. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ciddi bir tıkanma ve belirsizlik aşamasına getirildiğini belirten Meral Gültekin, şunları söyledi: “28 yıldır İmralı tecrit ve işkence sistemine karşı sergilenen tarihsel direniş, komplocuların hesaplarını boşa çıkarmış ve amansız bir zihniyet devrimine dönüşmüştür. Bugün gelinen aşamada, toplumsal iradenin zorlamasıyla yeni bir demokratik çözüm süreci aralanmış olsa da süreç mevcut durumda ciddi bir tıkanma ve belirsizlik aşamasına getirilmiştir. Bilinmelidir ki kalıcı ve onurlu bir barış, yalnızca tek bir tarafın özverisi veya tek taraflı adımlarıyla inşa edilemez. Devlet ve iktidar aklının oyalama, zaman kazanma ve taktiksel yaklaşımları terk edilmeli; sürecin önünü açacak samimi ve yasal/hukuki adımlar atılmalıdır. Bu tıkanıklığı aşmanın ve süreci tarihsel anlamına uygun biçimde ilerletmenin temel şartı; müzakere masasının mimarı Rêber Apo’nun İmralı tecrit sistemine son verilerek fiziki özgürlüğünün sağlanması ve sürecin şeffaf, anayasal bir zeminde yürütülmesidir.”
 
‘Fiziki özgürlük sağlanana kadar mücadele edeceğiz’
 
Ardından konuşan DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, 28 yıl önce uluslararası güçlerin Abdullah Öcalan şahsında dört parça Kürdistan’da yaşayan Kürt halkının sesini kısmak istediğini belirtti.
 
Aradan geçen 28 yılda komplocuların kaybettiğini ifade eden Ali Bozan, Kürt halkının ağır bedeller ödeyerek mücadelesini sürdürdüğünü, birlik ve beraberliğini güçlendirdiğini ve kazanımlarını büyütmeye devam ettiğini söyledi.
 
Ali Bozan, “Buradan bir kez daha tekrar ediyoruz: Uluslararası komplo tamamen boşa çıkarılıncaya kadar, Rêber Apo’nun fiziki özgürlüğü sağlanıncaya kadar, Kürt halkının varlığı, dili, kimliği ve coğrafyası tanınıncaya kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.
 
Çewlig
 
Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde, Çewlig Kent Meydanı’nda bir basın açıklaması gerçekleştirildi. DBP Çewlig İl Eşbaşkanı Şevket Kalındamar tarafından okunan açıklamada, uluslararası komplonun Kürt halkının özgürlük iradesini ve demokratik çözüm umudunu hedef aldığı, ancak Abdullah Öcalan’ın İmralı’da geliştirdiği demokratik modernite paradigması ve halkın direnişiyle tasfiye siyasetinin boşa çıkarıldığı vurgulandı. Açıklamada, Kürt sorununun demokratik ve hukuki çözümü için Kürt kimliğinin anayasal güvenceye kavuşturulması ve demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması gerektiği belirtildi. Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün kalıcı bir barış ve Türkiye’nin demokratikleşmesi için tarihsel bir zorunluluk olduğuna dikkat çekilerek, tüm toplumsal kesimlere ve demokratik güçlere bu mücadeleyi ortaklaştırma çağrısı yapıldı.
 
Mêrdîn 
 
Mêrdîn Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde Qoser’de (Kızıltepe) binlerce kişinin katılımıyla yürüyüş gerçekleştirildi. Siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcisi ve binlerce yurttaş, Özgürlük Meydanı’nda bir araya gelerek “Bijî Serok Apo” ve “Barışın elçisi İmralı’dadır” sloganları eşliğinde yürüdü. Abdullah Öcalan’ın fotoğraflarının yer aldığı dövizler ve dev posterin taşındığı yürüyüşte, “Ji komployê re na azadî jibo birêz Öcalan” ve “Li hember komployê niha dema jinê ye” yazılı pankartlar açıldı. Eski Hastane Yolu Kavşağı’na kadar sloganlarla süren yürüyüşün ardından basın açıklaması yapıldı. Açıklamada konuşan DEM Parti Mêrdîn İl Eşbaşkanı Nihat Gökalp, komplonun Kürt halkının özgürlük iradesini ve demokratik çözüm umudunu hedef aldığını belirterek, “Önder Öcalan’ın özgürlüğü bir lütuf değil, demokratik çözümün ve onurlu barışın tarihsel gereğidir” dedi. Abdullah Öcalan’ın özgürce yaşayabileceği ve çalışabileceği koşulların oluşturulması gerektiğini söyleyen Gökalp, Kürt halkının varlığı ve kimliğinin Anayasal güvenceye alınması, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması çağrısında bulundu.
 
DEM Parti Mêrdîn Milletvekili Beritan Güneş Altın ise Kürt halkının komploya karşı yıllardır alanlarda Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü haykırdığını belirterek, susturulmak istenen sesin bugün İmralı’dan bütün dünyaya yayıldığını söyledi. Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu paradigmanın komploya güçlü bir yanıt olduğunu vurgulayan Beritan Güneş Altın, “Barışın en büyük adımı Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğüdür. Halklarının barışı için Sayın Öcalan’ın özgürlüğü farzdır” diye konuştu. 
 
Açıklama “Bijî Serok Apo” sloganlarıyla sona erdi.
 
Ankara
 
Ankara’da DEM Parti İl binası önünde açıklama düzenlendi. Komploya hayır Sayın Öcalan'a özgürlük" pankartı açılırken, "Bê Serok jiyan nabe", "Bijî Serok Apo" sloganları atıldı. Açıklamayı kitle adına DEM Parti İl Eş Başkanı Yılmaz Yıldırımcı okudu.
 
Yıldırımcı, “Emperyalist güçler ve Türkiye'deki savaş ve kaostan beslenen kesimler Sayın Öcalan üzerinden gerçekleştirdikleri komployla Türkiye ve Ortadoğu halkları arasındaki çatışmaları derinleştirmeyi amaçlamıştır” diyerek Abdullah Öcalan’a özgürlük istedi.
 
DEM Parti Agiri Milletvekili Heval Bozdağ da yaşanan komplonun Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni geciktirdiğini söyleyerek “Biz Sayın Öcalan’ın doksanlı yıllardan itibaren barışa dair seslenişini duyduk. Müzakere için barış arayışını duyduk. Fakat buna karşılık bir irade yoktu. O yüzden bu süreç başlamasını geciktirdi. Halklar ezilmeye devam ederken egemenler projelerini yürütmeye devam ettiler. Tarihi 27 Şubat çağrısı gösteriyor
 
 
 
 
Ortak açıklama şöyle: 
 
“9 Ekim 1998'de başlatılan uluslararası komplo yalnızca Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın Suriye'den çıkarılmasını hedeflemedi. Bu komplo ile Kürt halkının özgürlük iradesine, demokratik çözüm umuduna bir darbe vurulmak istendi. Öcalan şahsında hedef alınan Kürt halkının varlığı, özgürlük mücadelesi ve demokratik bir Ortadoğu umuduydu. 9 Ekim'le başlatılan tasfiye siyaseti, 15 Şubat komplo ile devam etmiş ancak Öcalan'ın İmralı direnişi ve Kürt halkının boyun eğmeyen siyaseti bu komployu boşa çıkarmıştır.  
 
9 Ekim'le başlayan, 15 Şubat'la yeni bir aşamaya taşınan bu süreçte Öcalan, kendisine dayatılan tasfiye siyasetine karşı geri adım atmamış; tam tersine demokratik çözüm iradesini daha da büyütmüştür. Geliştirdiği demokratik modernite paradigmasıyla yalnızca Kürt sorununun değil, Ortadoğu'nun kronikleşmiş sorunlarının da barış, demokrasi ve halkların özgür iradesi temelinde çözümünün yolunu göstermiştir. Uluslararası komplonun amacı Kürt özgürlük mücadelesini tasfiye etmekti. Ancak başaramadılar. Tasfiye etmek istedikleri irade bugün daha güçlüdür. Susturmak istedikleri düşünce bugün milyonlarla buluşmuştur. Yok etmek istedikleri barış umudu bugün halkların ortak talebine dönüşmüştür.  
 
Öcalan'ın yıllardır sürdürdüğü demokratik çözüm ısrarı, komplonun boşa çıkarılmasının en güçlü kanıtıdır. Çünkü tarih göstermiştir ki; halkların özgürlük ve demokrasi iradesi komployla, hiçbir tecrit politikasıyla ve hiçbir baskıyla ortadan kaldırılamaz. Kürt halkı, yüz yılı aşan inkâr, imha ve asimilasyon politikalarına karşı büyük bedeller ödeyerek özgürlük ve demokrasi mücadelesini bugüne taşımıştır. Bu tarihsel mücadelenin yarattığı güçle bugün Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin önünü açmıştır.  Önder Öcalan, Kürt-Türk ilişkilerinin tarihsel hakikatler temelinde yeniden kurulmasını ve Türkiye'nin demokratik bir hukuk düzenine kavuşmasını savunmaktadır. Bunun yolu açıktır:  İlk adım olarak, Önder Öcalan'ın özgürce yaşayabileceği ve çalışabileceği koşullar derhal oluşturulmalıdır. Kürt halkının varlığı ve kimliği anayasal güvenceye alınmalıdır. Kürt sorununun demokratik ve hukuki çözümü güvence altına alınmalıdır. Demokratik siyasetin önündeki engeller kaldırılmalıdır.  
 
Önder Öcalan'ın özgürlüğü bir lütuf değil, demokratik çözümün ve onurlu barışın tarihsel gereğidir. 28 yıldır İmralı'da tutulan Önder Öcalan özgürleşmeden sürecin yürümesi de barışın kalıcı hale gelmesi de mümkün değildir.  Bu yüzden Önder Öcalan'ın özgürlüğünü istemek, Türkiye'de demokrasi ve barış isteyen bütün toplumsal kesimlerin ve demokratik güçlerin ortak talebi olmalıdır. Kürt halkının özgürlüğü Türkiye halklarının özgürlüğünden, Kürt sorununun demokratik çözümü ise Türkiye'nin demokratikleşmesinden ayrı düşünülemez. Barışın kalıcılılaşması, hukuk, adalet, eşitlik ve demokratik siyasetin birlikte güçlendirilmesine bağlıdır. Önder Öcalan'ın özgürlüğü, Kürt sorununun demokratik ve hukuki çözümü ve halkların eşit özgür geleceği için mücadelemizi sürdüreceğiz. “