Gülistan Kılıç Koçyiğit: Komisyon raporunda sadece ortaklaşmak yetmez
- 13:03 16 Şubat 2026
- Siyaset
ANKARA - DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, komisyon raporuna işaret ederek tartışmalı maddelerin olduğunu ve görüşüleceğini söyledi. “Komisyon raporunda sadece ortaklaşmak yetmez. Kürt sorunu anayasal yurttaşlık sorunudur. Çözümü de ancak bütün başlıklarda önemli adımlar atılarak giderilebilir” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis’te güncel gelişmelere dair basın toplantısı düzenledi. Komisyon raporunda kabul etmedikleri hususlar olduğunu ve tartışılması gereken maddeler bulunduğunu ifade eden Gülistan Kılıç Koçyiğit, bugünkü yazım ekibi toplantısında bunların tartışılacağını söyledi. Son olarak ise taslağa ilişkin son bir komisyon toplantısının bu hafta Çarşamba gerçekleşeceğini ifade etti.
‘Komplo hükümsüz kılındı’
15 Şubat Uluslararası Komplo’ya değinerek konuşmasına başlayan Gülistan Kılıç Koçyiğit, komplonun Kürt halkının demokratik çözüm iradesini kırmayı amaçladığını söyledi. 27 Şubat Çağrısı ile bu komplonun hükümsüz kılındığını söyleyen Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Sayın Öcalan yıllardır ısrarla savunduğu halkların eşitliği, özgürlüğü ve eşit yurttaşlıkla beraber barış ve demokratik bir toplum perspektifi aslında tam da bu müdahaleyi ve en nihayetinde beklenen çatışmayı, murat edilen çatışmayı da ortadan kaldırdı. Bu riski bertaraf etti. O anlamıyla çatışmayı değil, müzakereyi; inkarı değil, tanınmayı; ayrışmayı değil, ortak yaşamı esas alan çizgisiyle de Sayın Öcalan bu büyük planı başa düşürdü diye ifade etmemiz gerekiyor. Özellikle 27 Şubat'ta yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı öncesinde ortaya koyduğu yoğun çaba ve geliştirdiği çözüm perspektifi, sonrasında açığa çıkan özellikle de güçlü toplumsal sahiplenme ile birlikte 15 Şubat komplosunun siyasal hedeflerinin aslında hükümsüz kılındığını söylemeliyiz. Tarih bize barışa sahip çıkma, tarih bize Kürt sorunu demokratik çözümü için ortaya irade koyma, tarih bize demokratik bir geleceği, demokratik bir cumhuriyeti inşa etme sorumluluğunu yüklüyor. Bu anlamıyla Sayın Öcalan'ın aldığı sorumluluğun gören bir yerden bu sorumluluğa hepimizin ortak olması ve hepimizin elimizi taşın altına koyması gereken bir dönemde olduğumuzu ifade etmek istiyorum” sözlerini kullandı.
‘Oraya çıkan irade rapora dökülmeli’
Bu kapsamda kurulan Meclis komisyonunun birçok çalışma gerçekleştirdiğine değinen Gülistan Kılıç Koçyiğit, “Uzun ve kıymetli mesai boyunca barış zemininin Meclis olarak tarif edilmesi, barış tartışmalarının Meclis zemininde yapılmış olmasının çok önemli olduğunu ifade ederiz. Toplumun çeşitli kesimlerinin katılımıyla aslında bu süreç toplumsallaşmış ve yol haritasının çıkarılması bakımından da ciddi önemli ipuçları açığa çıktığını ifade edebiliriz. Şimdi bu süreçte kardeşliğe ortak bir değer, barışı ise ortak bir gelecek tahayyülü olarak ele aldığımızı ifade etmemiz gerekiyor. Tüm katılımcıların farklı perspektiflerden de olsa aslında Kürt sorununun demokratik çözümü konusunda söz söylemiş olmaları, sorunun çözümüne katkıda bulunmuş olmaları da bize barış zemininin mümkün olduğunu ve bunun ipuçlarını, yol haritasını da göstermiştir. Bugün bu ipuçlarını buluşturarak, bu yol haritasını görünür kılarak aslında ortaya çıkan iradeyi bir bütünlüğe kavuşturmak ve bu bütünlük içerisinde de yeniden kağıda dökerek, aslında rapora dökerek yeni bir aşamayı da taçlandırmak gerek. Tam da bu noktada toplum nezdinde, yeniden; özellikle de Kürt halkı nezdinde yeniden başa dönecek hiçbir tartışmaya, konuşmaya mahal vermemek gerektiğini söylememiz gerekiyor. Sanki bu komisyon kurulmamış gibi, sanki 20 toplantı yapılmamış gibi, sanki bu çatının altında Kürt sorununun demokratik çözümünün kök nedenlerine ve çözüm önerilerine dair hiçbir öneri yapılmamış gibi bir yaklaşımdan uzak durulması ve raporun böyle bir anlayıştan uzaklaşarak yazılması gerektiğinin altını çizmek isterim” diye belirtti
‘Komisyon raporunda sadece ortaklaşmak yetmez’
Devamında ise Gülistan Kılıç Koçyiğit şöyle konuştu: “Sadece sonuçlarda ortaklaşmak yetmez. Aynı zamanda hep beraber bir kez daha dönüp nedenlere bakmamız, nedenleri iyi tespit edip nedenler üzerinden de çözüm önerileri geliştirmemiz gereken bir dönemde olduğumuzu ifade edelim. O anlamıyla bir kez daha söylemekte fayda olduğunu düşünüyoruz. Kürt sorunu anayasal yurttaşlık sorunudur. Hukuk, adalet ve insan hakları sorunudur. Çözümü de ancak bütün bu başlıklarda önemli adımlar atılarak giderilebilir. Kürt sorununu güvenlik sorunu olarak ele alan yaklaşımların çözümsüzlüğü derinleştirdiğini ifade etmemiz gerekiyor.
Ayrıntılar geliyor…







