Komisyon nihai raporu kabul edildi

  • 13:52 18 Şubat 2026
  • Siyaset
ANKARA - Kürt sorununun çözümü kapsamında kurulan Meclis Komisyonu’nda 7 ana başlıktan oluşan nihai rapor kabul edildi.
 
Kürt sorununun çözümü kapsamında kurulan Meclis Komisyonu’nda 7 ana başlıktan oluşan nihai raporun “Sürece İlişkin Yasal Düzenleme Önerileri (6)” ve “Demokratikleşme ile ilgili Değerlendirmeler (7)” bölümünün sunumlarının ardından partilere söz verildi.
 
DEM Parti komisyon üyelerinin “Ortak Rapora ilişkin Farklı Görüşlerimiz” adı altında rapora itirazlarını sunması ve “şerh” olarak koyacak iken, komisyonda her siyasi partinin itirazlarının kayda geçirilip rapor eki olarak yer alması formülüne karar verildi. DEM Parti, itirazlarının rapor eklerinde yer alması şartıyla rapora "evet" oyu kullanma kararı aldı.  Rapor için 47 evet, 2 ret ve 1 çekimser oy kullanıldı. EMEP ve TİP ret oyu verirken, CHP'li Türkan Elçi ise çekimser oy kullandı.  Komisyonda rapor kabul edildi.
 
‘Kamu vicdanını sızlatmadan bazı düzenlemeler yapılacaktır’
 
İlk olarak MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız söz alarak, herkesi kucaklayan ve toplumsal barış ile hukukun üstünlüğünü gözeterek raporun hazırlandığını ifade etti. Komisyonun ilk tavsiyesinin infaz düzenlemesi olduğunu söyleyen Feti Yıldız, “Terörsüz Türkiye vizyonu işte tam burada salt bir güvenlik politikası olarak görmekten ziyade devletin beka meselesidir. Demokratikleşme süreci ve ekonomik kalkınmayı da kapsayan stratejik bir hedeftir. Kamu vicdanını sızlatmadan bazı düzenlemeler yapılacaktır. Öncelikle ezelden beri söylediğimiz, bizim infaz sistemimiz gerçekten yamalı bohçaya dönmüştür. Bu infaz sistemimizin düzeltilmesi lazım. Burada eşitliğin sağlanması gerekir. Komisyonumuzun da ilk tavsiyeleri arasında infaz düzenlemesi gelmektedir” dedi.
 
‘AYM ve AİHM kararlarına uymak zorundayız’
 
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına ilişkin ortak bir tutum olduğunu söyleyen Feti Yıldız, “Bu konuda Anayasamızın emri açıktır. Anayasanın 90’ıncı maddesi ortadadır; elbette Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararlarına da Anayasa Mahkemesi'nin kararlarına da bir hukuk devleti olarak uymak zorundayız. Cezaevlerinde hasta ve yaşlı mahkumlar var. Bunlara zaman zaman el atılsa da yine yüzlerce kişi ya hastaneye gidememekte ya da cezaevinde kendi bakımını, hayatını idame ettirecek durumda değildir. Komisyonumuz raporunda bu konuya da değinmiştir. Meclis'imizin ilk yapacağı işler arasındadır” diye belirtti.
 
'Terörsüz Türkiye süreci' denilmesini doğru bulmuyoruz’
 
DEM Partili Milletvekili Cengiz Çiçek ise söz alarak tarihsel bir sorumluluk ile hareket edilmesi gerektiğini ifade etti. Cengiz Çiçek, "Tüm çabalarımıza rağmen ortak rapor taslağında yer alan kimi kavramlar hakkında farklı düşüncelerimizi belirtmek isteriz. Komisyon ortak rapor taslağında 'terörsüz Türkiye süreci', 'terör belası' gibi kavramlar kullanılmasını doğru bulmuyoruz. Bu türden yaklaşımlar ortak rapor, uzlaşı yaklaşımına ters düşmektedir. DEM Parti olarak, Öcalan'ın yaptığı çağrıya ismini veren Barış ve Demokratik Toplum Süreci olarak adlandırmaktayız. 'Terörsüz Türkiye' olarak ifade edilmesinin doğru olmadığını, komisyon ismindeki gibi 'milli dayanışma', 'kardeşlik' ve 'demokrasi' gibi nitelendirilmesi gerektiğini belirtmekteyiz" sözlerini kullandı.
 
‘Kürt Halk Önderi’ne teşekkür’
 
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyğit ise şöyle konuştu: "Bu komisyon kurulurken aslında çok özel birkaç amaçla kurulmuştu. İmralı Hapishanesi'nde Sayın Öcalan'ı ziyaret etmiş olmasının da tarihi bir önemde olduğunu ifade etmemiz gerekiyor. Bu anlamıyla bütün bu çalışmaların her birisi, içinde bulunduğumuz süreçte pozitif adımlar, pozitif gelişmeler ve sürece katkı koyan çalışmalar olarak da ele alınmalıdır. Bugüne kadar komisyon çalışmalarında her bir siyasi partinin genel anlamda yapıcı, olumlu ve sürece katkı koyan yaklaşımlarını gerçek anlamda takdir ettiğimizi ve bu konuda da her bir siyasi partiye de ayrı ayrı teşekkür ettiğimizi de ifade etmek isterim. 
 
Partimizin görüşleri ayrıca ifade edilecek. Ama bu sürece başından beri katkı veren, irade ortaya koyan Sayın Cumhurbaşkanı'na da yine MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'ye, Barış ve Demokratik Toplum çağrısı yaparak süreçte çok önemli ve çok kritik bir eşiğin aşılmasını sağlayan Sayın Öcalan'a, siyasi partilerin bütün liderlerine ve bu komisyonda bulunan her bir milletvekili arkadaşımıza ve bu süreçte çok ciddi emek veren komisyonun kuruluşlarına, çalışmalarına da ciddi bir çabayı ortaya koyan zat-ı hâliyle de partim adına teşekkür ettiğimi ifade etmek istiyorum."