Anneler nakışlarının hikâyelerini anlattı

  • 21:02 10 Nisan 2026
  • Kültür Sanat
WAN -  Rêya Armûşê Belediyesi öncülüğünde Sanat Galerisi'nde "Her Nakış Bir Hikayedir" adlı çîrok gecesi düzenledi.
 
Wan’ın Rêya Armûşê  (İpekyolu ) Belediyesi öncülüğünde Sanat Galerisi'nde "Her Nakış Bir Hikayedir" adlı çîrok gecesi programı düzenledi. Kürt kültürüne uygun bir divan şeklinde gerçekleştirilen program patik, yün çorap, süzgeç, heybe, el değirmeni ve beşik gibi eşyalarla süslendi.
 
Barış Anneleri Wan Meclisi Üyeleri sırayla, kadınların emeği ve nakışlarıyla inşa edilen köy hayatlarını anlattı. Kilimler, halılar, yün çoraplar ve kuşaklar üzerindeki motiflerden bahseden anneler, daha sonra hep birlikte şarkılar seslendirdi. Programa kente bulunan siyasi ve sivil toplum örgütlerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.
 
‘Yeni nesiller annelerin mirasına sahip çıksın’
 
Programda konuşan Rêya Armûşê  Belediyesi Meclisi Üyesi Faysal Yacan, Kürt kültürünü yok etme çabalarının sonuçsuz kaldığını hatırlatarak şunları söyledi: "Annelerimiz büyük bir emekle Kürt kültürünü bugüne taşıdı. Onlar her nakışa acılarını ve yaşamlarını dokudu. Bu yüzden her nakış, annelerin bir hikayesidir. Umuyoruz ki yeni nesiller bu mirasa sahip çıkar. Kürtçenin sesinin ve renginin ölmesine izin vermeyen annelerimize minnettarız."
 
'Artık kürtçe konuşulmuyor' 
 
Barış Anneleri Wan Meclisi üyesi Hanife Koçak, günümüzdeki duruma tepki göstererek "Artık annelerimiz bile Kürt kıyafetlerini giymiyor, geleneksel saç örgülerini yapmıyor ve Kürtçe konuşmuyor. Bu bir eksikliktir, anneler bunu yapmamalı" dedi.
 
'Tüm ihtiyaçlarımızı el emeğiyle karşılıyorduk' 
 
Barış Anneleri Wan Meclisi Üyesi Kewê Işık, eskiden her şeyin el emeği olduğunu belirterek el emeği’nin yerine makine gücünün geldiğini vurguladı. Kewê İşık “Kadınlar büyük emek verirdi. İşlerini daha iyi ve hızlı bitirmek için erkeklerle yarışırlardı, bazen yoğun işten dolayı günde sadece bir saat uyurduk. Her nakışın bir adı vardı ve bu nakışlar üzerine şarkılar söylenirdi. Gulsarya, Tiyarî, Hemze Begî gibi nakışlar yapardık. Atını seven her erkek, atını annelerin yaptığı süslerle süslerdi. Anneler bu nakışları doğadan topladıkları bitki ve meyvelerden elde ettikleri kök boyalarla renklendirirdi" ifadelerini kullandı.
 
Besna Akdoğan ise köyde yaşamı anlatarak şöyle konuştu: "Köylerde teşimizi eğirir, sağım işine gider, çocuklarımıza bakar ve evi çekip çevirirdik. Tüm bunların yanında bir de erkeklerin kadınlar üzerindeki baskısı vardı."
 
'Şehre geldik, kültürümüzü geride bıraktık'
 
Hediye Koçak ise "Biz bu el sanatlarını köylerde öğrendik. Şehre taşındıktan sonra bu kültürümüzü bıraktık. Eğer bırakmasaydık ve devam ettirseydik, bugün kızlarımız da bu sanatları biliyor olurdu" dedi.
 
Program, annelere hediyelerin verilmesi, alkışlar ve zılgıtlar eşliğinde sona erdi.