‘Edebiyatçılar barışın inşasında rol almalı’
- 09:06 19 Ağustos 2026
- Kültür Sanat
Rozerin Gültekin
AMED - Kürt Edebiyatçılar Derneği yöneticisi Mina Acer, edebiyatçıların toplumsal sorunlar karşısındaki sorumluluğuna dikkat çekerek, “Edebiyatçılar toplumun sorunlarına gözünü kapatamaz, toplumundan uzak duramaz. Kürt edebiyatçılar 4 parçada birliğini oluşturarak bu süreçte sorumluluk alarak, barışın inşasında yer almalı” dedi.
“Güvenlikçi” politikalar ve tekçi anlayış nedeniyle Kürt dili ve edebiyatı yıllardır çeşitli baskı ve engellemelerle karşı karşıya kalırken, kadın edebiyatçılar aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yarattığı sorunlarla mücadele ediyor. Tüm bunlara rağmen edebiyatçılar, asimilasyon politikalarına ve engellemelere karşı kendi dillerinde üretimlerini sürdürüyor.
Amed’de Kürt dili ve edebiyatının geliştirilmesi amacıyla 2020 yılında kurulan Kürt Edebiyatçılar Derneği de bu alanda çalışmalar yürütüyor. Dernek yöneticisi Mina Acer, Kürt edebiyatının mevcut durumunu, kadınların edebiyattaki yerini, anadilde üretimin önemini, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde edebiyatçıların üstlenmesi gereken rolü değerlendirdi.
‘Kadınlar tarihini kendi kalemiyle yazmalı’
15 yaşından bu yana edebiyata ilgi duyduğunu belirten Mina Acer, Kürt edebiyatıyla tanışmasının ardından Kürtçe yazmaya başladığını söyledi. Kadınların hem yazılı hem de sözlü Kürt edebiyatındaki yerine dikkat çeken Mina Acer, “Kürtçe konuşan bir ailede büyümeme rağmen Türkçe yazıyordum. Daha sonra Kürt yazarlar, Kürt edebiyatı ile tanışınca Kürtçe yazmaya başladım. Kürt edebiyat tarihine baktığımızda Mesture Hanım, Lisa Hanım, Reyhan Hanım ve nicesi ile karşılaşıyoruz. Bu kadınların hepsi bana öncü. Sadece edebiyatçı kadınlar değil, annelerin anlattığı hikayeler de bana öncü oldu. Sözlü edebiyatta yaratıcı olan kadınlar sözler, yazılar yazıyordu ama erkek egemen zihniyet bu sözleri, yazıları çalarak sanki kendilerininmiş gibi göstermişti. Kadınların hakları o zaman gasp ediliyordu. Kadınlar kendi tarihini kendi kalemiyle yazmalı. Kadının kalemiyle yazılmış bir yazıda başka bir kadın da kendini bulabilir ama bir erkek tarafından yazılmış tarihte kadınlar kendini orada bulamaz. Kadınlar kaleminin önündeki engelleri kabul etmemeli” dedi.
Edebiyat alanındaki eksiklikler
“Kürt edebiyatı bugün dünya tarafından tanınan bir noktada artık bunu kimse inkar edemez” diyen Mina Acer, edebiyat alanında yaşanan sorunların çözümü için toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması gerektiğini belirtti. Kadın edebiyatçıların sayısının azlığına ve gençlerin anadilleriyle kurdukları ilişkinin zayıflamasına dikkat çeken Mina Acer, dernek olarak yürüttükleri çalışmaları şöyle anlattı: “Edebiyatçı kadın sayısı az, bu da erkek egemen düzenden kaynaklı. Çünkü kadın çalışma yürütürken birçok zorluk ile karşı karşıya kalıyor. Diğer yandan gençler kendi dillerini ve edebiyatını bilmiyor. Bu iki sorunu çözmek hepimizin sorumluluğudur. Siyasetinden tutalım bütün alanlara kadar herkes kendi dili olan Kürtçe ile konuşursa gençler, onları kendilerine öncü görüp ana dillerini konuşmaya ve üretmeye başlayabilirler. Biz de Kürt Edebiyatçılar Derneği olarak çalışmalar yürütüyoruz. Her yerde Kürt edebiyatının bilinmesi için çabalıyoruz. Çeşitli paneller düzenledik, mahallelerde, köylerde halkla, çocuklarla bir araya gelerek sözlü edebiyata dair çalışmalar yapıyoruz” diye konuştu.
‘Barışın inşasında rol almalıyız’
Barış ve çatışma süreçlerinin edebiyat üzerindeki etkisine değinen Mina Acer, barış ortamının edebi üretimin gelişmesine olanak sağladığını belirtti. Barışın inşasında edebiyatçıların da sorumluluk üstlenmesi gerektiğini kaydeden Mina Acer, “Barışın olduğu yerde baskı da azalır ve edebiyat üretimi için koşullar artar. Kürt edebiyatçılar 4 parçada birliğini oluşturarak bu süreçte sorumluluk alarak rolünü oynamalı. Eğer dilin statüsü olmazsa dil asimilasyon ile karşı karşıya kalır. Eğer statü sağlanırsa çocuklar okulda kendi dillerinde eğitim görür bu da çocukların asimile edilmesini engeller. Kürt edebiyatının ilerlemesi de asimilasyon politikalarının önünde bir engel oluşturuyor. Kürtçe edebiyat yaptığından dolayı tarihten bu yana birçok kişi baskı ile karşılaşmış bugün hala tahammülsüzlük sürüyor. Çünkü edebiyatın toplumu dönüştürmedeki etkisini biliyorlar ondan dolayı bu şekilde yaklaşıyorlar. Edebiyatçılar toplumun sorunlarına gözünü kapatamaz” sözlerine yer verdi.







