TJA: Kadınlar ve çocuklar hâlâ güvende değil

  • 11:03 6 Şubat 2026
  • Güncel
AMED - TJA, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında yaptığı açıklamada, yaşanan yıkımın kader değil ihmal ve rant politikalarının sonucu olduğunu vurgulayarak, kadınlar ve çocukların hâlâ güvende olmadığını belirtti; kayıp çocuklar ve cezasızlık düzenine dikkat çekti.
 
Tevgera Jinên Azad (TJA), 6 Şubat depreminin yıldönümü dolayısıyla yazılı açıklama yayınladı. 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen acının hâlâ taze olduğu belirtilen açıklamada, yaşanan yıkımın yalnızca bir doğa olayı olmadığı ifade edildi. TJA, depremin; yaşamı değersizleştiren, rantı ve sermayeyi önceleyen politikaların sonucu olduğunu vurguladı. En ağır bedeli ise kadınların, çocukların, yaşlıların ve yoksulların ödediği kaydedildi.
 
Açıklamada, deprem sonrası yaşananlara ilişkin temel verilerin kamuoyuyla paylaşılmadığına dikkat çekilerek, “Kaç kişinin yaşamını yitirdiği, kaç çocuğun kayıp olduğu, kaç insanın kalıcı sakatlık yaşadığı hâlâ açıklanmadı. Toplanan yardımların akıbeti belirsizliğini koruyor” denildi. Yeniden inşa süreçlerinin ise halkın, özellikle kadınların ve çocukların ihtiyaçları gözetilmeden yürütüldüğü belirtildi.
 
‘Kadınlar ve çocuklar daha güvencesiz hâle getirildi’
 
TJA, depremden en fazla etkilenen kesimlerin başında kadınlar ve çocukların geldiğini vurguladı. Barınma hakkının ihlal edildiği, güvenli ve sağlıklı yaşam alanlarının sağlanmadığı ifade edilen açıklamada; kadınların yoksulluğa, güvencesizliğe ve erkek şiddetine daha açık hâle getirildiği, çocukların ise korunmadığı, kaybolduğu ve istismara açık bırakıldığı belirtildi.
Açıklamada, dünya kamuoyunun Jeffrey Epstein dosyalarıyla çocuk istismarının örgütlü ve cezasızlıkla beslenen bir suç düzeni olduğunu bir kez daha gördüğü hatırlatıldı. Deprem sonrası ortaya çıkan kayıp çocuklar gerçeğinin de bu cezasızlık düzeninden bağımsız olmadığı vurgulandı. “Çocukların nerede olduğu sorusu yanıtsız bırakıldıkça suç ihtimali büyümekte, sessizlik suça ortaklığa dönüşmektedir” denildi.
 
‘Bu bir ihmal değil, bilinçli bir tercihtir’
 
Deprem bölgesinde çocuklar için şeffaf ve etkili koruma mekanizmalarının kurulmadığına dikkat çekilen açıklamada, sosyal hizmetlerin yetersiz bırakıldığı ve denetimlerin işletilmediği ifade edildi. TJA, bu tablonun bir ihmal değil, bilinçli bir politik tercih olduğunu savundu. Aynı zamanda doğanın da yeniden sermayenin talan alanı hâline getirildiği, ekolojik yıkımın derinleştirildiği belirtildi. Açıklamada şu soruların hâlâ yanıtsız olduğu vurgulandı: “Depremden etkilenen kadınlar ve çocuklar güvende mi? İnsanlar neden hâlâ sağlıksız ve geçici barınma koşullarında yaşamaya zorlanıyor? Kayıp çocukların akıbeti neden açıklanmıyor?”
 
‘Yaşam kadın özgürlüğü ve ekolojik dengeyle yeniden kurulabilir’
 
TJA, üç yıldır kamu kurumlarının sorumluluklarını yerine getirmediğini, sorumluların yargılanmadığını ve ihmallerin normalleştirildiğini belirtti. Açıklamada, yaşamın ancak kadın özgürlüğü, ekolojik denge ve demokratik toplum temelinde yeniden kurulabileceği ifade edildi. TJA, depremden önce de kadınların yanında olduklarını, deprem sonrası da dayanışmayı büyüttüklerini belirterek; hak ihlallerinin, kayıpların, çocukların akıbetinin, kadınlara yönelik şiddetin ve doğa talanının takipçisi olmaya devam edeceklerini duyurdu.
 
Açıklama, “6 Şubat’ta yaşamını yitirenleri saygıyla anıyor; anılarını yaşamı savunarak ve mücadeleyi büyüterek yaşatacağımızın sözünü veriyoruz. Unutmuyoruz, unutturmuyoruz. Adalet, güvenli yaşam ve eşitlik mücadelesinden vazgeçmiyoruz” denildi.