TJA: 8 Mart’ta Önderliğin çağrısını sahipleneceğiz
- 09:04 7 Mart 2026
- Güncel
WAN - 8 Mart çalışmalarını sürdüren TJA aktivistleri, kadınların barış ve özgürlük talebiyle alanlarda buluşacaklarını söyleyerek, "Barış kadınların eliyle inşa edilecek. Hepimiz Önderliğin yanında yer alacağız. 8 Mart’ta da Önderliğin barış sürecine sahip çıkacağız. Önderliğe inancımız sonsuzdur" dedi.
Tevgera Jinên Azad (TJA), “Direnişle Özgürleşiyor Demokratik Toplumu Örüyoruz” şiarıyla startını verdiği 8 Mart Dünya Kadınlar Günü eylem ve etkinlikleri kapsamında, Wan’daki çalışmalarını sürdürüyor. Yapılan kadın buluşmaları ve atölyelerde, kadınların talepleri dinlenerek, kadın özgürlüğü, eşitlik ve barış mücadelesi gibi konular tartışılıyor.
8 Mart kapsamında kadın buluşmalarını sürdüren TJA aktivistleri Nazime Arvas ve Sevgi Eraslan, çalışmalarını değerlendirdi.
‘Kadınlar yüzyıllardır birey olarak tanınmıyor’
Kürt kadın mücadelesinin yıllardır sürdüğünü söyleyen Nazime Arvas, kadınların varlığını kabul ettirmek için mücadele verdiklerini aktardı. Nazime Arvas, “Kadınlar yüzyıllardır birey olarak tanınmıyor ve böyle yaşamlarını idame ettiriyorlar. Kendilerini daha iyi tanımlamaları adına, 8 Mart kapsamında TJA olarak çalışmalar yürütüyoruz. İlçelerde, mahallelerde, köyde ve merkezde kadın çalışmalarımız devam ediyor. Gittiğimiz yerlerde çok sayıda kadınla toplantılar aldık. Kadınlarla yaptığımız çalışmalarda, özgürlüğü benimsediklerini görüyoruz. Kadınlara ne istediklerini soruyoruz. Tüm kesimden kadın arkadaşlarımıza ulaşmaya çalışıyoruz” dedi.
‘İlham kaynağımız Önder Abdullah Öcalan’
Yürüttükleri çalışmalarda ele alınan konulara değinen Nazime Arvas, kadınların özgürlük mücadelesine vurgu yaptığını aktardı. Nazime Arvas, “Toplantılarımızda daha çok kadın mücadelesini, emeğini, rengini, sevgisini, kadın özgürlüğünü ve bu eksende Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı konuşuyoruz. Önder Abdullah Öcalan bizim ilham kaynağımız. Kürt kadının, her alanda mücadele etmesi gerektiğini ve toplumsal barışı, kadın öncülüğünde gerçekleştirebileceğimizi söylüyoruz.
Kürt kadın, her alanda büyük bedeller vermiş ve mücadeleye katılmak istediklerini söylüyorlar” diye belirtti.
‘Kadınlar birlik olmalıyız’
“Barış ve Demokratik Toplum Süreci”nde kadınların omuzlarına büyük sorumluluk düştüğünü belirten Nazime Arvas, “Hangi kadına dokunursan, Kürdistan toprakları için mücadele etmiştir. Bundan ötürü adaletli bir barış istiyoruz. Bu da ancak kadının iradesi ve varlığıyla sağlanabilir. Kadın özgürleşmeden, toplum da özgürleşemez. Toplum özgürleşirse toplumda özgürleşir. Yurt özgür kılınırsa, hiçbir hegemonya gücü kabul etmez. Bundan ötürü kadın mücadelesi burada devreye giriyor. Biz, kadınlar birlik olmalıyız” dedi.
‘8 Mart’ta Önderliğin barış sürecine sahip çıkacağız’
Nazime Arvas, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı “Barış ve Demokratik Toplum” sürecine değinerek, 8 Mart kadınlar gününde birlik çağrısıyla, barış sürecini destekleyeceklerini belirtti. Barışın, kadın eliyle inşa edilebileceğini söyleyen Nazime Arvas, kadınlara 8 Mart’ta barışa öncülük etme çağrısında bulundu. Nazime Arvas, “Bütün kadınlar özgür bir şekilde 8 Mart’ta bir araya gelmelidir. Her Kürdistan mücadelesinde bir kadın devrimi vardır. Önder Abdullah Öcalan’ın da dediği gibi, barış kadın eliyle inşa edilecek. 8 Mart’ta bir araya gelerek barışı gerçekleştirelim. Barış biz kadınların eliyle inşa edilecek. Önderliğin kadın perspektifi ve mücadelesine sahip çıkalım. Barış sağlanmadığı sürece hiçbirimiz durmayacağız. Bizim aldığımız nefes, özgürlük nefesidir. Hepimiz Önderliğin yanında yer alacağız. 8 Mart’ta da birlik çağrısıyla Önderliğin barış sürecini ortaya koyacağız. Önderliğe inancımız sonsuzdur” diye aktardı.
8 Mart’ın kadınların özgürlük, eşitlik ve hakları için mücadele ettiği bir gün olduğunu ifade eden TJA aktivisti Sevgi Eraslan ise, “Uygarlıklardan sonra kadın kırımı başladı. Kadınlara yapılan haksızlıklar, eşitsizlikler, özgürlüklerin kısıtlanması uygarlığın başlamasıyla oluyor. 8 Mart bizler için bir kutlama değil, hatırlamadır. Kutlama olabilmesi için öncelikle kadınlara yapılan eşitsizliğin, hukuksuzluğun, siyasi ve ekonomik olarak yapılan bu davranışların ortadan kalkması gerekiyor. Bunun için de biz mücadele veriyoruz. Bir kadın yatağında, evinde, otobüse binerken bile maalesef korkabiliyor. Biz korku şiddetini aşamadığımız sürece özgür olamayız. Özgür olmamız için de birbirimizden destek almamız ve örgütlenerek güçlenmemiz gerekiyor” dedi.
‘8 Mart kadınlarda bir direniş ruhu uyandırdı’
“8 Mart kadınlarda bir direniş ruhu uyandırdı” diyen Sevgi Eraslan, 8 Mart’ın başkaldırı günü olduğunun altını çizerek, kadınların her geçen gün örgütlenip mücadele ettiğini belirtti. Sevgi Eraslan, “8 Mart kimsenin zalimliğine, zulmüne, eril zihniyete, kapitalist sisteme, liberal insanlara boyun eğmeyen mücadele ruhunu uyandırıyor. Sürekli kadının bedenine, yürüyüşüne, konuşmasına müdahale eden bir zihniyet var. Kadınları birleştiren nokta burası. Kadınlar yapılan baskı ve şiddete karşı birleşiyor. Taciz, tecavüz, istismar, yok sayılma, edilgen duruma getirme bunlar kadınları aynı noktada buluşturan ve direniş ruhunu ortaya çıkaran güçtür. Sistem üreteni sevmez. Kadın onlar için bir rakip olduğundan Kürt Kadın Hareketi, Rojava'da direnişte olan kadınlar her zaman hedef alınıyor. Kadınlar buna karşı kendini örgütlüyor” diye konuştu.
‘Kadınları barış ruhuyla alanlarda görmek istiyoruz’
Sevgi Eraslan, son olarak kadınlara şu çağrıda bulundu: “Barış ve Demokratik Toplum’ sürecinde 8 Mart’a gidiliyor. Kadınlar birbiriyle kenetlenerek sokaklarda, her yerde mücadele ruhuyla alanlara çıkıyor. Şiddete maruz kalan veya kalmayan, kendine güç katmak isteyen bütün kadınları, eril zihniyete karşı mücadele ruhumuzu diri tutmak için alanlarda görmek istiyoruz. Kadınları hakları, özgürlükleri için ‘Barış ve Demokratik Toplum’ sürecinin verdiği barış ruhuyla, alanlarda görmek istiyoruz. Direnişimizdeki gücü görmek için alanlarda olalım. Mücadelemizi güçlendirelim.”








