Hasta tutsaklar için özgürlük çağrısı
- 15:01 21 Mart 2026
- Güncel
ANKARA / İSTANBUL - Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi ve İHD İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu yaptıkları eylemlerle hasta tutsak Mecit Baştaş ve Devrim Ayık'ın serbest bırakılmasını istedi.
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 602'nci haftasında Sakarya Caddesi’nde bir araya geldi. Bu hafta Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan 68 yaşındaki ağır hasta tutsak Mecit Baştaş’ın durumuna dair açıklama yapıldı. Açıklamayı yapan İHD Ankara Şube Yöneticisi Aslı Saraç, Mecit Baştaş'ın ileri yaşı ve hastalıkları nedeniyle düzenli takip ve kesintisiz tedaviye ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Mecit Baştaş’ın cezaevinden Patnos Devlet Hastanesi'ne sevklerin en erken 7 ayda yapıldığını söyleyen Aslı Saraç, "Patnos Devlet Hastanesinin mevcut kapasitesi, Mecit Baştaş’ın gereksinim duyduğu nitelikli ve sürekli tedaviyi karşılamaya elverişli değildir. Buna rağmen sevk zinciri yine Patnos’la sınırlı kalmakta; daha donanımlı bir merkeze sevkler ise idarenin keyfiyetine ve 'ne zaman uygun görülürse' anlayışına bırakılmaktadır. Bu durum basit bir gecikme değil; ağır hasta bir mahpusun sağlık hakkının sistematik biçimde ihlalidir" dedi.
Sağlık sorunları
Mesane kanseri nedeniyle son olarak 2 Şubat'ta ameliyat geçiren ve en geç üç ayda bir hastane kontrolüne götürülmesi gerektiği belirtilen Aslı Saraç, Mecit Baştaş'ın ameliyatının üzerinden bir buçuk ay geçmesine rağmen henüz ilaç düzeninin tamamlanmadığına dikkat çekti. Baştaş'ın kanser dışında çok sayıda ağır ve kronik hastalıkla da mücadele ettiğini vurgulayan Aslı Saraç, "Baştaş'ın prostat büyümesi nedeniyle ameliyat ihtiyacı bulunmakta; böbreklerinde kist ve fonksiyon kaybı şüphesi olmasına rağmen gerekli teşhis ve tedavi süreçleri yürütülmemektedir. Akciğer rahatsızlığı ve nefes darlığı yaşamakta, romatizması nedeniyle yürümekte zorlanmaktadır. İki gözünde katarakt olduğu ve ameliyat edilmesi gerektiği bildirilmekte; mide rahatsızlıkları nedeniyle endoskopi yapılmış, parça alınmış ve kolonoskopi planlanmasına rağmen süreç tamamlanmamıştır. Tiroit bezlerinde nodüller bulunduğu ve takip gerektiği ifade edilmekte; hipertansiyon için ilaç düzeninin kurulması gerektiği halde sevklerin gecikmesi nedeniyle tedavi aksatılmaktadır" şeklinde konuştu.
Aslı Saraç, Mecit Baştaş'ın sağlık kontrollerinin yapılabilmesi ve tedavilerinin sağlanabilmesi için derhal tahliye edilmesi veya hastane erişimi ve uzmanlık olanakları bulunan bir merkeze acilen sevk edilmesi gerektiğini söyledi.
Açıklama sloganlarla sonlandı.
İstanbul
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, "F Oturması" eylemlerinin 730’uncu'ıncı haftasında dernek binası önünde açıklama yaptı. Bu haftaki eylemde, Antalya S Tipi Cezaevi’nde tutulan ağır hasta ve engelli tutsak Devrim Ayık’ın sağlık durumuna dikkat çekildi. “Hasta Mahpus Devrim Ayık Serbest Bırakılsın”, “Tedavi Haktır Engellenemez” pankartlarının açıldığı eylemde, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Tedavi haktır engellenemez” sloganları atıldı. Basın açıklamasını İnsan Hakları Savunucusu Türker Demirci okudu.
Bu haftaki eylemde Antalya S Tipi Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutsak Devrim Ayık’ın sağlık durumuna dikkat çekmek amacıyla bir araya geldiklerini belirten Türker Demirci, “Devrim Ayık, yüzde 76 engelli ağır hasta tutsak. 2006 yılında geçirdiği kaza sonucu bir gözünü tamamen kaybeden ve diğer gözünde ise sadece yakın mesafeden gölge görecek kadar görme yetisi bulunuyor. İleri derecede Crohn hastası olup, iyileşmesi mümkün olmayan bu hastalığa bağlı bağırsak kanamaları, sürekli ishal, karın ağrıları ve kramplar, halsizlik, kilo kaybı, ileri derecede işitme kaybı, uykusuzluk, kulak ve gözlerde kronik enfeksiyon, mide rahatsızlıkları ve yaygın diş çürümeleri yaşamaktadır. Son olarak zona hastalığına da yakalanan Ayık’a ağrılarını dindirmek için yeşil reçeteli ağrı kesiciler verilmekte ve yaşamını arkadaşlarının yardımı ile sürdürebilmektedir” diye belirtti.
‘Tedavi ve bakımdan mahrum bırakıldı’
Cezaevinde tedavisi sağlanamadığı için iki kere ameliyat olduğunu belirten Türker Demirci, “2019 yılı Ekim ayında, tedavisi yapılabilsin diye, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmış, ancak henüz tedavisi devam ederken 4 Aralık 1999 günü tutuklanmıştır. Hastalığının ağırlaşması üzerine 17 Mart 2020 tarihinde yeniden tahliye edilmiş, ancak tedavisi tamamlanmadan Ocak 2021’de yine tutuklanarak hapishaneye konulmuştur. 2 Nisan 2021 tarihinde yapılan kolonoskopi sonucuna göre hastalığın daha da ağırlaştığı, acilen tedavi ve uygun beslenmenin sağlanması gerektiği söylenmiş olmasına rağmen, uzun sure tedavi ve bakımdan mahrum halde tutulmuştur. Hastalığına ilk teşhisi koyan Antalya Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde tedavisine devam edilebilmesi için Antalya’ya sevk isteyen Devrim Ayık, Antalya S Tipi Hapishanesine sevk edilmiş, ancak tedaviye erişimindeki sorunlar burada da devam etmiştir. Antalya Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne götürüldüğünde, doktorları hastalığının son evrede olduğunu, bilinen tedavi yöntemlerinin artık işe yaramadığını söylemiş, hastalığı yavaşlatabilmek için kanser ilaçları deneyeceklerini ancak bu ağır tedaviye dayanabilmesi için özenli bir bakım ve beslenme ile hijyenik bir ortamda yaşamını sürdürmesi gerektiğini belirtmiştir” ifadelerini kullandı.
‘8 aydır ameliyat günü bekliyor’
Türker Demirci, Devrim Ayık’ın annesinin komisyona yaptığı açıklamayı şu şekilde aktardı: “Devrim’e akıllı iğne tedavisi başlandı. Bu iğnelerin düzenli yapılması tedavi için çok önemli diyorlar, ancak hapishane koşullarında iğneleri aksatılıyor. Ayrıca beslenme tarzının da bu hastalığın tedavisinde önemli olduğu söylendi ama buna uygun yemekler verilmiyor. Bu nedenle Devrim yemekleri yiyemedi. Hem çok kilo verdi hem de ve bağışıklık sistemi çöktü, bu nedenle en son zona hastalığına yakalandı. Bu arada Devrim’in tüm dişlerinde çürüme oluştu. Crohn hastası olması nedeniyle diş tedavilerinin genel anestezi ile uyutularak yapılması gerekiyormuş. Şimdiye kadar genel anesteziyle 4 dişi çekildi, daha 5 dişinin çekileceği söyleniyor. İşitme ve kulaklarındaki enfeksiyon sorunu nedeniyle 8 ay önce götürüldüğü Kulak Burun Boğaz doktoru acilen ameliyat olması gerektiğini söylemişti. Devrim 8 aydır ameliyat günü almayı bekliyor. Bu ayın 12'inde aynı sorunla ilgili tekrar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne tekrar götürülmüş, ama kendi doktoru yerine başka bir doktor bakmış ve ameliyatı iptal etmiş. Devrim, o sırada orada olan kendi doktoruna muayene olmak konusunda ısrar edince askerler kelepçesinden tutup sürüklemiş ve merdiven altına indirip orada tekmelerle yumruklarla bayılana kadar ağır şekilde darp edilerek hastaneden çıkarılmış. Devrim yarı baygın ve yürüyemeyecek durumda hapishaneye getirilince infaz memuru bu şekilde Devrim’i hapishaneye kabul edemeyeceğini söyleyip başka bir asker ekibiyle acil hastaneye göndermiş. Doktor muayene etmiş, röntgen, tomografi ve tahliller istemiş. Asker itiraz ettiği halde, Devrim’in darp edildiğini kayda geçirmiş. Devrim 4- 5 saat müşahedede tutulmuş ve hapishaneye geri gönderilmiş. Ama hapishanede durumu ağırlaşmış ve 14 Mart Cumartesi günü fenalaşınca ambulans çağırılmış ve acile götürülmüş. Acilde ilaç ve serum verilmiş ve birkaç saat sonra tekrar hapishaneye götürülmüş. 4 gün sonra yaptığımız telefon görüşmesinde darbeye bağlı çok ağrısı olduğunu ve halen oturmakta güçlük çektiğini söyledi. Sağlık durumundan çok endişe ediyoruz, ailesi olarak, tedavi amacıyla serbest bırakılması için desteğinizi istiyoruz.”
Eylem açıklamanın ardından sloganlarla son buldu.









