YJA Star: İran demokratikleşmedikçe serhildanlar da sönmeyecektir
- 13:46 7 Eylül 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ- "Jin, jiyan, azadî" eylemlerinin yıl dönümünü vesilesiyle açıklama yapan YJA Star Merkez Karargah Komutanlığı, tüm kesimden kadınları "Jin, jiyan, azadî" şiarıyla tek seste buluşmaya çağırdı. Açıklamada, “İran molla rejimi demokratikleşmedikçe, toplumsal barışı ve eşitliği yaratmadığı sürece halkların direnişi ve serhildanları da sönmeyecektir” denildi.
YJA Star Merkez Karargah Komutanlığı, “Jin, jiyan, azadî" eylemlerinin yıl dönümü vesilesiyle yazılı açıklama yaptı.
‘Kadının diriliş umudunu taşımaktadır’
Açıklamada, “Rêber Apo’nun 1998 yılında geliştirmiş olduğu Kadın Kurtuluş İdeolojisi ile ‘Jin, jiyan, azadî’ felsefesi tarihsel olarak bir kadın ulusunun yaşam hakikatini taşımaktadır. Tarihte yaşamı ören, toplumu şekillendiren kadının özgürlüğünü yaratmayı esas alan bu felsefe; kastik katilin, mahşerden çıkıp gelen egemen zihniyetin tüm yönelimlerine rağmen, direnen ve özgürleşme inancını taşıyan kadının diriliş umudunu taşımaktadır” denildi.
Açıklamanın devamı şu şekilde:
“ ‘Jin, jiyan, azadî’ felsefesi salt bölgesel bir felsefe olmamakla birlikte kadın ulusunun yaşam felsefesidir. İnsanlığın beşiğinden dünyaya yayılan yeniden dirilişin felsefesidir. Dört parçaya bölünmüş bir ülkenin kadınlarının bir şiar altında yeniden buluşup evrenselleşmeye başlamasının felsefesidir.
Faşist molla rejimine karşı kadınların öz savunması
İran molla rejiminin kadını İslami ahlak adına namus metasına dönüştürmesine karşı direnen kadın hakikati; başta İran’da olmak üzere ‘Jin, jiyan, azadî’ serhildanları olarak kadın özgürlük tarihine damgasını vurmuştur. Bu serhildanlar; Jîna Emînî ve Şîlêr Resûlî şahsında gelişen kadın direnişine yönelik İran molla rejiminin direnişi bitirme yönelimlerine karşı bir toplumun, evrensel direniş damarının yeniden can bulmasının serhildanlarıdır. Bu serhildanlar faşist molla rejimine karşı kadınların ve tüm halkların öz savunmasıdır, ayaklanmasıdır, demokratik cumhuriyet zeminine döndürme hareketidir. İran rejiminin kadını yok sayan, halkları ezen gerçekliği karşısında savunmaya geçen halkların yürüyüşüdür. Nasıl ki tarihin ilk dönemlerinde kadının yaratımı olan toplumsallık Kurdistan’dan dünyaya yayıldıysa, yine ‘Jin, jiyan, azadî’ serhildanlarıyla kadının özgürlük için direniş hareketi de Kürdistan’dan yayılmıştır.
İnsanlığı yeniden uyandırmanın sesi oldular
‘Jin, jiyan, azadî’ serhildanları yeniden kadın etrafında hakikate doğru yürümenin serhildanları oldular. İnsanlığı yeniden uyandırmanın sesi oldular. Bir tutam saçı namus belleyen ahlak bekçilerine karşı toplumsal ahlakın ayaklanışı oldular. Jîna Emînî ve Şîler Resûlî şahsında kastik katilin yönelimi ve toplumun hakikatini savunan insanlığın kadın hakikati etrafında buluşup serhildana durması, namus kavramının da özgürlükle yeniden tanımlanmasının duruşudur. Kadını namus kavramına hapseden zihniyete karşı ‘Jin, jiyan, azadî’ felsefesiyle tek seste serhildana duran insanlığın ayaklanmasının ifadesidir. İran ve Rojhilatê Kurdistan’da Şîrîn Elemhûlî ile başlayan kadının direniş ve serhildan geleneği Jîna Emînî etrafında kenetlenen serhildanlarla yükselişe geçmiştir. Bu direniş serhildanları İran molla rejimi karşısında en büyük duruş ve en büyük tehdittir.
Her kesimden insanın birleştiği bir serhildan hakikatidir
‘Jin, jiyan, azadî’ serhildanları sadece Rojhilatê Kurdistan’da değil, dört parça Kürdistan ve tüm dünyaya yayılan bir kadın felsefesinin evrenselleşen hakikatidir. Yine 2026 Ocak ayında HTŞ güçlerinin Rojava’da Halep’e yönelik saldırıları sırasında kadına yönelik barbarca yönelimine karşı kadınların, insanlığın yine kadın etrafında bir tutam saçta birleşmesinin, bütünleşmesinin serhildanları başlamıştır. Jîna Emînî etrafında gelişen ‘Jin, jiyan, azadî’ serhildanları bu sefer ‘Kezî’ serhildanlarıyla örülmüş ve Rojava'dan tüm dünyaya yayılmıştır. Kadının hakikatiyle örülen ‘Jin, jiyan, azadî’ serhildanları bir dönemin salt tepkisi olmamakla birlikte; ataerkil sisteme, kastik katile yönelik kadının kezîleriyle, özgürce kendi bedenlerini ve hakikatlerini yaşama istemlerinin bir ifadesi olmuştur. ’Jin, jiyan, azadî’ serhildanlarında İran molla rejimine karşı sembolik olarak tüm dünyada saç kesme eylemleri gelişirken, kadın eksenli direniş kültürüyle birlikte Rojava’da gelişen ve evrenselleşen Kezî serhildanlarıyla da tüm demokratik kesimler saçlarını örerek desteklerini göstermişlerdir. Kadının saçları demokrasinin örüldüğü, yaşam hakikatinin ifadesi olmuştur. Tüm kesimden halkların buluştuğu; Beluci, Azeri, Kürt ve Fars her kesimden insanın birleştiği bir serhildan hakikatidir.
İran demokratikleşmedikçe serhildanlar da sönmeyecektir
İran molla rejimi demokratikleşmedikçe, toplumsal barışı ve eşitliği yaratmadığı sürece halkların direnişi ve serhildanları da sönmeyecektir. İran içinde, son savaş sürecindeki katliamlardan tutalım hiç durmayan idamlara kadar, halkların demokratik taleplerine yönelik bu saldırgan tutum değişmedikçe kadınların etrafında gelişen bu serhildanlar da büyüyerek devam edecektir. Kadınların ve demokratik toplum için direnen tüm kesimlerin bu haklı direnişine karşı faşist molla rejimi ve çeteci güçlerin yönelimi sonucunda geçtiğimiz dönemlerde de binlerce insanımız hayatını kaybetmiştir. İran rejimi insanlık dışı idam uygulamalarına halen devam etmekte, halklar ve kadınlar üzerinde büyük bir despotizmi dayatmaktadır.
Üzerimize düşen tüm görevleri yerine getireceğiz
Bu serhildan mücadelesinde yaşamını yitiren tüm devrim şehitlerini anıyoruz ve mücadelelerinin her daim yaşayacağını belirtiyoruz. Şunu unutmamak gerekir ki; bu felsefeyi yaşamsallaştırmak, süreklileştirmek ve savunmak için her şeyden önce kadınların öz savunmalarını geliştirmesi gerekmektedir. Öz savunması olmayan kadın, her zaman egemen zihniyetin hedefi olacaktır. Kadınların tarihte özgürlüklerini kaybettiği nokta öz savunmadan yoksun bırakılmalarıdır. Bu nedenle kadınların ‘Jin, jiyan, azadî’ felsefesiyle serhildanlar hakikatini yaşamsal kılmasının tek yolu öz savunmayı güçlendirmekten geçmektedir. İran İslam Cumhuriyeti'nin gerçekten demokratikleşmesi kadının özgürleşmesinden geçer. Bu temelde tüm kadınları, İran zindanlarında tutuklu bulunan ve idam kararı olan kadınların öz savunma gücü olarak serhildanları yükseltmeye ve tüm kesimden kadınları ‘Jin, jiyan, azadî’ şiarıyla tek seste buluşmaya çağırıyoruz. Bu temelde YJA Star olarak da bu yıl dönümü vesilesiyle kadınların öz savunmalarını sağlayarak ve demokratik toplum ekseninde mücadele ederek ‘Jin, jiyan, azadî’ felsefesinin yaşamsal kılınmasında ve savunulmasında üzerimize düşen tüm görevleri yerine getireceğimizi belirtiyoruz.”







