CPT’nin Türkiye raporu: Cezaevi nüfusu 3 yılda 192 binden 338 bine çıktı
- 16:41 6 Ekim 2026
- Güncel
Melek Avcı
ANKARA Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) 2021 ve 2024 Türkiye raporları, cezaevlerinde kötü muamele, tecrit, aşırı kalabalıklaşma ve sağlık hizmetlerine erişimdeki sorunların sürdüğünü ortaya koydu. Rapora göre cezaevi nüfusu üç yılda 192 binden 338 bine çıkarken, kadınların yanı sıra yanı sıra çocukların maruz bırakıldığı hak ihlalleri de kayda geçti.
Avrupa Konseyi İşkencenin ve İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcı Muamele veya Cezanın Önlenmesi Komitesi (CPT), Türkiye’ye Ocak 2021’de gerçekleştirdiği periyodik ziyaret ile Şubat 2024’te gerçekleştirdiği özel ziyarete ilişkin iki raporu bugün yayımladı. Türkiye yetkililerinin raporlara verdiği yanıtlar da kamuoyuna açıldı.
CPT’nin 2021 ziyareti, kolluk kuvvetleri tarafından gözaltına alınanların yanı sıra cezaevlerinde tutulanların koşullarına odaklandı. Heyet, Ankara, Amed ve İstanbul’daki emniyet müdürlükleri ve “terörle mücadele şubelerinin” de aralarında bulunduğu 13 polis ve jandarma birimini ziyaret etti. Bakırköy ve Kayseri kadın cezaevleri, Maltepe Çocuk Cezaevi ve Amed’deki yüksek güvenlikli cezaevinin de aralarında bulunduğu 8 cezaevinde incelemelerde bulundu.
2024 ziyareti ise 2021’deki bulguların takibi niteliğinde gerçekleştirildi. CPT bu kez Antalya, Idîr ve Wan’daki dört yüksek güvenlikli cezaevinin yanı sıra Antalya ve Maltepe’deki iki L Tipi cezaevini ziyaret etti. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilenler ile kadın ve LGBT+ tutsakların koşulları ve tek kişilik hücrelerde tutulanların durumu incelemenin odağında yer aldı.
Üç yılda 146 bin kişilik artış
İki rapor, Türkiye’deki cezaevi nüfusunun üç yılda geldiği noktayı da ortaya koydu. CPT’nin 2021 ziyaretinde, 2019 sonunda yaklaşık 290 bin olan cezaevi nüfusunun 192 bine gerilediği kaydedildi. Buna rağmen ziyaret edilen cezaevlerinin çoğunda aşırı kalabalıklaşmanın devam ettiği belirtildi.
2024 raporunda ise bu düşüşün tamamen tersine döndüğü kaydedildi. Resmî verilere göre Haziran 2024 itibarıyla cezaevlerindeki kişi sayısı yaklaşık 338 bine yükseldi. Böylece yalnızca üç yılda cezaevi nüfusundaki artış yaklaşık 146 bin oldu.
Her 100 bin kişiden yaklaşık 395’inin cezaevinde bulunduğunu kaydeden CPT, bu oranın Avrupa Konseyi üyesi diğer bütün devletlerden önemli ölçüde yüksek olduğunun altını çizdi. Komite, cezaevine gönderilen kişi sayısı ve cezaevinde geçirilen süre azaltılmadığı sürece yeni cezaevleri inşa edilmesinin de sorunu çözemeyeceği uyarısında bulundu.
2021 raporunda kötü muamele ve elektrik şoku
CPT’nin 2021 raporunda kolluk kuvvetlerinin gözetiminde yaşanan kötü muameleye geniş yer verildi. Heyetin görüştüğü, aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda kişi, polis ve jandarma tarafından gözaltına alınırken kötü muamele ve işkenceye maruz bırakıldıklarını aktardı.
CPT’ye aktarılan anlatımlarda, bilgi vermeye ya da belirli suçları itiraf etmeye zorlama amacıyla kişilerin başlarına ve vücutlarına yumruk ve tekmelerle vurulduğu, cop ve sert cisimlerin kullanıldığı belirtildi. Özellikle çocukların da aralarında bulunduğu birden fazla kişi, taşınabilir cihazlarla elektrik şokuna maruz bırakıldıklarını anlattı.
CPT, kötü muameleye karşı ortak bir tutum alınması gerektiğini belirterek, İçişleri Bakanlığının bu tür uygulamaların hukuka ve meslek etiğine aykırı olduğuna ve yaptırıma tabi tutulacağına ilişkin açık bir mesaj vermesi gerektiğini kaydetti.
Cezaevlerinde ‘falaka’ anlatımları
2021 raporunda Amed 1 No’lu Yüksek Güvenlikli, Amed 3 No’lu T Tipi ve Kayseri 1 No’lu T Tipi cezaevlerinde tutsaklardan, personelin tokat, yumruk ve tekmelerle kötü muamelede bulunduğuna ilişkin çok sayıda beyan alındığı kaydedildi.
Amed 3 No’lu T Tipi ve Kayseri 1 No’lu T Tipi cezaevlerinde ise tutsaklar, ayak tabanlarına plastik boruyla vurularak “falaka”ya maruz bırakıldıklarını anlattı. CPT, yaralanmaların ve güç kullanımının daha titiz biçimde kayda geçirilmesini, kötü muamele şikâyetlerinin etkili biçimde incelenmesini ve cezaevlerindeki kamera sistemlerinin tam olarak çalışmasının sağlanmasını istedi.
Aradan geçen üç yılın ardından 2024 raporuna da benzer anlatımlar yansıdı. Iğdır S Tipi, Van F Tipi ve Van Yüksek Güvenlikli cezaevlerinde personelin yakın zamanda fiziksel kötü muamele uyguladığına ilişkin bir anlatım kaydedilmezken, Antalya S Tipi Cezaevinde özellikle ani müdahale ekibinin müdahaleleri sırasında tokat, yumruk, tekme ve copla vurma biçiminde çok sayıda “kötü muamele” anlatımı kayda geçti.
İki kişi, ayak tabanlarına copla vurularak “falaka”ya maruz bırakıldıklarını aktardı. CPT, bunlardan birinin vücudunda anlatımıyla uyumlu yakın tarihli yaralanmalar bulunduğunu kaydetti.
Kadın tutsaklar kötü muameleyi anlattı
CPT’nin 2021’de ziyaret ettiği Bakırköy ve Kayseri kadın cezaevlerinde görüştüğü kadınların büyük çoğunluğu personelin kendilerine doğru davrandığını belirtirken, her iki cezaevinden de kötü muamele anlatımları rapora yansıdı.
Kadınlar, cezaevi personelinin kendilerini saçlarından tutarak ittiğini ve çektiğini, tokatladığını ve tekmelediğini anlattı.
Bakırköy’de çocuklara yönelik uygulamalara ilişkin bulgulara da yer verildi. CPT, “sorunlu davranışlar” sergilediği iddia edilen kız çocuklarına fiziksel kötü muamele uygulandığına ilişkin anlatımlar aldığını kaydetti. Raporda, cezaevi müdürü ve iki yardımcısının “itaat etmediği” gerekçesiyle kız çocuklarına yönelik fiziksel kötü muamele ve sözlü tacize bizzat dâhil olduklarına ilişkin anlatımlar “özellikle endişe verici” olarak değerlendirildi.
Komite ayrıca çıplak arama uygulamasının ve kadın tutsakların toplumsal cinsiyete özgü ihtiyaçlarının dikkate alındığı kabul işlemlerinin geliştirilmesi yönünde tavsiyelerde bulundu.
2024’te kadınlar için tablo değişmedi
2024 ziyaretinde ise CPT, Antalya L Tipi Cezaevindeki kadınların tutulduğu bölümlerde aşırı kalabalıklaşmanın da etkisiyle bakım ve hijyen koşullarının yetersiz olduğunu tespit etti.
Raporda özellikle çocuklarıyla cezaevinde kalan kadınların koşullarına dikkat çekildi. CPT, anneler ile çocuklarının uygun yaşam koşullarında tutulmadığını belirterek Antalya L Tipi Cezaevinde çocukların üstün yararına uygun, çocuk dostu özel bir anne-bebek birimi kurulmasını istedi.
CPT ayrıca annelerin çocuklarıyla birlikte hiçbir zaman ceza amacıyla tecrit hücresine konulmaması gerektiğini vurguladı. Hamile kadınlar, emziren anneler, bebekler ve çocukların özel beslenme ihtiyaçlarının karşılanmasını istedi.
Kadınların cezaevindeki faaliyetlere erişiminde de eşitsizliğe dikkat çeken Komite, kadın tutsakların anlamlı faaliyetlere erkeklerle eşit koşullarda erişmesi ve aileleriyle daha fazla temas kurabilmeleri için ek önlemler alınması gerektiğini belirtti.
Ağırlaştırılmış müebbet verilenler 21 saat hücrede
CPT’nin hem 2021 hem de 2024 raporlarında öne çıkan bir diğer konu ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infaz koşulları oldu.
2021’de Amed 1 No’lu Yüksek Güvenlikli, Kayseri 1 No’lu T Tipi ve Kayseri Kadın Cezaevinde ağırlaştırılmış müebbet verilenlerin tek kişilik hücrelerde tutulmasına ilişkin kaygılarını dile getiren CPT, infaz rejiminin “temelde hatalı” olduğunu belirterek tamamen gözden geçirilmesini istedi.
2024 raporu ise aradan geçen üç yılda tecrit uygulamasının devam ettiğini ortaya koydu. Rapora göre ağırlaştırılmış müebbet verilenlerin önemli bir bölümü aylarca, hatta yıllarca fiilen tek kişilik hücre tecridinde tutuldu. Bu tutsakların çoğu günde 21 saat veya daha uzun süre hücrelerinde kapalı tutulurken, düzenli tek hücre dışı faaliyetleri tek başlarına yapabildikleri en fazla üç saatlik havalandırma oldu.
CPT, uzun süreli tek kişilik tecridin ruhsal, fiziksel ve sosyal sağlık üzerinde “aşırı zararlı” etkileri olabileceğini ve belirli koşullarda insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele anlamına gelebileceğini kaydetti. Ağırlaştırılmış müebbet infaz rejiminin “temelde hatalı” olduğu değerlendirmesini yineleyen Komite, rejimin bütünüyle gözden geçirilmesini istedi.
LGBT+ tutsaklar aylarca fiilî tecritte
2024 raporunda LGBT+ tutsakların koşullarına da ayrı bir bölüm ayrıldı. CPT, Antalya L Tipi Cezaevinde kendisini eşcinsel olarak tanımlayan kişilerin, eşcinsel olduklarını belirten bir belge alıncaya kadar birkaç ay boyunca fiilen tecrit altında tutulduğu uygulamaya son verilmesini istedi.
Tek kişilik hücrelerde tutulan trans ve eşcinsel tutsakların fiilî tecrit koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini belirten CPT, cezaevlerinde trans tutsaklara yönelik açık bir çerçeve ve protokol oluşturulması çağrısında bulundu.
Sağlık hizmetlerinde sorunlar üç yıl sonra da raporda
2021 raporunda ziyaret edilen bütün cezaevlerinde doktor ve nitelikli hemşire sayısının belirgin biçimde yetersiz olduğu kaydedildi. Psikiyatrik tedaviye erişimin de yetersiz olduğuna dikkat çekilen raporda, ruh sağlığı sorunları bulunan tutsakların uzun süre anlamlı insan teması olmadan tecritte tutulmasının “insanlık dışı ve aşağılayıcı” bir duruma dönüşebileceği belirtildi.
2024 raporunda da sağlık hizmetlerine ilişkin sorunların devam ettiği görüldü. CPT, sağlık personeli sayısının artırılması, psikiyatrik ve psikolojik bakımın iyileştirilmesi, tıbbi gizliliğin sağlanması ve cezaevine yeni getirilen kişilerin sağlık taramalarının iyileştirilmesi çağrısını yineledi.
CPT: Yeni cezaevi yapmak çözüm olmayacak
CPT’nin üç yıl arayla hazırladığı iki rapor, kötü muamele, tecrit, sağlık hizmetlerine erişim ve aşırı kalabalıklaşmaya ilişkin sorunların 2021’den 2024’e taşındığını ortaya koydu.
Komite, Türkiye’de cezaevi nüfusunun 2021’deki yaklaşık 192 bin seviyesinden Haziran 2024’te yaklaşık 338 bine yükselmesi üzerine cezaevi nüfusundaki artışın durdurulmasına “en yüksek önceliğin” verilmesini istedi.
CPT, cezaevine gönderilen kişi sayısı sınırlandırılmadığı ve cezaevinde geçirilen süre azaltılmadığı takdirde, giderek daha fazla cezaevi inşa edilmesi dâhil sorunu çözmeye yönelik girişimlerin başarısız olacağı uyarısında bulundu.
CPT’nin 2021 ve 2024 raporları ile Türkiye makamlarının yanıtları, Türkiye hükümetinin talebi üzerine kamuoyuna açıldı.







