'Şêxmeqsûd ve Eşrefîye’deki saldırılara sessiz kalmıyoruz'
- 20:06 16 Ocak 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - Halep’teki saldırılara yönelik gerçekleştirilen eylemde, "HTŞ-SMO zihniyeti karşısında sürdürülen direniş, özgür ve demokratik yaşamda ısrarın ifadesidir. Rojava’da halkların eşitliği temelinde kurulan yaşamın hedef alınması, Kürt halkında barışa dair derin bir güven kırılması yaratmaktadır" denildi.
HTŞ çetelerinin Halep'in mahallelerine yönelik saldırılarına karşı yurttaşlar alanlara çıkmaya devam ediyor. İzmir Demokratik Kurumlar Platformu (DEKUP), HTŞ’nin Şêxmeqsûd ve Eşrefîye mahallelerine yönelik saldırılarına karşı Halkların Eşitlik ve Demokratik Partisi (DEM Parti) Çimentepe İlçe Temsilciliği önünde bir araya geldi. Kitle buradan başlayarak kısa bir yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, "Rojava’daki katliama sessiz kalmıyoruz. Çözüm demokratik toplum manifestosundadır” pankartı açılırken, sık sık, “Bijî berxwedana Rojava”, “Jin, jiyan, azadî” sloganları atıldı. Açıklamaya çok sayıda yurttaş katıldı. Basın metnini DEM Parti Konak İlçe Eşbaşkanı Bahattin Özel okudu.
'‘Jin, jiyan, azadî’ felsefesine yönelmiş ideolojik bir saldırı'
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bu saldırı münferit değildir. Kadın özgürlüğünü toplumsal özgürlüğün kurucu unsuru olarak gören ‘Jin, jiyan, azadî’ felsefesine yönelmiş ideolojik bir saldırıdır. Kadın bedeninin teşhir edilmesi, kadınların özne olduğu özgürlükçü toplumsal iradeyi hedef almaktadır. Arîn Mîrkan’dan Barîn Kobanê’ye uzanan mücadele hattı bu yaşamın zorla tasfiye edilemeyeceğini göstermiştir. HTŞ-SMO zihniyeti karşısında sürdürülen direniş, özgür ve demokratik yaşamda ısrarın ifadesidir. Rojava’da halkların eşitliği temelinde kurulan yaşamın hedef alınması, Kürt halkında barışa dair derin bir güven kırılması yaratmaktadır. Uluslararası kurumların sessizliği tarafsızlık değildir; suçların sürmesine zemin hazırlayan bir tutumdur”
Açıklama sloganlarla sona erdi.
Bedlîs
Bedlîs Demokratik Kurumlar Platformu, Halep ve Kuzey ve Doğu Suriye'ye dönük saldırıları protesto etmek amacıyla yürüyüş ve sonrasında basın açıklaması gerçekleştirdi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Bedlîs İl Binası önünden başlayan yürüyüşe kentte bulunan siyasi parti ve demokratik kurum temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Polisin engellemelerine rağmen kitle "Bijî berxwedana Rojava" sloganları ve alkışlarla açıklamanın yapılacağı Bedlîs Ulu Cami önüne kadar yürüdü.
Açıklamada konuşan DEM Parti Bedlîs İl Eşbaşkanı Sidar Karaçelik, Halep'te yaşanan katliamları ve teşhir olan işkence görüntülerini hatırlattı. Halep'e dönük saldırıların QSD ve Suriye Geçici Hükümeti arasında görüşmeler sürerken olmasının çok manidar bir zamanlama olduğunu ifade eden Sidar Karaçelik, "Saldırılar, Süveyda'da Dürzilere, Alevilere yerleşimlerine yönelik gerçekleştirilen saldırılarn devamı niteliğindedir" dedi.
‘QSD, Ortadoğu’da barışın, demokrasinin ve özgürlüklerin tek teminatıdır’
QSD'nin DAİŞ'e karşı verdiği tarihi direnişi hatırlatan Sidar Karaçelik, "Kürt halkı ve QSD, Ortadoğu’da barışın, demokrasinin ve özgürlüklerin tek teminatıdır. Bütün dünyanın bildiği ve kabul ettiği bu hakikat, geleceğini HTŞ çetelerinde gören, çıkarların HTŞ üzerinden korumaya çalışan yerel ve bölgesel güçler tarafından boğulmaya çalışmaktadır. Türkiye'nin HTŞ ve lideri ile kurduğu ilişkinin, bugün yaşanan saldırılarda etkili olduğu aşikardır. Bu ilişki ve diyaloğun Suriye'ye ve Suriye haklarına hiçbir gelecek sağlamadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Halkların güvenini kazanmış QSD'ye karşı tüm diyalog ve diplomasi girişimlerinin engellenmesi, bir tehdit olarak lanse edilmesi savaş ve tekçilikte ısrardan başka bir şey değildir" diye belirtti.
Uluslararası kurum ve kamuoyunu çağrı
"Rojava'nın kazanımlarını, Suriye halklarının haklarını korumakta kararlıyız" diyen Sidar Karaçelik, "Özerk Yönetim'in ve halkların ortak yaşam iradesinin yanındayız. Kürt halkı, bu tür saldırılara karşı örgütlü, ulusal ve demokratik birlik ruhuyla, meşru direniş hakkını temel alarak karşı duracaktır" dedi. Sidar Karaçelik, uluslararası kamuoyunu ve kurumları Kürt halkını yalnız bırakamamaya çağırdı.







