Botan’da üç kadın meşe palamudundan kahve üretti
- 09:05 12 Mart 2026
- Emek/Ekonomi
Neslihan Kardaş
ŞIRNEX - Geçmişten bugüne Kürt halkı için yeniden doğuşun ve kolektif hafızanın bir simgesi olan meşe palamudu, kadınların emeği ile kahveye dönüştü.
Sonbaharla birlikte dağ yamaçlarında, orman kıyılarında toprağa düşen palamut, Kürtçe adıyla berû, sadece bir meyve değil; yoktan var etmenin, direncin ve kolektif hafızanın bir simgesi. Yüzyıllar boyunca kıtlık zamanlarında öğütülüp una katılan, hatta un bulunmayan dönemlerde unun kendisi olan, hayvanlara yem olan, çocukların cebindeki oyuncak olan berû, Kürt halkının doğayla kurduğu kadim ilişkinin tanıklarından birisi. Botan'da üç kadın; Kumru Yürek, Perihan Cihan ve Sevda Cihan, yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan meşe ağaçlarının meyvesini yeniden hayata kazandırıyor. Kürdistan Dağları’nın eteklerinde toplanan meşe palamutları, şimdi kadının emeği ve dokunuşuyla kahveye dönüşüyor. Meşe palamudu aynı zamanda geçmişten bugüne taşınan bir yaşam bilgisi ve dayanışma kültürü olarak varlığını sürdürüyor.
Kadınlar, doğadan topladıkları meşe palamutlarını kurutup kavuruyor, ardından öğüterek kafeinsiz bir kahve üretiyor. “Bizim dedelerimiz kıtlık zamanında meşe palamudunu öğütüp önce un, sonra ekmek yapıyordu” diyor üreticilerden biri. Üretilen kahvenin kafein içermemesi, doğal üretimi ve sağlığa olan faydaları bu ürüne olan ilgiyi artırıyor.
Üç kadın sadece kahve üretmekle kalmıyor, aynı zamanda sağlığa faydası olan birkaç çeşit turşu üretimi de yapıyor. Şirnex'ın merkezinde 5 yıl önce üç kadının açtığı işletme, birçok kadına direnişi yeniden hatırlatıyor. Bu üç kadının ürettiği ürünler, hem kadın emeğinin dönüştürücü gücünü hem de kültürel hafızanın yaşatılmasını temsil ediyor.
Ekşi maya kültürü sürdürülüyor
İlk olarak açtıkları iş yerinde ev yemekleri yapmaya başladıklarını söyleyen Sevda Cihan, Botan bölgesinde avtîtik olarak bilinen ve birçok sağlık sorununa da faydası olan bir içecek de üretmeye başladıklarını söyledi. Sevda Cihan, bu içeceğin yaşadıkları bölgede eskiden beri olan ve muhakkak her evde bulunan bir içecek olduğunu söyleyerek, “Mide sorunlarına, metabolizmayı hızlandırmaya iyi gelir. Yemekten sonra içilir. İsteyenler içinde bulunan turpları da yiyebilir. İlk yaptığımızda suyu azaldıkça biz artırıyoruz. Bir ayda tüketilecek duruma geliyor. Bu içecek ekşi maya ile yapılıyor. Ekşi mayayı üç gün suyunda bekletiyoruz. Kıvamı oturduktan sonra kurulum aşaması başlıyor. Bunun yanı sıra yöresel ev yemekleri ve turşu da yapıyoruz” dedi.
Meşe palamudundan kahve ürettiler
5 yıldır bu işletmeyi açık tuttuklarını ifade eden Sevda Cihan, “İlk olarak sadece bir ev yemekçisi olarak açtık. Beraber çalıştığımız bir arkadaşımızın geçen sene kardeşi hastalandı. Şeker hastalığı çıkınca meşe palamudunun şekere iyi geldiğini bildiğimiz için arkadaşımız ona palamuttan kahve yaptı. Berû birçok hastalığa iyi geliyor. Kardeşine iyi geldiğini gören arkadaşımız, bu fikrini bizimle de paylaştı. Bizler de bir yıldır meşe palamudu kahvesi üzerinde çalışıyoruz. Bu süre içerisinde çok zorluk çektik ama biliyoruz ki bu kahveyi içenler çok memnun kalacaktır. Kendi ürettiğimiz kahvenin patentini de aldık” diye konuştu.







