ÖHD, İHD ve Baro’dan ortak açıklama: Kürdistan bayrağı suç değildir
- 12:46 19 Mart 2026
- Hukuk
ŞIRNEX - Cizîr’de Kürdistan yazılı forma giydiği gerekçesi ile darp edilerek gözaltına alınan çocuk için yapılan açıklamada, “Kürdistan ibaresi ve Kürdistan bayrağı suç değildir. Bu gerçeklik hem hukuki hem de siyasal düzlemde açıktır” vurgusu yapıldı.
Şirnex'in Cizîr (Cizre) ilçesinde 17 Mart akşamı Kürdistan yazılı forma nedeniyle darp edilerek, gözaltına alınan 15 yaşındaki B. K. İçin Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Şirnex Barosu ortak açıklama yaptı. Cizre Adliyesi önünde yapılan açıklamaya çok sayıda hukukçu ve insan hakları savunucusunun yanı sıra siyasi parti temsilcisi ve sivil toplum örgütü temsilcileri de katıldı. Basın metnini İHD Eşbaşkanı Şivan Sakman okudu.
‘Çocuklara kelepçe takılması yasaktır’
Yaşanan olayın hukukçular olarak kendilerini derinden etkilediği vurgulanan açıklamada olayla ilgili olarak, çocuğun ailesi ile birlikte gerekli hukuki başvuruların yapıldığı belirtildi. Sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ifade edilen açıklamada, “Bir çocuğun ters kelepçeyle gözaltına alınması, üzerindeki kıyafetlere el konulması kabul edilemezdir. Çocukların üstün yararı ilkesi, ulusal ve uluslararası hukukta açıkça güvence altına alınmıştır. Özellikle vurgulamak isteriz ki; çocukların korunması ve lekelenmeme hakları bakımından, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 18. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 50. maddesi uyarınca çocuklara kelepçe takılması yasaktır. Kolluk görevlilerinin açık kanun hükümlerini uyarılara rağmen ihlal etmeleri hukuka aykırıdır ve suç teşkil eder” vurgusu yapıldı.
‘Kürdistan ibaresi ve Kürdistan bayrağı suç değildir’
Çocuğun üzerinde bulunan ifadeler ve sembollerin üzerinden yürütülen bu yaklaşımın; özgürlüğü, kültürel kimlik ve halkların değerlerine yönelik tahammülsüzlüğün bir yansıması olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Kürdistan ibaresi ve Kürdistan bayrağı suç değildir.Bu gerçeklik hem hukuki hem de siyasal düzlemde açıktır. Bu tür ibare ve semboller tek başına suç teşkil etmemekte olup, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken unsurlardır. Nitekim Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin bayrağı, uluslararası alanda tanınan bir bölgesel idarenin sembolü olup ülkemizde dahil çeşitli resmi temas ve görüşmelerde de yer alabilmektedir” ifadelerine yer verildi.
‘Sürecin takipçisi olacağız’
Barış ve Demokratik Toplum sürecine vurgu yapılan açıklamada, “İçinden geçtiğimiz barış sürecinin ruhuna aykırı bu tür uygulamalar, toplumsal barışa, anayasa tarafından güvence altına alınan temel haklara zarar vermekte ve birlikte yaşam iradesini zedelemektedir. Oysa ihtiyaç duyulan şey; haklara saygı, diyalog ve adalettir. Bu kapsamda; başta ilgili kolluk birimleri olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşlarını, çocuk haklarına ve hukukun üstünlüğüne uygun davranmaya, gerekli idari ve adli incelemeleri ivedilikle başlatmaya ve benzer ihlallerin tekrarını önleyecek etkili tedbirleri almaya davet ediyoruz. Sürecin takipçisi olacağımızı, çocuğun ve ailesinin yanında olduğumuzu ve benzer ihlallerin bir daha yaşanmaması için mücadele edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz” vurgusu yapıldı.
‘Kürt çocuklarına yönelik tahammülsüzlüğü kabul etmiyoruz’
Basın metninin okunmasının ardından konuşan Halkların eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şirnex Milletvekili Newroz Uysal Aslan, “Burada yaşanan olay benzeri olayların tek örneği değildir. Burada bir çocuk, işkence edilerek, ters kelepçe ile gözaltına alındı. Bizler de olayı duyduktan sonra emniyete gittik ve iki saattir bir çocuğun ayakkabısız tutulduğunu öğrendik. Bunlar yetmezmiş gibi 3 polis çocuğun onları darp ettiğine dair darp raporu almışlar. Çocuğun vücudundaki hiçbir darp izinin ise raporlaştırılmadığını gördük. Bu da polislerin Kürt halkına yönelik yaklaşımı çok net ortaya koymaktadır. Bu yaşanan ilk değil, bir süre önce Şirnex’in ilçelerinde gözaltına alınan çocuklara yapılan muameleyi de gördük. Bu yaklaşım bir çocuğa değil, tüm Kürtlere yönelik bir yaklaşımdır. Bizler bu yaklaşımları kabul etmiyoruz. Bu adli bir yaklaşım değil tahammülsüzlüğün bir göstergesidir. Bizler bu yaşananların takipçisi olacağız. Sonuç alana kadar da davadan vazgeçmeyeceğiz. Kürt çocuklarına yönelik tahammülsüzlüğü kabul etmiyoruz” dedi.
Açıklama alkışlarla son buldu.









