İKP: Bu kanlı düzeni kabul etmiyoruz

  • 19:17 28 Ocak 2026
  • Güncel
 
İZMİR – İKP’nin kadın katliamlarının artmasına karşı gerçekleştirdiği açıklamada, “Kadınları aile içine hapsedenlere, önce aile deyip kadınları mezara gönderenlere, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkanlara sesleniyoruz: Bu kanlı düzeni kabul etmiyoruz. Öldürülen her kadının hesabını soracağız” denildi.
 
İzmir Kadın Platformu, (İKP) artan kadın katliamlarına karşı yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi. Alsancak ÖSYM önünde bir araya gelen kadınlar, Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne doğru yürüdü. Yürüyüşte, “İzmir’de 3 günde, 3 kadın cinayeti. Koruma, aklama, yargıla” yazılı pankart taşınırken sık sık “Jin, jiyan, azadî”, “Katil devlet hesap verecek”, “Erkek devlet yıkacağız elbet” ve “Bijî berxwedana jinan” sloganları atıldı. Çok sayıda kadın katıldığı açıklamada basın metnini platform adına Rabia Taşdemir okudu.
 
‘Kadınlar sistematik olarak katlediliyor’
 
Ülkede kadınların sistematik olarak katledildiğini ifade eden Rabia Taşdemir, bu katliamların münferit olmadığını, erkek devlet şiddetinin, cezasızlığın ve kadın düşmanı politikaların sonucu olduğunu belirtti. Rabia Taşdemir, “Sadece son bir haftada; Sibel Külah boşanmak istediği erkek tarafından bağlandı, bedenine kezzap döküldü. Gözde Akbaba, hakkında uzaklaştırma kararı olan erkek tarafından sokak ortasında katledildi. Mihriban Yılmaz kaybedildi, boğuldu, toprağa gömüldü. Durdona Khakımova bıçaklandı, parçalandı, çöpe atıldı. Dilan Geyik öldürüldü ve ardından intihar süsü verildi. Bu yaşananların adı vahşettir. Bu vahşetin adı erkek şiddetidir ve bu vahşetin sorumlusu; kadınları korumayan, şiddeti önlemeyen, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkan, 6284 sayılı yasayı uygulamayan saray. Erkekler bu şiddeti cezasızlıktan aldığı cesaretle işliyor. Çünkü arkalarında cezasızlık var. ‘İyi hal” var, ‘tahrik’ var, kravat var, takım elbise var. Devlet erkek şiddetini durdurmadığı her gün, yeni faillere açıkça cesaret vermektedir” dedi.
 
‘Rahatsız olmaya devam edeceksiniz’
 
Savaşın, erkek egemen düzenin kadınlara yönelik şiddeti meşrulaştırdığı zeminlerden biri olduğunu söyleyen Rabia Taşdemir, “Kadınlar bu zeminlerde birer insan olarak değil, ganimet olarak görülür. Ait oldukları halkı aşağılamak, sindirmek ve cezalandırmak için cinsel saldırıya uğrar; bedenleri parçalanır, teşhir edilir. Bir kadının saçının zorla kesilip kayda alınarak paylaşılması anlık bir öfke ya da bireysel bir sapkınlık değildir. Bu, kadına yönelik şiddetin tarih boyunca etnik kimlik üzerinden de kurulan, sistematik ve örgütlü halidir. Kadınların saçlarının zorla kesilmesi, ganimet olarak alınması kadın kimliğini, onurunu ve bedensel bütünlüğünü hedef alan bilinçli bir şiddet yöntemidir. Verilmek istenen mesaj açıktır: ‘Seni aşağılıyorum. Seni insanlıktan çıkarıyorum.’ Bu zihniyeti tanıyoruz. Düşmanımızı tanıyoruz ve onunla mücadele etmekten korkmadığımızı buradan bir kez daha haykırıyoruz. Bir kadının saçını kesip pişkin pişkin sallayanlardan değil, saçını ören kadınlardan rahatsız olanların niyetini biliyoruz. Neden rahatsız olduklarını da biliyoruz. Şunu herkes bilsin; rahatsız olmaya devam edeceksiniz”
 
‘Yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz’
 
Rabia Taşdemir, son olarak şu ifadelere yer verdi: “6284’ü uygulamayanlara, koruma kararlarını hiçe sayanlara, kadınların yardım çığlıklarını duymayanlara sesleniyoruz: Bu saray rejimi kadın düşmanı politikalarıyla erkeklere cesaret vermektedir. Kadınları aile içine hapsedenlere, önce aile deyip kadınları mezara gönderenlere, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkanlara sesleniyoruz: Bu kanlı düzeni kabul etmiyoruz. Öldürülen her kadının hesabını soracağız. Biz İzmir Kadın Platformu olarak buradayız. Öfkeliyiz, isyandayız ve haklıyız. Biliyoruz ki kurtuluş tek başına değil; kurtuluş yan yana gelmekte, kurtuluş örgütlü kadın mücadelesinde Yaşam hakkımızdan vazgeçmiyoruz. Hesap soruyoruz ve bu mücadeleden bir adım bile geri atmıyoruz”
 
Açıklama sloganlarla sona erdi.